2007: Birmanya Budist rahipler safran Devrimi de dahil olmak üzere Burma hükümet karşıtı protestolar.2007年ミャンマー反政府デモ ビルマ連邦国民連合政府 ビルマVJ 消された革命 公式サイト
Kent 1569 yılında Burma tarafından ele geçirildi.1564年起被缅甸控制。
1988'de Su Çi, hasta olan annesinin yanında bulunman amacıyla Burma'ya geri döndü.1988年,為照顾生病的母親,43歲的翁山蘇姬返回缅甸。
Burma pitonu Burma resifi후포퇴 대화퇴 그랜드뱅크스 도거뱅크
Burma, Hindistan ve Yugoslavya ise çağrılı olmalarına rağmen katılmazlar.인도, 버마 및 유고슬라비아도 초대되었지만, 참가하지 않았다.
Bu olay, Bangladeş ve Burma arasında büyük bir krize sebep olmuştur.이러한 일련의 사건으로 인도와 파키스탄 간에 전쟁이 벌어졌다.
Hindistan, Pakistan ve Seylan İngiliz Milletler Topluluğunun üyeleri oldu; ama Burma katılmamayı tercih etti.הודו, פקיסטן וציילון הפכו לחברות בחבר העמים הבריטי, אך בורמה החליטה שלא להצטרף לארגון.
Burma yönetimi bu isteği reddetmiştir.ממשלת ירדן דחתה את הדרישה.
Burma, Hindistan ve Yugoslavya ise çağrılı olmalarına rağmen katılmazlar.בורמה, הודו ויוגוסלביה קיבלו גם הן הזמנה להשתתף אך נבצרו מהוועידה.
Burma, İsrail'i tanıyan ilk Asya ülkesi olup diplomatik ilişkileri devam etmektedir.טורקיה הייתה המדינה הרביעית שהכירה במדינה זו, והראשונה מבין המדינות המקיימות יחסים דיפלומטיים עם ישראל.
1962'de Burma'da asker darbe meydana gelmiştir.בשנת 1962 היה נספח צבאי בלונדון.
1988'de Su Çi, hasta olan annesinin yanında bulunman amacıyla Burma'ya geri döndü.През 1988 г. се завръща в Мианмар, за да се грижи за болната си майка.
1961 - Burmalı diplomat U Thant, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri seçildi.1961 г. – Бирманецът У Тан е избран за изпълняващ длъжността генерален секретар на ООН.
1962'de Burma'da asker darbe meydana gelmiştir.През 1932 г. в Сиам е извършен държавен преврат.
Burma’da büyük bir zafer kazandı.България печели решителна победа.
Burmaca bir tonlu ve analitik bir dildir.Хиндустани е език със силно изразени аналитични черти.
Britanya Hindistanı Burma: kadınlara oy kullanma hakkı tanınmıştır.Bit će da nije slučajno da je Međunarodni dan materinskoga jezika prihvaćen na prijedlog Bangladeša.
1942 - II. Dünya Savaşı: Japon askeri birlikleri Burma'yı işgal etti.1942. - Drugi svjetski rat: Invazija japanskih snaga na Burmu.
Burma boksunun müsabıkları eldivensiz, ellerde bandaj ile döğüşürler.Osnovna boksačka oprema su boksačke rukavice i bandaže za ruke.
Ülke 1989 yılına kadar Birmanya veya Burma ismini kullanmaktaydı.Od neovisnosti do 1989. službeno ime zemlje bilo je Unija Burma.
1988'de Su Çi, hasta olan annesinin yanında bulunman amacıyla Burma'ya geri döndü.Do Mjanmarska sa vrátila v roku 1988, aby sa starala o svoju chorú matku.
Burma olan ülkenin ismini Myanmar olarak değiştirdi.Namiesto nej Mjanmarsku bola pridelená doména .mm.
Nüfusun büyük çoğunluğu Bamar adı verilen Burmalılardan oluşmaktadır.Najväčšiu časť populácie tvoria Bambari.
Burma günlükleri ayrıca diğer klasik isimlendirmelerinden de bahsetmektedir: Thiri Pyissaya ve Tampavaddy.V burmanski kroniki so tudi druga klasična imena thiri pjisaja (သီရိပစ္စယာ) in tampavadi.
Burma, Hindistan ve Yugoslavya ise çağrılı olmalarına rağmen katılmazlar.Indija ter Brazilija sta izrazili, da nimata interesa za pridružitev.
.bu, Burma için internet ülke kodu üst seviye alan adıydı (ccTLD)..si je koda vrhnje internetne domene (ccTLD) za Slovenijo.
Bando Burma'nın resmi Dövüş sistemi.ตะนาวศรี vardu) – Mianmaro administracinis vienetas.
Hindistan, Pakistan ve Seylan İngiliz Milletler Topluluğunun üyeleri oldu; ama Burma katılmamayı tercih etti.India, Pakistan ja Sri Lanka liitusid Briti Rahvaste Ühendusega, kuid Birma otsustas seda mitte teha.
1988'de Su Çi, hasta olan annesinin yanında bulunman amacıyla Burma'ya geri döndü.Märtsis 1988 läks ta tagasi Myanmari, et haige ema eest hoolitseda.
1948 - Burma, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.1948 – Birma iseseisvus Suurbritanniast.
Alice Hart "Picturesque Burma" (Pitoresk Burma) adındaki kitabını 1897'de yayınladı.Alice Hart a publié le livre ‘ Picturesque Burma’ également en 1897.
Alice Hart "Picturesque Burma" (Pitoresk Burma) adındaki kitabını 1897'de yayınladı.Alice Hart publicó el libro ‘Picturesque Burma’ (Burma Pintoresco) también en 1897.
Alice Hart "Picturesque Burma" (Pitoresk Burma) adındaki kitabını 1897'de yayınladı.Sempre del 1897 è il libro"Pittoresca Birmania" di Alice Hart.
Alice Hart "Picturesque Burma" (Pitoresk Burma) adındaki kitabını 1897'de yayınladı.Także w 1897 roku Alice Hart opublikowała książkę „Malownicza Birma” .
Belki de daha ciddi birşeydir -- söylediğim gibi, Burma'daki insan hakları.Có điều gì đó có thể cần chú ý hơn như tôi cho rằng, vấn đề nhân quyền ở Miến Điện
Belki de daha ciddi birşeydir -- söylediğim gibi, Burma'daki insan hakları.Pode ser qualquer coisa ainda mais grave, como eu disse, os direitos humanos na Birmânia.
Belki de daha ciddi birşeydir -- söylediğim gibi, Burma'daki insan hakları.Potrebbe essere qualcosa magari di più serio, per esempio prima ho nominato i diritti civili in Birmania.
Belki de daha ciddi birşeydir -- söylediğim gibi, Burma'daki insan hakları.Puede que sea algo quizá más serio como los derechos humanos en Birmania.
Belki de daha ciddi birşeydir -- söylediğim gibi, Burma'daki insan hakları.To może się odnosić do czegoś bardziej poważnego - jak powiedziałam - prawa człowieka w Birmie.
Belki de daha ciddi birşeydir -- söylediğim gibi, Burma'daki insan hakları.А возможно, это что-то более серьезное, как например, права человека в Бирме.
Belki de daha ciddi birşeydir -- söylediğim gibi, Burma'daki insan hakları.А можливо, є щось більш серйозне - наприклад, права людини в Бірмі.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.Chúng ta không dự định làm thế chúng ta không định hành động nham hiểm nhưng chúng ta đã gây chiến.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.우리는 이걸 하려고 나서지 않았습니다. 마케아벨리식으로 한것도 아닙니다. 그러나 우리는 하고 말았습니다.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.Nem határoztuk el, hogy megtesszük, és nem pödörtük a bajuszunkat machiavellista módon, de megtettük.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.Nie mieliśmy takiego zamiaru, nie podkręcaliśmy machiawellicznego wąsa, ale jednak.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.Non abbiamo tentato di farla e non abbiamo arricciato i baffi in un modo machiavellico, ma l'abbiamo fatto.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.No nos la propusimos y no nos torcimos nuestro bigote de una manera maquiavélica, pero la hemos hecho.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.Nous ne l'avons pas planifiée et nous n'avons pas tordu nos moustaches à la Machiavel, mais nous l'avons fait
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.Nu ne-am pregătit pentru a o face şi nu ne-am răsucit mustaţa în vreun mod machiavelic, dar am făcut-o.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.Δεν είχαμε τέτοιο σκοπό και δεν στρίβαμε το μουστάκι μας σαν το Μακιαβέλι, αλλά το κάναμε.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.Мы не собирались этого делать никто не подкручивал ус на манер Макиавелли, но мы это сделали.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.לא התכוונו לעשות זאת, ולא שיחקנו עם השפם באיזשהו דרך מקיאוולית. אבל עשינו את זה.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.لم نشرع في القيام بذالك نحن لم نلف شاربنا بالطريقة المكيافيلية، ولكننا قد فعلنا ذلك.
Bunu yapmak için yola çıkmadık ya da bıyığımızı da şöyle Makyavelce burmadık ama sonuçta yaptık.意図してそうしたわけでもないが そうなってしまった そして 4つの場所では戦争が勃発してしまった
Burma başarılı değil.Barma neuspěla.
Burma başarılı değil.Birma hatte keinen Erfolg.
Burma başarılı değil.Birma is het niet gelukt.
Burma başarılı değil.Birmania no tuvo éxito.
Burma başarılı değil.Birma tidak berhasil.
Burma başarılı değil.Birmie też się nie udało.