burada ile cümle
burada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Burada olmak güzel.Good to be here.
O gerçekten yakında burada olacak.He'll be here real soon.
"Ne zaman burada olursun?" "Seni bilgilendirecegim.""When will you be here?" "I'll let you know."
Burada uyuyabilir miyim?Can I sleep here?
Burada bir şey doğru değil.Something's not right here.
Burada bir terslik var.Something's not right here.
Burada olmamın nedeni budur.It's not why I'm here.
Senin evin buradan birkaç kilometre uzakta.Her house is a few kilometers away from here.
"Tom yakında burada olacak." "Ne kadar yakında?""Tom will be here soon." "How soon?"
Burada olmanı takdir ediyorum.I appreciate you being here.
Şimdi her şeyi anlıyorum ve Tom'un şimdi burada benimle olmadığına pişmanım.I understand everything now and I regret that Tom is not here with me now.
Sana bazı terbiyeler öğretmek için buradayım.I'm here to teach you some manners.
Sadece burada neyin olduğunu bilmek isterim.I'd just like to know what's going on here.
Sadece burada neyin döndüğünü bilmek isterim.I'd just like to know what's going on here.
Tom'la burada kalmak istiyorum.I'd like to stay here with Tom.
Tom dönünceye kadar burada kalmak istiyorum.I'd like to stay here until Tom gets back.
Artık burada hiç kimse yaşamıyor.No one lives here anymore.
Tom'un burada olacağını düşündüm.I thought Tom would be here.
Burada güvende olacağımızı düşündüm.I thought we'd be safe here.
Tom'un Mary'nin burada olmadığını fark etmediğini düşünmüştüm.I thought Tom wouldn't notice that Mary wasn't here.
Onun burada olmadığını onun fark etmeyeceğini düşündüm.I thought she wouldn't notice that he wasn't here.
Burada daha uzun kalmayı göze alamayız.We can't afford to stay here any longer.
Burada size izin veremem.I can't allow you in here.
Biz artık burada mutlu olamayız.We can't be happy here any longer.
Tekrar burada olduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm here again.
Burada olduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm here.
Gerçekten burada olduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm really here.
Tom'un gerçekten burada olduğuna inanamıyorum.I can't believe Tom is really here.
Tom'un burada olmamasına inanamıyorum.I can't believe Tom isn't here.
Hepimizin hâlâ burada olduğuna inanamıyorum.I can't believe we're all still here.
Burada olduğumuza inanamıyorum.I can't believe we're here.
Gerçekten burada olduğuna inanamıyorum.I can't believe you're really here.
Sen buradayken konsantre olamam.I can't concentrate while you're here.
Tom burada çalışmaya devam edemez.Tom can't continue working here.
Burada dövüşemeyiz.We can't fight here.
Onu bulamıyorum. Onun burada olduğundan emin misin?I can't find it. Are you sure it's here?
Biz burada oyalanamayız.We can't hang around here.
Beni burada ölüme terk edemezsin.You can't just leave me here to die.
Bizi burada yiyecek ve su olmadan yalnız bırakamazsın.You can't just leave us here with no food and water.
Sadece seni burada bırakamam.I can't just leave you here.
Sen sadece burada bütün gün oturamazsın.You can't just sit here all day.
Sadece burada oturamayız.We can't just sit here.
Biz sadece burada ayakta duramayız.We can't just stand here.
Ben sadece burada kalamam.I can't just stay here.
Beni burada tutamazsın?You can't keep me here.
Bizi burada tutamazsın.You can't keep us here.
Seni daha fazla burada tutamam.I can't keep you here any longer.
O benim için burada.She's here for me.
Onlar benim için burada.They're here for me.
Her zaman senin için burada olacağım.I'll always be here for you.
Ailen için burada olmalısın.You need to be here for your family.
Şu andan itibaren, senin için burada olacağım.From now on, I'm going to be here for you.
Hepimiz senin için burada olacağız.We'll all be here for you.
Unutma ki senin için burada olmak için her şeyi bıraktım.Just remember I dropped everything to be here for you.
Tom Mary için burada olmam gerektiğini söyledi.Tom said I'm supposed to be here for Mary.
Senin için burada olmadığım için üzgünüm.I'm sorry that I haven't been able to be here for you.
Burada Tom için biri olmalı.Somebody has to be here for Tom.
Çocuklar için birinin burada olması gerekiyor.Somebody needs to be here for the children.
Beni burada Tom ile yalnız bırakamazsın.You can't leave me here alone with Tom.
Beni burada yalnız bırakamazsın.You can't leave me here alone.