Burada, herkes kayak yapmaya gider.Around here, everyone skis.
Açık bir havada birisi buradan Fuji Dağını görebilir.In clear weather one can see Mount Fuji from here.
Ben bir daha seni burada asla görmek istemiyorum.I never want to see you here ever again!
Bir müddet burada olacağım.I'll be here for a while.
Burada konuşmamalısın.You should not talk here.
Şair, yirmi küsur yıl burada yaşadı.The poet lived here some twenty odd years.
Buradaki kişisel bilgisayar sistemi değiştiremediği için hiçbir şey yapılamaz.Because the personal computer here cannot change the system, nothing can be done.
O şair 20 yıldan biraz fazla burada yaşadı.That poet lived here a little over 20 years.
Burada her şey yolunda.Everything's in order here.
Hayatımı burada harcamazdım.I wouldn't spend my life here.
Seni burada görmek ne hoş sürpriz!What a pleasant surprise to see you here!
Lütfen beni buradan uzaklaştır!Please take me away from here!
Fransızca konuşan rahip gelecek hafta burada olacak.The priest who speaks French will be here next week.
Kim burada değildi.Who was not here?
Onlar neden buradalar?Why are they here?
Saat kaçta burada olacak?What time will he be here?
Burada insanlar zengin.People are rich here.
Biz burada kalmayı tercih ederiz.We prefer to stay here.
Siz arkadaşlara eve gitmenizi söyledim. Niçin hâlâ buradasınız?I told you guys to go home. Why are you still here?
Burada kalmak daha güvenlidir.It's safer to stay here.
Tam burada kalmak daha güvenlidir.It's safer to stay right here.
Doktor bir dakika içinde burada olacak.The doctor will be here in a minute.
Onu burada yapamazsın.You can't do that here.
Burada yiyemezsin.You can't eat here.
Burada takılamazsın.You can't hang out here.
Burada park edemezsin. Ancak, köşede bir park yeri var.You can't park here. However, there is a parking lot just around the corner.
Burada uyuyamazsın.You can't sleep here.
Burada olduğum için okumayı bırakmak zorunda değilsin.You don't have to stop reading just because I'm here.
Burada sigara içmeyin, lütfen.Please do not smoke here.
Tom burada gömülmek istediğini söylüyor.Tom says that he wants to be buried here.
Tom 2.30'a kadar burada olabileceğini söylüyor.Tom says that he can be here by 2:30.
Tom artık burada bir öğrenci değil.Tom is no longer a student here.
Tom, Mary'nin ne zaman burada olacağını bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will be here.
Lütfen burada oturun.Please sit here.
Tom sadece birkaç günde burada olacak.Tom will be here only a few days.
Tom şimdiye kadar burada olmalıydı.Tom should have been here by now.
Tom on beş dakika içerisinde burada olmalı.Tom should be here within fifteen minutes.
Tom şu anda her an burada olmalı.Tom should be here any minute now.
Tom'un Mary'nin olduğu kadar çok burada olma hakkı var.Tom has as much right to be here as Mary does.
Tom'un Mary'nin niçin şimdi burada olmadığına dair iyi bir fikri var.Tom has a pretty good idea why Mary isn't here now.
Tom kesinlikle dün burada ne olduğunun farkında.Tom certainly is aware of what happened here yesterday.
Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to living here.
Burada oturup senin dedikodunu dinlemekten daha iyi yapacak işlerim var.I've got better things to do than to sit here listening to your gossip.
O niye burada?Why is she here?
Benim tavuğum burada.My chicken is here.
Onu buradan çıkarın.Get her out of here.
Tom birazdan burada olmalı.Tom should be here soon.
İşin ne ? Burada ne yapıyorsun?What is your occupation? What do you do here?
Benim zaman dilimimde burada sabah.It's morning here in my time zone.
Burada inerim.I get off here.
Tren burada ne kadar duracak?How long will the train stop here?
Buradan istasyona yürümek yaklaşık 15 dakika sürüyor.It only takes about fifteen minutes to walk to the station from here.
Buradan havaalanına sadece on beş dakikalık bir otobüs yolculuğudur.It's only a fifteen minute bus ride from here to the airport.
Defol buradan!Leave!
Daha önce burada yaşadın mı?Did you live here before?
Burada ölemem.I can't die here.
Ben burada ölemem.I can't die here.
Bu yüzden buradayız.That's why we are here.
Burada bulunmamızın nedeni işte bu.That's why we are here.
Tom birazdan burada olacak.Tom will be here in just a moment.