burada ile cümle
burada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Buradayken ne yapmak istersiniz?What would you like to do while you're here?
Burada bir şey kokuyor.Something stinks here.
Burada ishal için biraz ilaç var.Here's some medicine for diarrhea.
Burada yen'i dolara çevirebilir miyim?Can I exchange yen for dollars here?
İstasyon buradan yaklaşık üç mil.The station is about three miles from here.
İstasyon buradan bir on dakikalık mesafede.The station is a ten minute drive from here.
İstasyon buradan arabayla on dakika.The station is a ten minute drive from here.
İstasyon buradan yakın. Tren için zamanında olacaksın.The station is near here. You'll be in time for the train.
İstasyon buradan uzak değildir.The station is not far from here.
Burada İngilizce konuşulmaz.English is not spoken here.
Genel olarak konuşursak, haziran ayında burada biraz yağmur var.Generally speaking, there is little rain here in June.
Ben, yaklaşık bir yıl önce buradaydım.I was here about a year ago.
Bütün gün burada kalamazsın.You can't stay in here all day.
Buradan bir kez ayrılırsan, tekrar dönemezsin.Once you leave here, you can't come back again.
Allah aşkına burada ne yapıyorsun?What on earth are you doing here?
Hangi akla hizmet buradasın?Why on earth are you here?
En kısa sürede buradan ayrılmalıyız.We should lose no time in leaving here.
Buradan ayrılırken zaman kaybetmemeliyiz.We should lose no time in leaving here.
Burada bir tapınak vardı.There used to be a temple right here.
Burada bir kilise vardı.There used to be a church here.
Burada bir yeşil alan vardı; şimdi bir süpermarket var.There used to be a green field here; now there's a supermarket.
Burada bir mağaza vardı.There used to be a store right here.
Burada eski bir tapınak vardı.There used to be an old temple here.
Evim buradan sadece bir mildir.My house is only a mile from here.
Şimdi buradayım, endişelenmene gerek yok.Now that I am here, you don't have to worry.
Şimdi buradayım, endişelenmenize gerek yok.Now that I am here, you don't have to worry.
Ben çakmağı burada bir yere koydum ve şimdi onu bulamıyorum.I put my lighter down somewhere and now I can't find it.
Sanırım buradaki Tay yiyeceklerine baharat katılır bu yüzden Japonlar ondan hoşlanacaklar.I think the Thai food at this place is seasoned so Japanese will like it.
Pekala, sonunda buradayız.Well, here we are at last!
Selam! Seni burada göreceğim aklımın ucundan geçmezdi! Dünya küçük, değil mi?Hello! Fancy meeting you here! It's a small world, isn't it?
Selam! Seni burada göreceğime dünyada inanmazdım! Dünya küçük, değil mi?Hello! Fancy meeting you here! It's a small world, isn't it?
Eğer erkek kardeşim burada olsaydı, ne yapılacağını bilebilirdi.If my brother were here, he would know what to do.
O şimdi burada olsa, ona gerçeği söylerim.If she were here now, I would tell her the truth.
Eğer o beni almasaydı şimdi burada olmazdım.If he had not picked me up, I would not be here now.
O burada olsa, ne söyler?If he were here, what would he say?
Herhangi biri ararsa burada değilim.I'm not here if anybody calls.
O şimdi burada olsa, ona gerçeği söyleyebilirim.If she were here now, I could tell her the truth.
Keşke burada olsan onun hakkında sana danışabilirdim.If only you were here, I could consult you about it.
Otobüsü kaçırmış olsaydın, şimdi burada olmayabilirdin.If you had missed that bus, you might not be here now.
Buradan şehir merkezine nasıl gideceğini biliyor musun?Do you happen to know how to get downtown from here?
Burada ağustos ve yaz tatilimiz neredeyse bitti.Here it's August and our summer vacation is nearly over.
Hemen şimdi buradan çıkıyoruz.We're getting out of here in a moment.
Onlar zaten buradalar.They're already here.
Burada neredeyse hiç yağmur yağmaz.It hardly ever rains here.
Bay Mailer yarına kadar burada kalacak.Mr Mailer is to stay here till tomorrow.
Mademki hepimiz buradayız veda partisine başlayabiliriz.Now that we are all here, we can start the farewell party.
Öncelikle, burada olmaya hakkın yok.To begin with, you have no right to be here.
Burada görmeyi beklediğim son kişisin.You are the last person I expected to see here.
Benim dolma kalem ile ne yaptın? Bir dakika önce buradaydı.What have you done with my pen? It was here a minute ago.
Burada olma nedenim gelmem istenildiği içindir.The reason I'm here is because I was asked to come.
Burada her şey yolunda mı?Is everything OK here?
Keşke şimdi Beth burada benimle olsa.I wish Beth were here with me now.
Burada bir flaş kullanmak doğru mu?Is it all right to use a flash here?
O, burada olduğumuzu bilemeyebilir.She might not know that we are here.
Otobüs durağı buradan beş dakikalık yürüyüş mesafesinde.The bus stop is five minutes' walk from here.
İşte burada.Here it is.
Nancy, burada sizin için bir mektup var.Nancy, here's a letter for you.
O niçin burada?Why is he here?
Onun niçin henüz burada olmadığını anlayamıyorum.I cannot make out why he isn't here yet.
Neden burada çalışıyorsunuz?Why do you work here?