Ana içeriğe geç
Sözlük

burada ile cümle

burada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom burada bir yabancıdır.Tom is a stranger here.
Tom'un buradan çok uzakta olmayan bir evi var.Tom has a house not too far from here.
Tom artık burada çalışmıyor.Tom doesn't work here anymore.
Tom buradan çok uzakta yaşamıyor.Tom doesn't live too far from here.
Tom burada çalışmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like working here.
Tom buradaki sıcak ve bunaltıcı yazlara dayanamıyor bu yüzden dağlara gidiyor.Tom can't stand the hot and muggy summers here, so he heads for the mountains.
Tom üç yıl önce Japonya'ya geldi ve o zamandan beri burada yaşamaktadır..Tom came to Japan three years ago and has been living here ever since then.
Tom buradan çok uzak olmayan bir mağazadan bir kamera satın aldı.Tom bought a camera at a store not too far from here.
Tom 2.30'da burada olmayı kabul etti fakat o henüz burada değil.Tom agreed to be here at 2:30, but he's not here yet.
Tom'un burada olduğuna dair herhangi bir işaret yoktur.There aren't any signs that Tom has been here.
Tom'un şimdiye kadar burada olmaması tuhaf değil mi?Isn't it strange that Tom isn't here by now?
Tom'un kız arkadaşı şimdi onun burada olduğunu bilseydi, çok kızardı.If Tom's girlfriend knew he was here now, she'd be very angry.
Keşke Tom burada olsa.I wish Tom were here.
Tom Mary'ye 2.30'a kadar burada olacağına söz verdi.Tom promised Mary he'd be here by 2:30.
Tom Mary'nin bugün niçin burada olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary isn't here today.
Tom, Mary'nin ne zaman burada olacağını bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will be here.
Tom ve Mary on dakika içinde burada olacak.Tom and Mary are going to be here in ten minutes.
Mary'nin burada olmadığını Tom'a zaten söyledim.I have already told Tom that Mary isn't here.
Tom ve Mary buradan çok uzakta olmayan küçük bir kilisede evlendiler.Tom and Mary were married in a small church not too far from here.
Tom'un evi buradan sadece üç sokak ötede.Tom's house is only three blocks away from here.
O şarkı söylerken ben burada oturacağım.I'll be sitting here while he's singing.
Burada bir fotoğraf çekebilir miyim?Can I take a picture here?
Lütfen burada oturun.Please sit here.
Ben zaten iki saattir buradayım.I've already been here two hours.
Burada kısa süre dinlenelim. Bacaklarım yorgun ve ben daha fazla yürüyemiyorum.Let's take a short rest here. My legs are tired and I can't walk any more.
Burada yaşamayı seviyorum.I like living here.
O bu suçlamalara karşı kendini savunmak amacıyla burada değil.She's not here for the purpose of defending herself against these accusations.
Altına hücûm burada başladı.The gold rush began here.
Burada bir taslak var.There's a draught in here.
Burada, herkes saygı duyar ve takdir edilir.Here, everybody feels respected and appreciated.
Yıllardır burada yaşıyorum.I have lived here for years.
Senelerdir burada yaşıyorum.I have been living here for years.
Tom'un evi buradan caddenin tam aşağısında.Tom's house is just down the street from here.
Bizi buradan alın.Get us out of here.
Tom Mary'nin burada olmama nedenini bilmek istiyor.Tom would like to know the reason why Mary isn't here.
Tom Mary'nin burada ne yaptığını merak etti.Tom wondered what Mary was doing here.
Tom sadece birkaç günde burada olacak.Tom will be here only a few days.
Tom'un şimdiye kadar burada olması gerekiyordu.Tom was supposed to be here by now.
Tom'un 2.30'a kadar burada olması bekleniyordu.Tom was supposed to be here by 2:30.
Tom'un 2.30'a kadar burada olması gerekiyordu.Tom was supposed to be here by 2:30.
Tom herkesin buradan çıkmasını istiyor.Tom wants everyone to get out of here.
Tom şimdiye kadar burada olmalıydı.Tom should have been here by now.
Tom on beş dakika içerisinde burada olmalı.Tom should be here within fifteen minutes.
Tom şu anda her an burada olmalı.Tom should be here any minute now.
Tom burada olmaktan gerçekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to really enjoy being here.
Tom uzun süredir burada yaşamıyor.Tom hasn't been living here long.
Tom uzun süredir burada değil.Tom hasn't been here long.
Tom uzun süredir burada değildi.Tom hasn't been here long.
Tom'un Mary'nin olduğu kadar çok burada olma hakkı var.Tom has as much right to be here as Mary does.
Tom'un Mary'nin niçin şimdi burada olmadığına dair iyi bir fikri var.Tom has a pretty good idea why Mary isn't here now.
Tom burada gerçekleşen aynı şeyi istemiyor.Tom doesn't want the same thing to happen here.
Tom burada olduğumu bilmiyor.Tom doesn't know I'm here.
Tom'un burada kalmasına gerek yok.Tom doesn't have to stay here.
Tom Mary'yi burada görmeyi ummuyordu.Tom didn't expect to see Mary here.
Tom şu anda buradan çok uzakta olmayan bir oteli yönetiyor.Tom currently manages a hotel not too far from here.
Tom kesinlikle dün burada ne olduğunun farkında.Tom certainly is aware of what happened here yesterday.
Tom'un kesinlikle buradaki şeylerin nasıl işlediği hakkında bir ipucu yok.Tom certainly doesn't have any clue about how things work around here.
Tom açış konuşması için zamanında burada olacağına beni temin etti.Tom assured me that he would be here in time for the opening speech.
Hem Tom hem Mary için burada yeterli yer yok.There's not enough room in here for both Tom and Mary.
Buradan Fuji Dağı'nı göremezsiniz.You can't see Mt. Fuji from here.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod