Şu anda tüm yapabileceğim burada oturmak ve dinlemek.All I can do at the moment is sit here and listen.
Burada ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what happens here.
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Mind if I leave my homework here?
Buradan Tom'un evine gitmek için en iyi yolun hangisi olduğunu düşünüyorsun?What do you think is the best way to get to Tom's house from here?
Biz buradan canlı çıkmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to figure out a way to get out of here alive.
Burada olmak güzel.Good to be here.
O gerçekten yakında burada olacak.He'll be here real soon.
Gerçekten Tom'un buraya vaktinde gelmesini bekliyor musun?Do you really expect Tom to get here on time?
"Ne zaman burada olursun?" "Seni bilgilendirecegim.""When will you be here?" "I'll let you know."
Burada uyuyabilir miyim?Can I sleep here?
Bu tablo buraya iyi uymuyor.This table doesn't fit well here.
Burada bir şey doğru değil.Something's not right here.
Burada bir terslik var.Something's not right here.
Burada olmamın nedeni budur.It's not why I'm here.
Senin evin buradan birkaç kilometre uzakta.Her house is a few kilometers away from here.
"Tom yakında burada olacak." "Ne kadar yakında?""Tom will be here soon." "How soon?"
Buraya gelmeni takdir ediyorum.I appreciate you coming here.
Burada olmanı takdir ediyorum.I appreciate you being here.
Şimdi her şeyi anlıyorum ve Tom'un şimdi burada benimle olmadığına pişmanım.I understand everything now and I regret that Tom is not here with me now.
Buraya daha sık gelmek için çaba göstermeye çalışıyorum.I've been trying to make an effort to come here more often.
Tom'a izin almadan buraya gelmeyi sürdüremeyeceğini açıklamaya çalışıyorum.I've been trying to explain to Tom that he can't keep coming in here without permission.
Sana bazı terbiyeler öğretmek için buradayım.I'm here to teach you some manners.
Sadece burada neyin olduğunu bilmek isterim.I'd just like to know what's going on here.
Sadece burada neyin döndüğünü bilmek isterim.I'd just like to know what's going on here.
Tom'la burada kalmak istiyorum.I'd like to stay here with Tom.
Tom dönünceye kadar burada kalmak istiyorum.I'd like to stay here until Tom gets back.
Artık burada hiç kimse yaşamıyor.No one lives here anymore.
Tom'un burada olacağını düşündüm.I thought Tom would be here.
Burada güvende olacağımızı düşündüm.I thought we'd be safe here.
Tom'un Mary'nin burada olmadığını fark etmediğini düşünmüştüm.I thought Tom wouldn't notice that Mary wasn't here.
Onun burada olmadığını onun fark etmeyeceğini düşündüm.I thought she wouldn't notice that he wasn't here.
Burada daha uzun kalmayı göze alamayız.We can't afford to stay here any longer.
Burada size izin veremem.I can't allow you in here.
Biz artık burada mutlu olamayız.We can't be happy here any longer.
Tekrar burada olduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm here again.
Burada olduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm here.
Gerçekten burada olduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm really here.
Tom'un gerçekten burada olduğuna inanamıyorum.I can't believe Tom is really here.
Tom'un burada olmamasına inanamıyorum.I can't believe Tom isn't here.
Hepimizin hâlâ burada olduğuna inanamıyorum.I can't believe we're all still here.
Burada olduğumuza inanamıyorum.I can't believe we're here.
Gerçekten burada olduğuna inanamıyorum.I can't believe you're really here.
Aradığın her zaman buraya gelemem.I can't come here every time you call.
Sen buradayken konsantre olamam.I can't concentrate while you're here.
Tom burada çalışmaya devam edemez.Tom can't continue working here.
Buraya kaç kez geldiğimi sayamıyorum.I can't count the number of times I've been here.
Burada dövüşemeyiz.We can't fight here.
Onu bulamıyorum. Onun burada olduğundan emin misin?I can't find it. Are you sure it's here?
Biz burada oyalanamayız.We can't hang around here.
Randevu almadan buraya gelemezsin.You can't just come here without an appointment.
Beni burada ölüme terk edemezsin.You can't just leave me here to die.
Bizi burada yiyecek ve su olmadan yalnız bırakamazsın.You can't just leave us here with no food and water.
Sadece seni burada bırakamam.I can't just leave you here.
Sen sadece burada bütün gün oturamazsın.You can't just sit here all day.
Sadece burada oturamayız.We can't just sit here.
Biz sadece burada ayakta duramayız.We can't just stand here.
Ben sadece burada kalamam.I can't just stay here.
Beni burada tutamazsın?You can't keep me here.
Bizi burada tutamazsın.You can't keep us here.
Seni daha fazla burada tutamam.I can't keep you here any longer.