bununla beraber ile cümle

bununla beraber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla beraber, uyuşturucu testi programları bakımından ülkeler farklılık göstermektedir.Programmen för drogtester skiljer sig dock åt i de olika länderna.
Bununla beraber, uyuşturucu testi programları bakımından ülkeler farklılık göstermektedir.Sin embargo, la organización de este tipo de análisis varía según el país.
Bununla beraber, uyuşturucu testi programları bakımından ülkeler farklılık göstermektedir.Vendar pa se države razlikujejo glede programov testiranja uživanja drog.
Bununla beraber, uyuşturucu testi programları bakımından ülkeler farklılık göstermektedir.Ωστόσο, υpiάρχουν διαφορές µεταξύ των χωρών όσον αφορά τα piρογράµµατα εξετάσεων για χρήση ναρκωτικών.
Bununla beraber, uyuşturucu testi programları bakımından ülkeler farklılık göstermektedir.Въпреки това има разлика между схемите за тестуване за наркотици, които страните прилагат.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Az étel világában pedig mezőgazdaság a neve.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Ceea ce din punctul de vedere al bucatariei, asta se numeste agricultura.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Dans le monde de l'alimentation, ça s'appelle l'agriculture.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Embora lhe chamem agricultura, no mundo da comida.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.I matsammanhang skulle man kalla det jordbruk.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.In de wereld van de voedselproductie heet het 'landbouw'.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.음식으로 바꿔 말하면 사실 "농경"인 셈인데..
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Mặc dù trong thế giới thực phẩm, nó được gọi là nông nghiệp.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Meskipun disebut pertanian, di dunia makanan.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Obwohl es in der Welt der Nahrung Landwirtschaft genannt wird.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Sebbene si chiami agricoltura, nel settore dell'alimentazione.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Selvom det bliver kaldt landbrug, i madverdenen.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.W świecie jedzenia nazywa się to rolnictwem.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Στο κόσμο του φαγητού λέγεται αγροκαλλιέργεια.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.А с позиции пищи, это называется сельским хозяйством.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Въпреки че в света на храната се нарича земеделие.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.ובעולם האוכל, קוראים לזה חקלאות.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.على الرغم من أنها تدعى زراعة في عالم الأغذية
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.(笑)
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.Aan de kant van de distributie, echter, hebben we als wereld nog een hoop werk te doen.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.Auf der Verteilungsseite aber haben wir als Welt noch ein Menge Arbeit zu leisten.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.Jednak jeśli chodzi o dystrybucję, świat ma dużo do zrobienia.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.유통측면에서 우리는 아직 아직 할 일이 많이 남아 있습니다.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.L'aspect logistique, par contre, nous dans le monde entier, avons beaucoup à faire.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.Na strane distribúcie... ako svet, máme pred sebou veľa práce.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.På distributions siden, har vi dog meget arbejde at lave.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.Partea de distribuţie, totuşi, în ansamblu, mai necesită multă muncă.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.Por el lado de la distribución, sin embargo, como un mundo, tenemos mucho trabajo por hacer.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.Tuttavia, per quanto riguarda la distribuzione nel mondo,c'è ancora un sacco di lavoro da fare.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.Στον τομέα της διανομής, όμως, γενικώς, έχουμε πολλά ακόμη να κάνουμε.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.Но над сбытом, как отдельной сферой деятельности, мы должны изрядно поработать.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.С дистрибуцията обаче, глобално, имаме много работа за вършене.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.אך בהיבט ההפצה, לנו, כעולם, יש הרבה עבודה לעשות.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.لكن على جانب التوزيع، نحن كعالم، لدينا الكثير لنفعله.
Dağıtım tarafında, bununla beraber, bir dünya olarak, yapacak çok şeyimiz var.まだまだ やることが 沢山あります 現在では これらの蚊帳の95パーセントを国連が購入します
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.10人に8人は 自分が育った家族以上に 今の家族の絆の方が強いと答えます
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Aber alles in allem ist die Familie stärker geworden.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Azonban mindezeken túl, a családok erősebbek lettek.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Het gezin kwam er sterker uit.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.그러나 모든 가정은 튼튼하게 성장하고 있습니다.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Mais malgré tout, la famille est devenue plus forte.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Ma nonostante tutto la famiglia è diventata più solida.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Namun setelah melalui semua hal itu, keluarga telah tumbuh menjadi lebih kuat.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Nhưng trên hết, gia đình đang ngày càng vững mạnh hơn.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Pero a pesar de todo, la familia se ha fortalecido.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Pomimo to rodzina jest mocniejsza.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Όμως, μέσα από όλα αυτά, η οικογένεια έγινε πιο ισχυρή.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Але попри це, сім'я зміцніла.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Но минавайки през това, семейството става по-силно.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.Но при этом семья становится крепче.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.אך מעבר לכל, המשפחה התחזקה.
Fakat bununla beraber, aileler güçlenerek büyüdü.ولكن رغم كل ذلك، نمت الأسرة و صارت أقوى.
Fakat bununla beraber, bu çok iyi bir medya fırsatı!"Aber davon mal abgesehen, ist es eine sehr gute mediale Gelegenheit.
Fakat bununla beraber, bu çok iyi bir medya fırsatı!"Ale ignorując powyższe, to świetna szansa na medialny rozgłos.
Fakat bununla beraber, bu çok iyi bir medya fırsatı!"Ale mimo toho je to veľmi dobrá mediálna príležitosť.

İlgili Sayfalar