Ben bunun o kadar kötü olduğunu düşünmemiştim.I didn't think it was so bad.
Bunun uygun olacağını düşünmedim.I didn't think it would be appropriate.
Bunun o kadar inciteceğini düşünmedim.I didn't think it would hurt so much.
Bunun mümkün olduğunu sanmıyorum.I do think it's possible.
Bunun bir şey ifade edip etmediğini bilmiyorum.I don't know if that means anything.
Bunun iyi bir fikir olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's a good idea.
Bunun akıllıca olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's wise or not.
Bunun üzerine baklayı ağzından çıkardı.Thereupon he let the cat out of the bag.
Bununla bir ilgim yoktu.I had nothing to do with this.
Bunun için geçerli bir açıklamam var.I have a possible explanation for that.
Bana bunun sessiz bir kasaba olduğu söylendi.I've been told this is a quiet town.
Bütün sabah bunun olmasını bekledim durdum.I've been waiting all morning for this to happen.
Bunun hakkında çok düşündüm.I've thought a lot about it.
Bunun ne olduğunu bildiğini umuyorum.I hope you know what this is.
Bunun hiçbirini hatırlamıyorum.I don't remember any of this.
Bununla başaçıkabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can handle it.
Bunun şimdiye kadar çalıştığını sanmıyorum.I don't think it ever worked.
Bunun işe yaradığını sanmıyorum.I don't think it ever works.
Bunun bir şey ifade ettiğini sanmıyorum.I don't think it means anything.
Bunun tekrar olacağını sanmıyorum.I don't think it'll happen again.
Bunun bir hile olduğunu sanmıyorum.I don't think it's a trick.
Bunun gerçekten bozuk olduğunu sanmıyorum.I don't think it's really broken.
Bunun o kadar kötü olduğunu sanmıyorum.I don't think it's that bad.
Bunun o kadar basit olduğunu sanmıyorum.I don't think it's that simple.
Bunun bir tesadüf olduğunu sanmıyorum.I don't think that's a coincidence.
Ben bunun işe yaramayacağını biliyordum.I knew this wouldn't work.
Tom'un bunun için benden nefret edeceğini biliyorum.I know Tom will hate me for this.
Bunun ne anlama geldiğini biliyorum.I know what it means.
Bunun nasıl koktuğunu biliyorum.I know what it smells like.
Bunun nasıl bir şey olduğunu biliyorum.I know what that's like.
Bunun önemli olduğunu düşündüğünü biliyorum.I know you think it's important.
Bunun delice olduğunu düşündüğünü biliyorum.I know you think this is crazy.
Bunun gülünç olduğunu düşündüğünü biliyorum.I know you think this is ridiculous.
Bunun çok pahalı olduğunu düşündüğünü biliyorum.I know you think this is too expensive.
Bunun nasıl olduğunu bilmem gerekiyor.I need to know how this happened.
Bunun nasıl olduğunu bilmeliyim.I need to know how this happened.
Bunun yerine okyanusa bakan bir oda istiyorum.I'd like a room facing the ocean instead.
Bunun senden gelmesini beklemiyordum.I didn't expect that to come from you.
Bunun için birkaç neden var gibi görünüyor.There seem to be several reasons for that.
Bunun ne olduğuna dair bir fikrim var.I have an idea what it is.
Sen hiç bunun hakkında konuşmak istemedin ki.You never wanted to talk about it.
Bunun kadar sıra dışı bir şey asla tatmadım.I've never tasted anything as unusual as this.
Asla bunun gibi korkunç bir roman okumadım.Never have I read so terrifying a novel as this.
Bunun fiyatı nedir?What is the price for this?
Sizden birinin bununla bağlantılı olarak söyleyecek bir şeyi var mı?Do any of you have anything to say in connection with this?
Bununla ilgili olarak, ben suçlu değilim.In relation to this, I am to blame.
Bunun ötesinde İbranice okuyabilir.Above and beyond this, he can read Hebrew.
Bunun için mantıklı bir açıklama olmalı.There must be a rational explanation for this.
Bunun için tüm sorumluluğu kabul edeceğim.I will accept full responsibility for this.
Bununla karşılaştırınca şu daha iyi.In comparison with this, that is far better.
Bunun ve şunun arasındaki fark nedir?What is the difference between this and that?
Lütfen bununla onun arasında seçim yap.Please choose between this one and that one.
Hepsi bununla tamamlandı.All is completed with this.
Keeton bunun doğru olup olmadığını bilmek istiyordu.Keeton wanted to know if this is true.
Biz şimdiye kadar bunun üstesinden gelemedik.We haven't been able to handle this so far.
Ben bununla ilgilenmiyorum.I am not concerned with this.
Bunun gibi bir kamera almak istiyorum.I would like to get a camera like this.
Bunun üç katı kadar büyük bir kutu istiyorum.I want a box three times as large as this.
Belki bunun bir hile olduğunu düşündü.He thought maybe this was a trick.
Bunun için endişelenme. Kendim gideceğim.Don't worry about it, I'll go myself.