Bunlardan sosyalist sistem, son döneme dek süren siyasi sistem olmuştur.Durante estos años se forjó un sistema político cuyos fundamentos han permanecido hasta hoy.
Bunlardan biri de Yakup Cemildir.Uno de ellos incluso vende la techumbre.
Bunlardan bazıları birer aylak olarak yeniden canlanmıştır.Otros fueron sustituidos de la misma manera.
Fakat bunlardan habersiz olaylar daha da ilerlemişti.A este relativo fracaso le siguieron otros aún mayores.
Bunlardan yağ ve hayvan yemi yapılabilir.Por ejemplo, la madera y la carne humana pueden ser quemadas.
Bunlardan "aşk canavarı", "Bad Romance"in altında yatan canavardır.Ella junto con «Bad Romance» de The Fame Monster.
Bunlardan ilkinin 999 yılında gerçekleştiği anlatılır.Se tienen noticias suyas desde el año 999.
Bunlardan on biri seks filmleri dönemine aittir.De sus ocho películas, seis pertenecen al género de la ciencia ficción.
Bunlardan birisi de 8 yaşındaki Abdurrahim idi.Una de las chicas de allí tenía 8 años.
Günümüzdeki Ragusa Ibla bunlardan biri olduğu ve bu yerleşkenin isminin Hybla olduğu kabul edilmektedir.La actual Ragusa Ibla queda probablemente sobre uno de ellos, identificado como Hybla Heraia.
Bunlarda Muharrem Orucu 3-12 gün olarak tutulur.Parece conveniente, por tanto, prolongar la terapia entre tres y seis meses en estos casos.
Bunlardan ilki 22 Haziran 2003 tarihinde h2000 festivali kapsamında gerçekleştirildi.El hecho ocurrió el 22 de julio del año anteriormente mencionado en el Aeropuerto de Kabul.
Bunlardan pek çoğu yolculuk sırasında öldü.Muchos fueron muriendo a lo largo del camino.
Ancak bunlardan hiçbiri Nevşehir'de yerleşen Hacı Bektaş-ı Veli kadar ün kazanmamıştır.Ninguno de ellos sabe que una entidad fantasmal negra en ese momento entra en la estación.
Fakat gelecekte bunlardan bir saf ve aptal kişi tarafından kurtarılacağını bilmektedir.Pronto se enfrentarían a un general brillante y despiadado.
Bunlardan biri Giresunspor'u 1-0 yendikleri maçta galibiyet getiren goldü.Y lo bien que le salió: una corrida de él de arranque sirvió para poner el 1:0.
Bunlardan biri zorla otomobile bindirildi.Uno de ellos lo empujó brutalmente del helicóptero.
Bunlarda sadece 2'sinde kupaya uzanabildi.Menos de 4 veces tuve acceso a la ducha.
Bunlardan en meşhur olanı,neredeyse tüm Van'da yapılan keledoştur.Este personaje, en general, aparece como el más triste de todos.
45 milletvekili tutuklanmış, bunlardan 25 tanesi Christmas'dan önce salıverilmiştir.Da allora furono imprigionati 45 membri, di cui 25 vennero rilasciati prima di Natale.
Bunlardan biri bendim.Una di queste ero io.
Bunlardan sadece Adolf ve Paula çocukluğun ardından hayatta kalabildi.Solo due di essi, Adolf e Paula, sopravvissero all'infanzia.
Bunlardan divanı günümüze kadar ulaşmış olanı, Gövsî Tebrizî'dir.Questi lo custodiranno fino al giorno della disfida.
Ancak bunlardan yedi tanesi korunabilmiştir.Sette di loro (gli unici mai comparsi) sono asserviti al Signore dell'Ombra.
Bunlardan ilki Duvar ve diğeri de İsyandır.Battandier) prima in una sede e poi nell'altra.
Göçmen dolu 25 gemiyle yola çıktı, bunlardan ancak 14'ü Grönland'a varabildi.Parte con 30 navi ma solo 14 raggiungono la Groenlandia.
"Üçüncü Adam" da bunlardan biridir.La Terza Era è uno di questi.
Bunlardan bazılar daha sonra Remixes (1997)'ye derleme olarak eklenmiştir.Molte di queste tracce saranno poi inserite nell'album The Remixes (1997).
Parmak izi yanında bunlardan da faydalanılmaktadır.Per fare ciò, bisogna usare le sue impronte digitali.
1121-1162 döneminde 7 vezir iktidara gelmiş ve bunlardan 6'sı görevde iken öldürülmüşlerdi.Dal 1121 al 1162, sette wāsiṭa s'erano succeduti e sei di loro erano stati uccisi.
Bunlardan bazıları.Eccone alcuni.
2006 yılı itibarıyla Rusya'da 933,000 km yol olup, bunlardan 755,000 km'si asfalt ile kaplıdır.Al 2006 la Russia possedeva 933.000 km di strade, di cui 755.000 erano asfaltate.
Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.Ponimi nel numero di coloro che si pentono e che si purificano".
Bunlarda yenilendi."«Eccoti rinsavito.
Bunlardan birini Ben'e hediye eder ve böylece onlar asla ayrılmayacaklarına inanırlar.Anch'essi ritornarono ad annunziarlo agli altri; ma neanche a loro vollero credere.
Zamanımızın Hakanları bunlardandır.Argomenti del nostro tempo.
Bunlardan en büyük iki hukuk akademisine ev sahipliği yapan Tzippori ve Lydda bir daha asla toparlanamamıştır.Zippori e Lidda (sede di due delle maggiori accademie legali) non si ripresero mai più.
Günümüzde bunlardan çok az bulunmaktadır ve yavaş yavaş yok olmaktadırlar.Il tempo rimasto è poco e voi siete distratti.
On erkek çocuğu bulunan Ömer Ziyâeddîn bunlardan ikisine irşad izni vermiştir.Ebbero dodici figli, dieci dei quali femmine.
Bunlardan itibaren herhangi bir değişiklik yapılmadı.Da allora nessun cambiamento è stato apportato.
Bunlardan biri Beylikli Avşarı idi (diğerleri Köpekli ve Gündüzlü).Ed ecco che uno di loro trovò un luogo abitato.
Bunlardan bazıları federal karayolu sistemini oluşturmaktadır.Alcune di queste fanno parte del sistema autostradale federale russo.
Bunlardan yalnızca biri kurtulanlar (naci), yani geçerli, öbür yetmişikisi ise yanlış ve geçersiz fırkadır.Alcuni sono comprensivi e indulgenti nei suoi confronti, mentre altri oppressivi e violenti.
Bunlardan biri Svarthola Mağarasıdır.Una di queste è la Grotta dell'Eremita.
Bunlardan biri üstünde mi çalışıyorsunuz?C'è qualcuno lassù?
Bunlardan ilki olan "Faramondo" 'nun prömiyer sahnelenmesi 3 Ocak 1738de yapıldı.La prima, Faramondo, debuttò il 3 gennaio 1738.
Bunlardan biri "yes", diğer "no" anlamına gelir; ancak hangi sözcüğün hangi anlama geldiği bilinmemektedir.Non si sa quale di questi termini corrisponda a "sì" e quale a "no".
Bunlardan bazılarını tiyatroya da uyarladı.Alcuni dei lavori sono stati da lui portati anche in teatro.
Şirinler karakteri Şirine bunlardan biridir.Questo è il bello del suo personaggio.
Eritre altı bölgeye (zobas) ve bunlarda ilçelere ("sub-zobas") bölünür.L'Eritrea è suddivisa in 6 regioni o zoba, a loro volta suddivise in 55 distretti (sub-zoba).
Bunlardan biri de Auvergne'dir.Quel che resta di Auschwitz.
Bunlardan bazılarının suları yazın tamamen kurur.Alcuni di questi fiumi si prosciugano completamente durante l'estate.
Bunlardan küçük olanı Alexander'dır.Quella creatura è Alexander.
Bunlardan 1,464 tanesi ilçedir.Ne furono prodotti 1.064 esemplari.
Hayvan hücrelerinde bunlardan yüzlerce bulunur.Nelle cellule animali è presente un solo centrosoma.
BNT bunlardan on üçünü seçmiştir.I BTS hanno ricevuto 9 premi su 13 candidature.
Yahudi okulları dinadamları üretmeye devam etti ve bunlardan en başarılıları Sanhedrin üyesi oldular.I seminari ebraici continuarono a produrre gli studiosi e i migliori di questi divennero membro del Sinedrio.
Afrika'nın gelişen toplumlarını ele aldığı 1954 tarihli Black Power bunlardan biriydi.Una di queste, Black Power (1954), riguarda i popoli emergenti dell'Africa.
Bunlardan 9'una kontluk (county), 10'una kontluk beldesi (county borough) ve 3'üne şehir adı verilmektedir.Esse si distinguono tra: 10 distretti di contea (county borough); 9 contee (county); 3 città (city).
Bunlardan en bilinen örneği Kraliçe Boudica’dır.La più famosa tra queste fu Boudicca.