Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim."Ekvivalensek" a címe, Alfred Stieglitz munkái után.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.알프레드 스티글리츠의 작품을 따라서 '균등물'이라고 부르죠.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.On les appelle les Equivalents, d'après l'oeuvre d'Alfred Stieglitz.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim. "Salyangoz".Nazywają się "Ekwiwalenty" na cześć pracy Alfreda Stieglitza. ,,Ślimak"
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.Se llaman "Equivalentes", por la obra de Alfred Stieglitz.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.Se numesc "Echivalenţe", după lucrările lui Alfred Stieglitz.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.Sono chiamati "Equivalenti" dal lavoro di Alfred Stieglitz.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.Ze heten "Equivalents", naar het werk van Alfred Stieglitz.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.Їх називають "Еквіваленти", на честь роботи Альфреда Штіґліца.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.Наричат се Еквиваленти, по името на творбата на Алфред Щиглиц.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.Такие работы называются "эквиваленты" после использования этого термина Стиглицом.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.הם נקראים "שוויונים", על שם עבודותיו של אלפרד שטיגליץ.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.تدعى المعادل ، مقتبسة عن عمل لألفريد شتيجلتز.
Bunlara Alfred Stieglitz'in calismalarindan esinlenerek Equivalent dedim.『かたつむり』です
Bunlara alışmak için biraz pratik yapmanız gerekiyor.Det kræver lidt øvelse, før man bliver helt vant til det.
Bunlara alışmak için biraz pratik yapmanız gerekiyor.이 방법을 적용하기 위해서는 연습이 필요합니다
Bunlara alışmak için biraz pratik yapmanız gerekiyor.Vyžaduje trochu procvičování, abyste si na to zvykli.
Bunlara alışmak için biraz pratik yapmanız gerekiyor.И изисква малко практика, за да свикнете наистина с него.
Bunlara alışmak için biraz pratik yapmanız gerekiyor.وهذا يحتاج الى بعض الممارسة كي تعتادون عليه حقاً
Bunlara altın kabuklu nanoparçacık deniyor. Altından yapılan boş bir kabuk bu.Тези неща имат златно покритие и се наричат "златни наночастици".
Bunlara alveol deniyor.Dan ini disebut alveoli.
Bunlara alveol deniyor.E questi sono chiamati alveoli.
Bunlara alveol deniyor.Estas pequenas bolsas são chamadas de alvéolos.
Bunlara alveol deniyor.Jmenují se plicní sklípky (alveoly).
Bunlara alveol deniyor. Şu ana kadar bir sürü süslü kelime kullandım ama genel anlatımım aslında sade.Aceştia se numesc alveole. ...
Bunlara alveol deniyor. Şu ana kadar bir sürü süslü kelime kullandım ama genel anlatımım aslında sade.Volajú sa alveoly.
Bunlara alveol deniyor. Şu ana kadar bir sürü süslü kelime kullandım ama genel anlatımım aslında sade.Y estos son llamados alvéolos. ~Pausa~
Bunlara alveol deniyor. Şu ana kadar bir sürü süslü kelime kullandım ama genel anlatımım aslında sade.Їх звати альвеоли.
Bunlara alveol deniyor.Te woreczki to pęcherzyki płucne.
Bunlara alveol deniyor.Те се наричат алвеоли.
Bunlara alveol deniyor.הרעיון המרכזי הוא פשוט.
Bunlara alveol deniyor.وهذه تسمى الحويصلات الهوائية
Bunlara alveol deniyor.이것들은 폐포(肺胞;alveoli)라고 불리는 것들입니다.
Bunlara "hiper enstrümanlar" diyoruz.소위 "전자 악기"라고 합니다. 요요마, 피터 가브리엘, 프린스
Bunlara "hiper enstrümanlar" diyoruz.Yo Yo Ma, Peter Gabriel, Prince, orchestre, gruppi rock.
Bunlara "hiper enstrümanlar" diyoruz.אנו קוראים להם היפר-אינסטרומנטס-- בשביל יו-יו מה, פיטר גבריאל, פרינס,
Bunlara "hiper enstrümanlar" diyoruz.نطلق عليها "المعدات الخارقة" -- ليو يو ما ، بيتر جابريل ، برينس
Bunlara "hiper enstrümanlar" diyoruz.ピーター・ガブリエル、プリンスや
Bunlara artık ihtiyacım yok.Nemyslím, že tohle ještě budeme potřebovat.
Bunlara artık ihtiyacım yok.No creo que esto necesitamos ya.
Bunlara artık ihtiyacım yok.Това вече не ни трябва.
Bunlara artık ihtiyacım yok.אנו לא צריכים את זה יותר.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Acestea sunt numite asfaltene; ele sunt un ingredient al asfaltului.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Celles ci sont appelées les asphaltènes; elles constituent un ingrédient dans l'asphalte.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Chúng được gọi là asphaltene, một thành phần có trong nhựa đường.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Dat zijn de asfaltenen; ze zijn een ingrediënt van asfalt.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.De er kaldt asfaltaner; de er en ingrediens i asfalt.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Diese werden Asphalte genannt; sie sind ein Bestandteil von Asphalt.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Esos son llamados asfaltenos; son los ingredientes del asfalto.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Ezek az úgynevezett aszfaltének, az aszfalt alkotórészei.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.바로 아스판텐이라 불리는 건데요, 아스팔트의 원료입니다.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Queste molecole sono chiamate asfalteni: sono un ingrediente dell'asfalto.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.To są asfalteny, które są składnikiem asfaltu.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Αυτές λέγονται ασφαλτένια, και αποτελούν βασικό συστατικό της ασφάλτου.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.И вокруг них "сумасшедшее" вещество асфальтены, они же являются ингредиентом асфальта.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.Това са асфалтените, те съставят асфалта.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.אלה נקראים אספלטינים, והם אחד המרכיבים באספלט.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.و هي تسمى مادة "اسفلتينيز", و هي مكون في الاسفلت.
Bunlara asfalten denir; asfaltın içindeki bileşenlerdir.石油流出事故の時に問題となります
Bunlara, aşk kuşu deniyor. Çünkü hep öpüşüyorlar.Ce sont des inséparables, parce qu'ils sont toujours en train de s'embrasser.