Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.במילים אחרות אנשים הסתכלו עליהם וראו את ההבדלים
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.بكلمات أخرى ينظر الناس إليها ويلاحظون الاختلافات
Başka bir ifadeyle, insanlar bunlara baktılar ve farklılıklarını gördüler.人は見た目の違いだけで判断してたのです ご存知の通り
Başka bir tanım. Bir kez daha, bunlara armadillolar ve kokarcalar da diyebilirdik.Als wiskundigen besluiten we om het eindpunten te noemen
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Ale obecným a prázdnym rečiam vyhni. Lebo ešte väčšmi pokročia v bezbožnosti,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.A świeckim próżnomównościom czyń wstręt; albowiem postępują ku większej niepobożności.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.A szentségtelen üres lármákat pedig kerüld, mert mind nagyobb istentelenségre növekednek.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Bezbožných pak těch křiků daremních varuj se, neboť velmi rozmnožují bezbožnost,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Des ungeistlichen, losen Geschwätzes entschlage dich; denn es hilft viel zum ungöttlichen Wesen,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Evita le chiacchiere profane, perché esse tendono a far crescere sempre più nell'empietà
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.망령되고 헛된 말을 버리라 저희는 경건치 아니함에 점점 나아가나니
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Mas evita as conversas vãs e profanas; porque os que delas usam passarão a impiedade ainda maior,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Men hold dig fra den vanhellige, tomme Snak; thi sådanne ville stedse gå videre i Ugudelighed,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Men hold dig fra det vanhellige tomme snakk! for de går alltid videre i ugudelighet,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Men undfly oandligt och tomt prat. Ty de som befatta sig med sådant komma att gå allt längre i ogudaktighet,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Pero evita las profanas y vanas palabrerías, porque conducirán más y más a la impiedad
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Posvetnega govoričenja pa se ogiblji; zakaj vedno bolj bodo napredovali v brezbožnosti,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Vermijd onzinnige discussies, waardoor mensen hun ondergang tegemoet gaan.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Τας δε βεβηλους ματαιοφωνιας φευγε διοτι θελουσι προχωρησει εις πλειοτεραν ασεβειαν,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.А непотребного пустословия удаляйся; ибо они еще более будут преуспевать в нечестии,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Від скверного марнословия оддаляй ся; більше бо та більш (такі) розводять безбожність,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.с кротост да увещава противниците, та дано би им дал Бог покаяние, за да познаят истината,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.אבל תרחק מדברי הבל הפסולים כי יוסיפו הרבות רשע׃
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.واما الاقوال الباطلة الدنسة فاجتنبها لانهم يتقدمون الى اكثر فجور.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.但 要 遠 避 世 俗 的 虛 談 . 因 為 這 等 人 必 進 到 更 不 敬 虔 的 地 步
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.但 要 遠 避世 俗的 虛談 . 因 為這 等 人 必進 到 更 不敬虔 的 地步
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Alcuni stanno proprio nel mezzo della scala introverso/estroverso, e sono le persone ambiverse.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Algumas pessoas caem mesmo no meio do espectro introvertido/extrovertido, e chamamo-las de "ambivertidos".
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.그리고 어떤 사람들은 내성과 외향의 중간정도의 성향을 가질수 있는데요, 이런 사람들을 양향 성격자라고 합니다.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Někteří lidé zapadnou přesně doprostřed tohoto spektra; tyto lidi pak nazýváme ambiverty.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Niektorí ľudia spadajú presne do stredu spektra introvert - extrovert. Môžme ich nazvať ambiverti.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Nogle falder lige i midten af indadvendt/udadvendt spektret, og dem kalder vi ambiverter.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Şi unii oameni pică direct în mijloc pe axa introvertit-extrovertit, şi îi numim pe aceştia ambivertiţi.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Деякі люди перебувають на межі між інтровертами й екстравертами, і ми називаємо їх амбівертами.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Некоторые находятся прямо в середине спектра — между интровертом и экстравертом, и называются они амбивертами.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.Някои хора попадат в средата на интроверт / екстроверт спектъра, и ние ги наричаме амбиверти.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.יש אנשים שנמצאים בדיוק באמצע הקשת שבין מופנמות למוחצנות, ולהם אנו קוראים אמביוורטים.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.ومعظم الناس تقع بين هذا و ذاك على مدى طيف المنفتحين و الانطوائين، ونطلق عليهم المعتدلين.
Bazıları içe dönük/dışa dönük çizgisinin tam ortasında duruyor, biz bunlara ortaya dönükler diyoruz.というような人たちもいて 両向型と呼ばれています 彼らは両方の良い面を併せ持っていると思えることがあります
B durumundaki marjinal faydam bu şekilde. Bunlara bakarsam nasıl bir karar veriyor olmalıyım?Wiedząc to, co powinienem wybrać?
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Eu chamo-lhes "a mística" e "a guerreira".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Eu le numesc Misticul și Războinicul.
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Ich nenne sie "die Mystikerin" und "die Kriegerin".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Ik noem ze "de mystieke" en "de krijger."
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Je les appelle " la mystique " et " la guerrière ".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.저는 제 두 인격을 하나는 "영적인 자"로 하나는 "전사" 라고 부릅니다.
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Las llamo "el místico" y "el guerrero".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Le chiamo "il mistico" e "il guerriero".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Nazývám je "mystická" a "bojovná".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Nazywam te aspekty: "mistykiem" i "wojownikiem".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Saya menyebutnya "si mistis" dan "si pejuang".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Tôi gọi chúng là "người thần bí" và "chiến binh"
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Úgy nevezem őket, hogy "a misztikus" és "a harcos".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Τις αποκαλώ "ο μυστικιστής" και "ο πολεμιστής."
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Наричам ги "Мистичната" и "Войнстващата".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Я називаю їх "містик" і "воїн".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.Я называю их "мистиком" и "воином".
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.אני מכנה אותן "המיסטיקנית" ו"הלוחמת."
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.وانا ادعوهم " الصوفية \ الغامضة " والمحاربة
Ben bunlara "gizemci" ve "savaşçı" isimlerini verdim.「戦士」と呼んでいます 私は政治的に活発な