2.Avrupa Adalet Divanı Üye Ülke başına bir hakimden oluşur ve bunlarakanun sözcüleri yardımcıolur.Trybunał Sprawiedliwości zapewnia poszanowanie prawaw wykładni i stosowaniu Konstytucji.
2.Avrupa Adalet Divanı Üye Ülke başına bir hakimden oluşur ve bunlarakanun sözcüleri yardımcıolur.ΟΥ p i ο υρ γός Εξωτερικών ασκεί την κοινή εξωτερική p i ο λ ι τική και p i ο λ ι τική ασφάλειας της Ένωσης.
2.Avrupa Adalet Divanı Üye Ülke başına bir hakimden oluşur ve bunlarakanun sözcüleri yardımcıolur.Той ръководи общата външна политика и политиката на сигурност на Съюза.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.Das USDA erlaubt alle diese Dinge.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.El USDA permite todo esto.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.Het ministerie van landbouw staat al deze troep toe.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.아니, 농무부는 이 모든 것을 허용합니다.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.Le Ministère permet toutes ces choses.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.L'USDA permette tutta questa roba.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.Oddelek za kmetijstvo dovoljuje vse te stvari.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.O USDA autoriza estas coisas todas.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.USDA cho phép tất cả những thứ này.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.USDA na to wszystko zezwala.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.USDA permite toate aceste lucruri.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.Министерство сельского хозяйства США разрешает все это.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.Министерството на земеделието на САЩ позволява това.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.משרד החקלאות מאשר את כל הדברים האלו.
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.وزارة الزراعة الأمريكية تسمح بجميع هذه الأمور
ABD Tarım Bakanlığı tüm bunlara izin veriyor.何か分かりますか?
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.A estes se repartirá a terra em herança segundo o número dos nomes.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Åt dessa skall landet utskiftas till arvedel, efter personernas antal.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek."Bagikanlah tanah itu kepada suku-suku bangsa Israel menurut besarnya masing-masing suku
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Diesen sollst du das Land austeilen zum Erbe nach der Zahl der Namen.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek."Entre éstos será repartida la tierra como heredad, según la lista de los nombres
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Ezeknek osztassék el az a föld örökségül, az õ neveiknek száma szerint.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.«Il paese sarà diviso tra di essi, per essere la loro proprietà, secondo il numero delle persone
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.이 계수대로 땅을 나눠 주어 기업을 삼게 하라
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Le pays sera partagé entre eux, pour être leur propriété, selon le nombre des noms.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Mellem disse skal landet skiftes ut til arv efter folketallet.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Między te podzielicie tę ziemię w dziedzictwo według liczby imion.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek."Näille jaettakoon maa perintöosiksi nimien lukumäärän mukaan.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Phải tùy theo số các danh mà chia xứ ra cho những người nầy làm sản nghiệp;
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Phải tùy theo số các danh mà chia xứ ra cho những người nầy làm sản_nghiệp ;
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.,,Ţara să se împartă între ei, ca să fie moştenirea lor, după numărul numelor.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Temle naj se razdeli dežela v dediščino po številu imen.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Těmto rozdělena bude země k dědictví podlé počtu jmen.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Til dem skal Landet udskiftes til Arv og Eje efter de optalte Navne.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Týmto bude rozdelená zem do dedičstva podľa počtu mien.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.Εις τουτους θελει μοιρασθη η γη εις κληρονομιαν κατα τον αριθμον των ονοματων αυτων
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.На тях нека се раздели земята за наследство, според числото на имената им.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.сим в удел должно разделить землю по числу имен;
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.לאלה תחלק הארץ בנחלה במספר שמות׃
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.لهؤلاء تقسم الارض نصيبا على عدد الاسماء.
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.你 要 按 著 人 名 的 數 目 、 將 地 分 給 這 些 人 為 業
‹‹Adlarının sayısına göre ülke bunlara pay olarak bölüştürülecek.你 要 按 著 人名 的 數目 、 將地 分給這 些 人 為業
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Derweil sieht der Weltraum für uns im Grunde endlich aus.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.En attendant, l'espace nous semble limité, en principe.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Entre tanto, desde todo punto de vista, vemos el espacio como finito.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Entretanto, em todo o caso, o espaço a nós parece-nos finito.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Imens, til alle hensigter og formål, ser rummet endeligt ud for os.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Între timp, concret, nouă spaţiul ne apare finit.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.그러나 우리 인간에 관한 한 우주는 한정된 것으로 보입니다.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Medtem, za vse namene in namere, prostor vidimo kot končen.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Miközben minden tekintetben, az űr végesnek tűnik számunkra.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Na druhej strane sa nám priestor zdá byť v každom zmysle konečný.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Nel frattempo, per tutte le intenzioni e gli scopi, lo spazio ci sembra finito.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Ondertussen ziet de ruimte er voor ons eindig uit.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Prozatím vypadá vesmír ve všech směrech konečný.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Samtidigt, när allting kommer kring, ser rymden ändlig ut för oss.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Sementara itu, karena beberapa maksud dan tujuan, luar angkasa tampak terbatas bagi kita.