Havalimanında bazılarının valizleri kayboldu bunlara tahammül edemem.Kaikkien matkalaukkujen omistajat eivät olleet lennolla mukana.
Ancak bütün bunlara rağmen Avrupa'da barış uzun ömürlü olmadı.Nämä saavutukset eivät kuitenkaan vakiinnuttaneet kestävää rauhaa Euroopassa.
Bunlara örnek olarak düğünler,cenazeler ve merasim törenleridir.Esimerkkejä olivat hääjuhlien järjestelyt ja hautajaispidot.
Bunlara takım adı verilir.Näille annetaan nimetä.
Bunlara benzer birçok örnek mevcuttur.Vastaavanlaisia esimerkkejä on lukuisia.
Tüm bunlara karşın, yaşam süresinde bir kısalma beklenmez.Sairauden ei kuitenkaan katsota lyhentävän odotettavissa olevaa elinaikaa.
Bu nedenle bunlara fenotipik yöntemler de denilir.Noemat ovat siis ilmiöitä ymmärrettynä.
Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.Siihen lisättiin muita tiedekuntia myöhemmin.
Bunlara halk arasında 93 Muhacirleri veya yanlış biçimde Kars Muhacirleri denilmektedir.Siihen kuuluu 39 lajia risteymälajeja huomioimatta.
Bunlara arasında Juan Gris, Pablo Picasso ve çok yakın arkadaşı olan Amedeo Modigliani bulunmaktaydı.Pariisissa hänen tuttavapiiriinsä kuuluivat Juan Gris, Pablo Picasso ja Amedeo Modigliani.
Bunlara ek olarak birçok dermatolojik rahatsızlık gündelik yaşantımızda karşımıza çıkabilir.Dermatillomania häiritsee usein päivittäistä elämää.
Bunlara yayla verdiler.He saivat tältä avaimet.
Ama Penelope bunlara da inanmaz.Flynn itse ei usko tähän.
F-16 bunlara örnektir.F-16 valittiin näistä kahdesta.
Bunlara göre insan bedeni yok olduktan sonra ruh, Tanrı'ya dönecektir.Ihmisen sielun katsotaan olevan kuolematon ja ruumiin elämän päättyessä sielu palaa takaisin Jumalan luo.
Bunlara ek olarak üç araştırma enstitüsü bulunmaktadır.Käytössä on siis kolme tutkimuskokonaisuutta.
Romalılar hemen bunlara taarruz ettiler.Roomalaiset kuitenkin kukistivat sen nopeasti.
Bunlara radyonüklit denir.Niitä sanotaan nykyisin radioaalloiksi.
Bunlara Rafael Maroto komuta etmektedir.Rojalistien armeijaa johti Rafael Maroto.
Bunlara rağmen kesinlikle incitmiyor..." yorumunu yaptı.Loukkasin häntä, vaikka en tarkoittanut.»
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Sisällä oli usein kylpyhuone ja käymälä.
Tüm bunlara bir de zevkli dizeler eklenince, birinci sınıf bir iş ortaya çıkmış." dedi.Tuloksena on pettymyksen tuottava puhelin, oli hinta mikä hyvänsä.”
Bütün bunlara karşın‚ takımı ayakta tutabilmenin külfeti giderek artıyordu.Kappale kokonaisuudessaan kuului: »Kansainvälisen moninkeskeisen systeemin ylläpitäminen käy yhä vaikeammaksi.
Tüm bunlara rağmen Ninurta asla unutulmamıştır.Sitä ei ole koskaan suomennettu kokonaan.
Bunlara Buz dereleri denir.Niitä sanotaankin jääjättiläisiksi.
Geminin yakıtının da sarsıntı nedeniyle açığa çıkıp bunlara güvertede karışması nedeniyle bir parlama oluştu.Tuli kuitenkin levisi myös itse alukseen ilmeisesti sen kannella olleen polttoaineen syttymisen vuoksi.
Bunlara bağlı küçük taksi yolları da inşa edilecek.Nämä tiet yhdistävä keskustan osuus on rakenteilla.
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.Raportteja virtasi lehdille ja viranomaisille kesällä miltei päivittäin.
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.Η δέσμη αποτελείται από 17 στόχους και 169 συνδεόμενους σκοπούς με αυτούς τους στόχους.
Bunlara DVD-Ram dahil değildir.Δεν είναι διαθέσιμο σε DVD.
Edward Cole bunlara kendince bir şeyler ekler.Επίσης, ο Φιλ Κόλινς έπαιξε τον εαυτό του.
Bunlara rağmen cemiyetin kurucuları arasında tek bir kadın bile bulunmuyordu.Λένε όμως ότι δεν πιάστηκε ούτε μια γυναίκα εκτός από την Καλλιπάτειρα.
Bunlara çok sayıda ceset gömülüdür.Σημαντικός αριθμός πριγκίπων ήσαν θαμμένοι εντός αυτού.
Tüm bunlara rağmen hâlen eski ihtişamının izlerini taşımaktadır.Όμως έχουν απομείνει κάποια ίχνη του πλούσιου παρελθόντος της.
Bunlara sinoptikler denir.Πώς ονομάζονται οι σήραγγες στα Τέμπη.
Tüm bunlara rağmen tartışmalar/ şüpheler halen devam etmektedir.Παρ' όλα αυτά, οι πολιτικές του απόψεις και πεποιθήσεις παραμένουν αμφιλεγόμενες.
Bunlara seri bağlantılı görevler denir.Τα σημεία αυτά ονομάζονται δεσμοί.
Bunlara benzer atasözlerini bütün dillerde bulmak mümkündür.Το ενδιαφέρον είναι ότι η εικόνα μπορεί να αποδοθεί σε όλες τις γλώσσες με τον ίδιο τρόπο.
Bunlara NPN bileşikleri de denilir.Τέτοια προβλήματα λέγονται NP-ενδιάμεσα.
Bunlara benzer birçok örnek mevcuttur.Υπάρχουν πολλά τέτοια παραδείγματα.
Ancak tüm bunlara rağmen, şarkı beklenilen zirveye ulaşamamıştır.Τελικά, παρά τα θετικά σχόλια, το τραγούδι δεν πέρασε στον τελικό.
Salgınlar dünya çapına yayıldıysa bunlara pandemi denir.Hvis sygdomsudbredelsen bliver verdensomspændende, kalder man det en pandemi.
Tüm bunlara karşın Moskova Savunması, Mihver kuvvetlerin istilasına karşı direnmenin bir sembolü oldu.Alligevel blev forsvaret af Moskva et symbol på sovjetisk modstand mod de invaderende aksestyrker.
Kariyeri boyunca çeşitli ödüller kazandı, bunlara bir Oscar, bir Altın Küre ve bir Emmy dahildir.I løbet af sin karriere har han vundet flere priser, herunder en Oscar, en Golden Globe og en Emmy Award.
Tüm bunlara rağmen Ninurta asla unutulmamıştır.Trods det er de ved at blive glemt.
Bunlara çikolata kistleri denir.Resten kaldes kakaopulver.
Bunlara "Yapılmamış Resimler" adını verdi.Han benævnte dette "det skyggeløse maleri".
Bunlara sonradan Hayat Spor ve Ayna da eklendi.Programmet blev senere udvidet med VisiWord og VisiBase.
Ama bütün bunlara rağmen yayımlanan çizgiler lisanslı idi.Uanset dette er videredistribution altid tilladt.
Bunlara ek olarak 1974'te Poitiers'te felsefe dalında Fransızca master derecesi elde etmiştir.Yderligere fik hun i 1974 en grad i filosofi ved Université de Poitiers.
Biz her defasında bunlara gereken cevabı verdik.Ud givet samtlige gange efter.
Bunlara örnekler; Point Break ve My Own Private Idaho'dur.Han kan blandt andet ses i The Big Lebowski, Tilbage til fremtiden II og My Own Private Idaho.
Başlangıçta, V. Behram ve II. Yezdigirt, bunlara kesin mağlubiyeti zorla kabul ettirdi ve doğu tarafına sürdü.I begyndelsen påførte Bahram 5. og Yazdegerd 2. dem en række alvorlige nederlag og drev dem tilbage mod øst.
Bunlara yıldız lekeleri denir.Det kalder man en stjerneskudssværm.
Bunlara da L1 ve L2 diyelim.Ledningerne L1, L2 og L3 betegnes "faser".
Bunlara NPN bileşikleri de denilir.Det gælder også de såkaldte NPK-gødninger.
Bunlara referans sistemi denilmektedir.Et sådant koordinatsystem kaldes et referencesystem.
Tüm bunlara rağmen 1916 daha karmaşık bir yıl olacaktı.Men alligevel, året 1416 var noget nyt begynt.
Bunlara uygun olarak Amalrik Kahire'de bir Haçlı birliği geride bırakmıştı.For sikkerheds skyld sendte de alligevel en delegation til oraklet i Delfi.
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.Mange af de vigtigste forslag i de 17 nye udviklingsmål og 169 delmål bygger på 2015-målene.