bunlar ile cümle

bunlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunların 13.679'u yargısız infaz sonucu öldürüldü.This action indirectly weakened Executive Order 13672.
Sonuç olarak bütün bunlar efsanedir, hakikatten uzaktır."So, from that standpoint, there is some truth and good in everything."
Bunlardan yalnızca dördü Mindanao adasında değildir.Only three clubs are outside the city of Mindelo.
Bunların bazıları sonradan İslâmî ögeler ile değiştirilmiştir.There were other Muslim instructors besides him.
Bunlardan birincisi John Locke'tu.The first mayor was John Lockey.
Bunlar Behire, Memduha, Beyza, Refika ve Afife adlarındaki genç Türk kızlarıydı.They were young Turkish girls named Behire, Memduha, Beyza, Refika and Afife.
Bunların yanında Fransa, İspanya ve Portekiz ile de deniz ticareti yapılmaktaydı.In addition, there was trade with France, Spain and Portugal.
Bunlar bir sıra Gerçek zamanlı ve kayıtlanmış savaş alanı bilgi kaynaklarına bağlanacak.These will be linked to an array of real-time and archived battlefield information resources.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?As I won’t tolerate disagreement, I easily forgive those, who insult me.
Bunlar arasından kendi seçtiği 817 tanesi 1998'de Haiku: This Other World adıyla yayımlandı.In 1998 a book was published (Haiku: This Other World) with 817 of his own favorite haikus.
Bunlara şu anda Araplar denmektedir.Nowadays the inhabitants consider themselves Arabs.
Bunların yaklaşık 17.000 kişisi 18 yaşın altında.Among them were 174 children below 18.
"Şimdi bunlar konuşuluyor"."Now You're Talking".
Bunlar tamamıyla Dolby Digital Live'ı destekliyordu."Dolby Digital Live".
Bunlara karşın albüm sevilmiştir.But I liked the album.
Bunlar tepeden aşağıya doğru yürümüşlerdir.Things went down hill from there.
Ayrıca bunlar St. Ambrosse Bazilikasında bir mezarda süsleme motifi olarak kullanılmıştır.They also appear as a repeating ornamental motif on a tomb in the Basilica of St. Ambrose in Milan.
Bunlardan birisi gövdesinin içinde bulunan arıların balları nedeniyle kurumuştur.And some of them, setting out from thence, settled among the Sabines.
Bunlar söylenti ya da efsane.Is it art or madness?
Bunlara slider denir.Slides here.
Bunlar laboratuvarda geliştirilerek yaygın kullanılan ilk aşılardı.They were the first widely used vaccine that was made in a laboratory.
Bunların bazıları Ariolasoft, Ziggurat ve Sepulcri Scelerati tarafından yayınlandı.Some of these were published by Ariolasoft, Sepulcri Scelerati and Ziggurat.
Bunların içinden Bengi ve İkili Güvende ünlüdür.Kutty forgives her and the two reunite with each other.
20th Century Fox, sonradan bu ürünleri üretenlere dava açtı ve üreticiler, bunları üretmeyi bıraktı.20th Century Fox sued the creator of the shirts, who eventually agreed to stop making them.
Bunların dörtte üçü, başta Lower East Side olmak üzere New York'a yerleşti.An estimated three-quarters of them settled in New York City, primarily in the Lower East Side.
Bunlarında pek çoğu "Masonik Tapınaklar" olarak adlandırılmaya başlandı.These too began to be known as "Masonic Temples".
Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.That’s of course, if you believe them.
Birkaç BBT önerildi ki bunların çoğuda gerçek manyetik tek kutuplu parçacığın varlığını ima etti.Several GUTs were proposed, most of which implied the presence of a real magnetic monopole particle.
Bunların da sağlığa faydalı olabilecekleri yönünde gittikçe daha kesin işaretler vardır.According to the Qur'an, he is nearer to a person than that person's jugular vein.
Bu sebebple bunları kimin yaptığını söylemek zordur.I'm asking who knows this for certain.
Bunların görülme sıklığıda %1 den daha azdır.Usually the draft is not less than 1%.
Bunların çocukları Avrupa'da okuyor ancak bizim çocuklarımızın okula gitmemesini istiyorlar.We want to take these kids, make sure they go to college...
Bunlar, Makedonya’nın birinci derece idari bölgeleridirler.It is the first university ranking in Macedonia.
Bunlardan beşi Budist tapınağı, biri Şinto tapınağı, biri saray ve biri de bakir ormandır.Five are Buddhist temples, one is a Shinto shrine, one is a Palace and one a primeval forest.
Minnie bunlara kahkahalarla güler.Andie just laughs it off.
Bunların en küçüğü galaksi gruplarıdır.Groups of galaxies are the smallest aggregates of galaxies.
En iyi arkadaşı olan Rosa Abendanon bunlardan biriydi.One of them, a girl by the name of Rosa Abendanon, became a close friend.
Ayrıca kril de tüketebilirler, ama bunlar beslenme düzenleri açısından o kadar da önemli değildir.They may also consume krill, but these are probably not important in their diet.
Bunların içinde pazarlama teknikleri ve halkla ilişkiler yöntemlerini gelişmenin yolları da vardır.Also ways of improving their marketing techniques and public relations, in order to increase sales.
Bunları kendi kendine yapması mümkün değildi.They were confident they could do it themselves.
Bunlara örnek olarak Jean Dubuffet veya Anselm Kiefer'in eserleri verilebilir.Examples of this are the works of Jean Dubuffet or Anselm Kiefer.
Bunların sadece ikisi ABD'de kullanılmaktadır.Only these two are available in the United States.
Bunları hatırlamak için fotoğraf çeker, yazı yazar.They are going to have to write the stuff and do it.
Bunlar birbiri ardından hiç direniş görmeden kale ve şehirleri teslim almaya başladılar.However, they withdrew and surrendered the town without a fight.
Bunlar Türklerin “kızım” dediği yerde “xızım” derler.They say "xızım", whereas Turks say "kızım" (my daughter).
Bunlar nasıl, ne vakit yapıldı, edildi?What have they agreed to do and by when?
Beğeni görebilen şeyler bunlar büyük bir şehirde.From it you can appreciate a great view of the city.
Köye ait kösedağda birçok yayla mevcuttur bunların bir kısmı halen günümüzde faaldir.The hotel held a number of amenities throughout the neighborhood, many of which still survive today.
Bunların bazıları dev kuruluşlardı.Each of these programs was enormous.
Radiosity ve foton haritalandırması bunlar arasında en çok kullanılan iki yöntemdir.Radiosity and photon mapping are two commonly used methods.
Bunları bir nebze azaltabilmek için çalışmalar yapılıyordu.We were trying to calm things down a bit though.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.It finds its food on the land.
Bunlar genellikle Konfüçyüsçü, Budist veya Taoisttir.The Chinese are generally Buddhists or Taoists.
Şaron’un ziyareti bunlara rağmen sessiz ve düzgün bir şekilde gerçekleşti.Still, Sharon's deportment was quiet and dignified.
Bunlardan biri bendim.I was one of them.
Bunların üçü de standart şartlar altında refrakter metallerdir.They all are silvery-white metals under standard conditions.
Bunların dışında kendi adını taşıyan bir de solo albümü bulunmaktadır.He is the only companion of Muhammad whose name appears in the Quran.
Siz bunları anlar ve elinizden geldiği kadar bunların sizi savurmasını engellemeye çalışırsınız.They want you to "Shake It," and deliver on all counts.
DVD-RAM bunların dışındadır.All on DVD except where noted.
Bunlar “Primer Suksesyon” ve “Sekonder Suksesyon” dur.Call one of the outcomes "success" and the other outcome "failure".

İlgili Sayfalar