bunlar ile cümle

bunlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunların hepsini yaptılar ve yapıyorlar.So they all do it, and they find them!
Eritre altı bölgeye (zobas) ve bunlarda ilçelere ("sub-zobas") bölünür.Eritrea is divided into six regions (zobas) and subdivided into subregions ("sub-zobas").
Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında 157.261 uçak üretildi ve bunların 125.655'i savaş uçağıydı.Some 157,261 machines were produced during the Great Patriotic War, 125,655 being of combat types.
Bunların her ikisi de büyük bir saygı, onur ve kıvançla, ayrıca dostlarla geri dönmüştür.Both return with enhanced honor, but also with companions.
Bunlara örnekler Çin, Siam Japonya ve Türkiye'dir.Such examples are China, Siam and Japan.
Bunlar 'MUTO'lardır.We are the mutants.
Bunlardan ikisi bu işkence sırasında öldü.Two of them died during the tortures.
Bunların çoğundan alet olarak yararlanılmamaıştır.Most of these were not utilized as instruments.
Bunların yoklukları kozmolojideki monopol problemi olarak bilinir.Their absence is known as the monopole problem in cosmology.
Will ise bunların rasından beni prodüksiyon eden tek kişi oldu.Will’s the only producer that produced me.
Bunlar HP, ilk IP, ikinci IP ve LP türbinleridir.They are the HP, 1st IP, 2nd IP, and LP turbines.
Bunlardan biri için Rus hükümetinin destek rolü vardır.One of them is the supporting role of the Russian Government.
Bunlara Legio XXX Ulpia Victrix ve Legio X Fretensis dahildir.These included the Legio XXX Ulpia Victrix and the Legio X Fretensis.
Bunlardan en büyükleri Reebok, DHL ve Kloosterboer firmalarıdır.The biggest are Reebok, DHL and Kloosterboer.
Bunlara Peedy, Merlin, Genie ve Robby denir.These are called Peedy, Merlin, Genie, and Robby.
Bunların %1'inin radyasyondan kaynaklanan hastalıkları olduğu kabul edilmiştir.The government of Japan recognizes about 1% of these as having illnesses caused by radiation.
Bunları yere koyduğu anda, yaratıklar canlanmakta ve insanlara dönüşmektedir.Once they are formed, they become living beings.
Bunlar yaygın olarak küçük yapılandırılmış bilgisayar sistemlerinde kullanılır.They are commonly used in small-configured computer systems.
Bunlar, yüksek değerli Çin sert hamur porselen’i ni taklit etmek için bir uğraşta geliştirildi.Again, these were developed in an effort to imitate high-valued Chinese hard-paste porcelain.
Bunlar: STR (Strength) (Güç) Saldırı gücünüzü ve taşıyabileceğiniz en yüksek ağırlığı etkiler.That mighty conqueror who dared to claim The right to bind thee.
Bunlar 1980 Genel Konferans Oturumu’nda tartışılarak kabul edilmişti.They were discussed and adopted at the 1980 General Conference Session.
Yıllar sonra Senatör Daniel Patrick Moynihan bunları "temelsiz dedikodular" olarak nitelendirdi.(Decades later Senator Daniel Patrick Moynihan called it "baseless corridor talk.")
Bunlar, göçmen çekirgelerinin yaptığı deri değişimine uyar.And then changes his opinion based on what they told him!"
Bunlardan en büyük olanı ise Okinawa Adası'dır.The largest is Okinawa Island.
Tüm bunlardan başka Ambiorix tam donanımlı bir Roma lejyonunu ve beş kohortu yok etmişti.Ambiorix had killed a whole Roman legion and five cohorts.
Dört tane albüm yayınladı, bunlardan bir tanesi internet sadece yayınlandı.She has released four albums, one of which was an internet only release.
Bunlara ek olarak İsrail'de, insan hakları, kadın hakları ve LGBT haklarını savundu.In Israel she has also campaigned for Human Rights, Women's Rights, and LGBT rights.
Bunların üçü birdir.These three are one.
90'larda tekno ve rave cereyan ediyordu, bunların birçok farklı türü de vardı.Techno and rave were happening in the 90s and had a lot of different forms.
Demir Kubbe bunlardan 184’ünü engelledi.Iron Dome intercepted 184 of these.
Bunlara denizaltı vadileri de denir.That is what they called the submarine.
Bunların terbiye ve tahsili âtîde bir kavmin saadet hâlini temin eder.(..)They will earn his forgiveness and this world will be entrusted to man.
Bunların arasındaki sınır bazen circle of confusion la tanımlanır.The border between these conditions is sometimes defined via a circle of confusion criterion.
Bunların ikisi de 1950'lerden beri büyük oranda iyileşmiştir.Both have improved significantly since the 1950s.
Bunlar ise Ova Hakları (平埔族, Pinpu zu) olarak adlandırılır.Such, indeed, are the attributes of the divinity, the name being Alcis.
Bunlar, biraz daha yaygındır.These are somewhat more common.
Bunlar yeniden dirilmeyi ve ahireti reddederler.But they were set upon and driven back.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.They are thus not recommended for people with cardiovascular disease.
Bunların, başlatılması zaman almayan basit uygulamalar olması amaçlanmıştır.These are intended to be simple applications that do not take time to launch.
Federer 1998-2002 arasında 10 final gördü ve bunların 4'ünü kazanıp 6'sını kaybetti.Federer made ten singles finals between 1998 and 2002, of which he won four and lost six.
Bunların ilk üçü 1988 - 1996 yılları arasında filme çekilmiştir.Of these, the first three were produced as films between 1988 and 1996.
Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin.When the fruit are ripe they will fall down to the ground.
Bunlar genellikle normalde kapalı, ortak ve normalde açık (NO-C-NC) olarak etiketlenirler.These terminals are usually labelled as normally open, common, and normally closed (NO-C-NC).
Bir abisi ve iki kız kardeşi vardı bunlar; John, Isobel and Elizabeth'tir.He had one brother and two sisters: John, Isobel and Elizabeth.
Bunlar arasında William Farnsworth ile kardeşi Cyrus da bulunuyordu.These included William Farnsworth and his brother Cyrus.
Bunlar arasında Marenka ve Jenik de bulunmaktadır.Among them are Mařenka and Jeník.
Şaşırtıcı olarak bunlar kültür ve psikoloji odaklı tarihlerdir.Surprisingly these include culturally and psychologically focused history.
(İşte) bunlar, (sana gönderilen) Kur’an’ın ve o apaçık Kitâb’ın âyetleridir.Notable among them are charity (Sadaqah) and recitation of the Quran.
Tüm bunlar Alman istihbaratı tarafıdan biliniyordu.All this was known to German intelligence.
Bunlar ve Carbon-14 testleri adada Neolitik dönemden itibaren yerleşimlerin olduğunu gösterir.These and Carbon-14 dating indicated that the island has been settled since the Neolithic period.
Bunlar arasında demir ve kükürt Jiangsu bölgesinde bulunanın %40'ını karşılık gelmektedir.Among them, iron and sulfur reserves make up 40 percent of those of Jiangsu province.
İşte bunların ispatı delil ile olur.Then, the reason for that is revealed.
Bunların hepsi salih kimselerden idi.Each one was of the righteous."
Bütün bunlara yeni kız arkadaşı da dâhil."This whole situation involves a new girlfriend."
Bunlara bir korku yoktur ve bunlar mahzun da olmayacaklardır."And there will be no fear for them, nor will they grieve.
Bunlar Dünya'daki en eski dini mekanlar arasındadır.They are amongst the most ancient religious sites on Earth.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Shall we behead him or no?”
Ancak, Clara bunları görmezden gelir ve Danny'ye odaklanır.However, Clara deliberately ignores them, continuing to focus on Danny.
Bunlar gösterisi Dünyalar içinde Bizim Gözler temeli vardı.These were the foundation for the show Worlds in Our Eyes.
Alüminyum hidritler ve bunların çeşitli kompleksleri uzun zamandır bilinmektedir.Aluminium hydrides and various complexes thereof have long been known.

İlgili Sayfalar