‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?Não se dará resposta � multidão de palavras? ou será justificado o homem falador?
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?--¿No ha de tener respuesta tal abundancia de palabras? ¿Habrá de salir justificado el charlatán
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?,,Să rămînă această năvală de cuvinte fără răspuns, şi să creadă limbutul că are dreptate?
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?"Skal en Ordgyder ej have Svar, skal en Mundheld vel have Ret?
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?Skall sådant ordflöde bliva utan svar och en så stortalig man få rätt?
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?Skulde en ordflom bli uten svar, eller en ordgyter få rett?
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?Wenn einer lang geredet, muß er nicht auch hören? Muß denn ein Schwätzer immer recht haben?
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?Zdaliž k mnohým slovům nemá odpovědíno býti? Aneb zdali člověk mnohomluvný práv zůstane?
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?Δεν διδεται αποκρισις εις το πληθος των λογων; και ο πολυλογος θελει δικαιωθη;
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?Не трябва ли да се отговори на многото думи? Бива ли да се оправдае словоохотлив човек?
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?разве на множество слов нельзя дать ответа, и разве человек многоречивый прав?
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?הרב דברים לא יענה ואם איש שפתים יצדק׃
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?أكثرة الكلام لا يجاوب ام رجل مهذار يتبرر.
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?這 許 多 的 言 語 、 豈 不 該 回 答 麼 . 多 嘴 多 舌 的 人 、 豈 可 稱 為 義 麼
‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Çok konuşan haklı mı sayılsın?這許 多 的 言語 、 豈不該回答 麼 . 多嘴多舌 的 人 、 豈可稱為 義麼
Bunca yıldır aradığı vücudu dostlarına yardım için öylece bıraktı.Ele abandonou o corpo que tem procurado estes anos todos para poder ajudar os amigos.
Bunca yıldır aradığı vücudu dostlarına yardım için öylece bıraktı.Ha abbandonato il corpo che ha cercato per tutti questi anni, per poter aiutare i suoi amici.
Bunca yıldır aradığı vücudu dostlarına yardım için öylece bıraktı.Ha dejado atrás el cuerpo que ha buscado tantos años , para ayudar a sus amigos.
Bunca yıldır aradığı vücudu dostlarına yardım için öylece bıraktı.Han forlod sin krop, som han har ledt efter så længe, - - for at hjælpe sine venner.
Bunca yıldır aradığı vücudu dostlarına yardım için öylece bıraktı.Hän jätti ruumiin, jota hän on etsinyt vuosia- -voidakseen auttaa ystäviään.
Bunca yıldır aradığı vücudu dostlarına yardım için öylece bıraktı.Han lämnade sin kropp som han har sökt efter så länge- -för att hjälpa sina vänner.
Bunca yıldır aradığı vücudu dostlarına yardım için öylece bıraktı.Zostawił ciało, którego szukał tyle lat, żeby pomóc przyjaciołom.
Bunca yıldır aradığı vücudu dostlarına yardım için öylece bıraktı.Άφησε πίσω το σώμα που έψαχνε όλα αυτά τα χρόνια για να βοηθήσει τους φίλους του.
Bunca yıldır aradığı vücudu dostlarına yardım için öylece bıraktı.Он оставил там тело, которое искал столько лет, чтобы помочь своим друзьям.
Bunca yıldır bunun üstesinden gelmeye çalışıyorum.Cela m'a pris toutes ces années pour la traverser.
Bunca yıldır bunun üstesinden gelmeye çalışıyorum.În toţi aceşti ani, am încercat să trec peste...
Bunca yıl içinde수년에 걸쳐,
Bunca yıl içindeאז אני יכול לומר שלאורך השנים,
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Als unternehmer habe ich gelernt, dass die Menschen am wichtigsten sind.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Facand afaceri si tot, am invatat ca oamenii sunnt factorul cel mai important.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Facendo affari, ho imparato che le persone sono il fattore più importante.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Kot poslovnež sem spoznal, da so najpomembnejši ljudje.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Làm kinh doanh vào sau tất cả, tôi đã học được rằng con người là yếu tố quan trọng nhất.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Melakukan bisnis dan segala hal, saya telah belajar bahwa manusia adalah faktor yang paling penting.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Na het doen van zaken en zo, heb ik geleerd dat de mensen de belangrijkste factor zijn.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Pendant mon travail, j'ai appris que ces gens sont les facteurs les plus importants.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Pracując w biznesie, nauczyłem się, że ludzie są najważniejszym elementem.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Under mitt affärsliv och allt, så har jag lärt mig att den viktigaste faktorn är människor.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Κανονίζοντας δουλειές και όλα αυτά, έμαθα πως οι άνθρωποι είναι οι πιο σημαντικοί παράγοντες.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Занимаясь бизнесом, я понял, что такие люди очень важны.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas..במהלך העסקים שלי, למדתי שהאנשים הם הגורם החשוב ביותר
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.العمل بالاقتصاد وكل هذا, لقد تعلمت بأن الناس هم أهم عامل
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.賢い人 1人で 100人分の働きが出来るんです
Bunca yıl onu... ...büyütmek için çabaladılar ve şimdi o öldü.Moi aussi, j'ai un enfant.
Bunca yıl onu yetiştirmek zor olmuş olmalı.Dis donc, tu as dû trimer dur pour en faire ce qu'il est !
Bunca yıl onu yetiştirmek zor olmuş olmalı.Nie narzekam na samotnoœæ.
Bunca yıl onu yetiştirmek zor olmuş olmalı.Тебе, должно быть, трудно было растить его все эти годы.
Bunca yıl sonra aynı yaklaşım sürüyor.Depuis longtemps, la même attitude prédomine
Bunca yıl sonra aynı yaklaşım sürüyor.Luego de todos estos años, la misma actitud prevalece.
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?Apa yang dia katakan tentang hal ini bertahun-tahun kemudian?
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?Ce are el de spus despre asta după toţi aceşti ani?
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?Che cosa ha da dire al riguardo dopo tutti questi anni?
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?Čo na to vraví celé roky po udalosti?
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?Co o tom po všech těch letech říká?
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?Hvad har han at sige om det alle disse år senere?
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?Kaj ima za povedati po vseh teh letih?
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?그런 그가 뭐라는 거죠?
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?lo perdió todo. perdió su dinero, perdió su poder
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?Mi mondanivalója lehet erről ennyi évvel később?
Bunca yıl sonra ne demek zorunda?Mitä sanottavaa hänellä on asiasta kaikkien näiden vuosien kuluttua?