Ana içeriğe geç
Sözlük

bunca ile cümle

bunca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.És noha õ ennyi jelt tett vala elõttük, mégsem hivének õ benne:
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.In dasi je toliko čudežev storil vpričo njih, niso verovali vanj,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Ja vaikka hän oli tehnyt niin monta tunnustekoa heidän nähtensä, eivät he uskoneet häneen,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.이렇게 많은 표적을 저희 앞에서 행하셨으나 저를 믿지 아니하니
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Măcar că făsese atîtea semne înaintea lor, tot nu credeau în El,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Malgré tant de miracles qu`il avait faits en leur présence, ils ne croyaient pas en lui,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Men enda han hadde gjort så mange tegn for deres øine, trodde de ikke på ham,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Men endskønt han havde gjort så mange Tegn for deres Øjne, troede de dog ikke på ham,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Men fastän han hade gjort så många tecken inför dem, trodde de icke på honom.
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Pero a pesar de haber hecho tantas señales delante de ellos, no creían en él
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Sebbene avesse compiuto tanti segni davanti a loro, non credevano in lui
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Vả , dẫu Ngài đã làm bấy_nhiêu phép lạ trước mặt chúng , họ cũng không tin Ngài ,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Vả, dẫu Ngài đã làm bấy nhiêu phép lạ trước mặt chúng, họ cũng không tin Ngài,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Walaupun sudah banyak keajaiban yang dibuat Yesus di depan mereka, mereka tidak percaya kepada-Nya
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Αλλ' ενω εκαμε τοσα θαυματα εμπροσθεν αυτων, δεν επιστευον εις αυτον
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Столько чудес сотворил Он пред ними, и они не веровали в Него,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Хоч стільки ознак зробив перед ними, не увірували в Него,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.רבים האתות אשר עשה לעיניהם ובכל זאת לא האמינו בו׃
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.ومع انه كان قد صنع امامهم آيات هذا عددها لم يؤمنوا به.
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.耶 穌 說 了 這 話 、 就 離 開 他 們 、 隱 藏 了 。 他 雖 然 在 他 們 面 前 行 了 許 多 神 蹟 、 他 們 還 是 不 信 他
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.耶穌說 了 這話 、 就 離開 他 們 、 隱 藏 了 。 他 雖然 在 他 們 面前 行了 許多 神蹟 、 他 們還 是 不 信 他
Hayır, bunca yolu geldin.Ce n'est rien.
Hayır, bunca yolu geldin. Gitmeyeceğimi nereden çıkardın? Gitmek zorundayım.لا, لقد قطعت كل هذه المسافة, ماذا تقصد بأني لا اريد الذهاب؟
Hayır, bunca yolu geldin.Ne foglalkozzon vele.
Hayır, bunca yolu geldin.Όχι. Ήρθα μέχρι εδώ.
Her şeyin başladığı Orta Doğu'yu ele alalım, bunca zamandır tamamen yanlış anladığımız이 모든 일들이 시작된 중동의 예를 들어보겠습니다. 우리는 오랫동안 중동에 대해
Her şeyin başladığı Orta Doğu'yu ele alalım, bunca zamandır tamamen yanlış anladığımızOtt kezdem, ahol az egész kezdődött, Közel-Keleten. Sok éven keresztül teljesen félreismertük
Her şeyin başladığı Orta Doğu'yu ele alalım, bunca zamandır tamamen yanlış anladığımızУсе почалося на Близькому Сході. Упродовж стількох років ми цілковито хибно сприймали Близький Схід.
Her şeyin başladığı Orta Doğu'yu ele alalım, bunca zamandır tamamen yanlış anladığımızאתחיל מהמזרח התיכון, שבו הכל התחיל. במשך שנים חיינו עם רושם מוטעה לגמרי
Her şeyin başladığı Orta Doğu'yu ele alalım, bunca zamandır tamamen yanlış anladığımızو سوف ابدأ من حيث بدأت القصة في الشرق الأوسط، و لسنوات عدة ، و نحن نعيش بخطأ بيَن
Her şeyin başladığı Orta Doğu'yu ele alalım, bunca zamandır tamamen yanlış anladığımız我々は 中東に対して完全に間違ったイメージを 持ってきました
İnsanların hissettiği ve bu ülkede bunca senedir inkar edilen tüm acıları dile getiriyorlar.누가 그들에 게 들어, 그들은 그들의 고통을 똑 고통을 거부이 나라 너무 오래 되었습니다.
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?JiHoo... ali je vedel za to ves ta čas?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?Ji Hoo...celý čas o tomto všetkom vedel?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?Ji Hoo ... er muss es gewusst haben?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?Ji Hoo... Il était au courant? maintenant, sa récente dépression est expliquée.
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?Ji Hoo... Không biết cậu ấy có biết chuyện này từ trước không?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?Ji Hoo.. lehet, hogy ő mindvégig tudott erről?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?Ji Hoo...lo sapeva già?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?Ji Hoo stia despre asta?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?JiHoo... Tiesikö hän tästä koko ajan?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?JiHoo.... věděl o tom celou dobu?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?JiHoo.... visste han det här hela tiden?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?JiHu . . . apakah dia tahu mengenai ini selama ini?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?Ο ΤζιΧου...ήξερε για όλα αυτά από την αρχή?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?ДжиХу... знал ли он об этом все это время?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?גי הו......ידע על כל זה כל הזמן הזה?
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?جي هو هل كان يعرف كل هذا من قبل؟
JiHoo...bunca zaman biliyor olmali?近頃の落ち込みようが やっと分かったぜ
Komşularımız kulak kesildi, bizi dinliyor dünya... Ey meydan... bunca zamandır neredeydin?Ya El Midan...wo warst du so lange
MALCOLM X: " Nasıl olur da, böylesine az sayıdaki beyaz insanlar, bunca siyahi insana hükmeder?Wie konnten so wenige Weiße über so viele Schwarze herrschen?
MALCOLM X: " Nasıl olur da, böylesine az sayıdaki beyaz insanlar, bunca siyahi insana hükmeder?말 콤 x: "어떻게 수 몇 백인들 규칙 너무 많은 흑인?
Mesaj bana geldiğinde bu olmaz diyordum. Çünkü ben bunca zamandır arıyordum.Toen ik het bericht kreeg, kon ik het niet geloven, want ik zocht al zo lang.
Mesaj bana geldiğinde bu olmaz diyordum. Çünkü ben bunca zamandır arıyordum.Когато получих това съобщение, първоначално не повярвах.
Neden onlara sayfaları göstermek dururken işle ilgili bunca soru soruyordum?De ce pun atâtea întrebari legate de afacere, în loc să le arăt pagini?
Neden onlara sayfaları göstermek dururken işle ilgili bunca soru soruyordum?Dlaczego zadaję te wszystkie biznesowe pytania, zamiast po prostu pokazywać im strony?
Neden onlara sayfaları göstermek dururken işle ilgili bunca soru soruyordum?왜 제가 디자인을 보여줄 생각은 안하고, 비즈니스와 관련된 이런 질문을 하고 있을까요?
Neden onlara sayfaları göstermek dururken işle ilgili bunca soru soruyordum?Mengapa saya menanyakan pertanyaan bisnis seperti ini, bukan menunjukkan surat kabarnya kepada mereka?
Neden onlara sayfaları göstermek dururken işle ilgili bunca soru soruyordum?Minek teszem fel ezt a csomó üzleti kérdést, ahelyett, hogy csak lapokat mutatnék nekik?
Neden onlara sayfaları göstermek dururken işle ilgili bunca soru soruyordum?Perchè gli pongo tutte queste domande d' affari invece di limitarmi a mostrar loro le pagine?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod