Bunaklıkları başlarına değişik maceralar açmaktadır.Between their meetings they have different kinds of adventures.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.I need a heart so pure that if it's stripped bare by dementia, it will survive.
Umarım bana bunaklık isnat etmezsiniz."He could discern the fragrance of Prophet Yusuf’s shirt from far away.)
Bu bazen bunaklık derecesinde bile olurdu.C’était parfois à la limite de l’insulte.
Bunaklıkları başlarına değişik maceralar açmaktadır.Nonostante ciò, il corso degli eventi aprirà loro destini diversi.
Inge Meysel 2003 yılında yaşlılığa bağlı bunaklık yaşamaya başladı.Chellsie inizia a competere a livello Senior nel 2003.
Bu bazen bunaklık derecesinde bile olurdu.Порой это выглядело как самое настоящее издевательство над боксом.
Bunaklıkları başlarına değişik maceralar açmaktadır.O destino os prepara várias separações.
Bu bazen bunaklık derecesinde bile olurdu.До бою іноді залучалось навіть духівництво.
Bu bazen bunaklık derecesinde bile olurdu.それらは時として戦局を左右することもある。
Bunaklıkları başlarına değişik maceralar açmaktadır.תום עובר במים הרפתקאות שונות.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Am nevoie de o inimă atât de pură, încât atunci când demenţa o lasă descoperită, să supravieţuiască.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.A szívemnek annyira tisztának kell lennie, hogy ha a demencia mindentől megfosztja is, túlélje.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Ik heb een hart nodig dat zo puur is dat als het gestript wordt door dementie, het nog steeds overleeft.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Jag behöver ett hjärta som är så rent att om det kläddes av helt naket av demens, så skulle det överleva.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.J'ai besoin d'un cœur si pur que si la démence m'enlève tout, il survivra.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.저는 치매때문에 가진 것이 아무것도 없더라도 여전히 살아 남아 있을 순수한 마음이 필요합니다.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Mein Herz muss so rein sein, dass ich überlebe, wenn Alzheimer mir alles andere nimmt.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Moje srdce musí byť také čisté, aby prežilo, ak ho demencia vyzlečie donaha.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Muszę mieć czyste serce, by przetrwało obnażenie przez demencję.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Necesito un corazón tan puro que, aun desprovisto de todo por la demencia, pueda sobrevivir.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Potřebuji srdce tak čisté, že i když se před demencí svlékne do naha, přežije.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Preciso de um coração tão puro que, mesmo que seja deixado nu pela demência, sobreviva.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Saya perlu hati murni yang akan selamat walaupun dilucuti oleh kepikunan
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Tarvitsen niin puhtaan sydämen, että jos dementia kuorii sen paljaaksi, se jää henkiin.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Voglio un cuore talmente puro che sopravviva anche se spogliato di tutto dalla demenza.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Χρειάζομαι μια καρδιά τόσο αγνή που αν απογυμνωθεί από την άνοια, θα επιβιώσει.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Имам нужда от сърце, толкова чисто, че ако е разголено от деменцията, то да оцелее.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Мені необхідно настільки чисте серце, щоб, коли його спустошить слабоумство, воно вижило.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.Мне нужно сердце, настолько чистое, чтобы, даже если его опустошит слабоумие, оно могло выжить.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.אני צריכה לב כל כך טהור שאם הוא יופשט על ידי דמנציה, אני אשרוד.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.أحتاج إلى قلب غاية في النقاء، بحيث أنه إن جرده الخرف من كل شيء سيبقى على قيد الحياة.
Kalbim o kadar saf olmalı ki, bunaklık herşeyi sildiğinde hala yaşayabilmeli.アルツハイマー病になりたい訳ではありません