bun ile cümle

bun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunun Fransızcanı geliştirmen için bir fırsat olacağını düşündüm.I thought it would be an opportunity for you to improve your French.
Onun buna değeceğini düşündüm.I thought it'd be worth it.
Tom'un flüt çalmakta bundan daha iyi olacağını düşündüm.I thought Tom would be better at playing the flute than that.
Kaptanın size bunu yapmamanızı emrettiğini düşündüm.I thought the captain ordered you not to do that.
Bunun tanıdık göründüğünü düşündüm.I thought this looked familiar.
Ben bunun ele gelebileceğini düşündüm.I thought this might come in handy.
Bunun benimki olduğunu düşündüm.I thought this was mine.
Bunun her ikimizin de istediği bir şey olduğunu düşündüm.I thought this was something we both wanted.
Bunun senin her zaman istediğin şey olduğunu düşündüm.I thought this was what you always wanted.
Bunun daha eğlenceli olacağını düşündüm.I thought this would be more fun.
Bunun her ikimizi de çok mutlu yapacağını düşündüm.I thought this would make us both so happy.
Tom'un bunu yapabileceğini düşündüm.I thought Tom might do that.
Tom'un bunu yapmayı reddettiğini düşündüm.I thought Tom refused to do that.
Tom'un bunu yapmayacağını bildiğini düşünmüştümI thought Tom would know not to do that.
Tom'un bunu seveceğini düşündüm.I thought Tom would love it.
Bunu birlikte yapabileceğimizi düşündüm.I thought we could do this together.
Bunu yapmayacağımızı düşünmüştüm.I thought we weren't going to do this.
Bunu senin kullanabileceğini düşündüm.I thought you could use this.
Bunu burada sevdiğini düşündüm.I thought you liked it here.
Bunu ilginç bulabileceğini düşündüm.I thought you might find this interesting.
Buna ihtiyacın olabileceğini düşündüm.I thought you might need this.
Bunu görmen gerektiğini düşündüm.I thought you should see this.
Ben bunu geri istediğini sanıyordum.I thought you wanted this back.
Bunu istediğini düşündüm.I thought you wanted this.
Bunun hakkında Tom'la konuşacağını düşündüm.I thought you were going to talk to Tom about it.
Bunu bir daha yapmayacağını düşünmüştüm.I thought you weren't going to do this again.
Bununla ilgileneceğini düşündüm.I thought you'd be interested in this.
Bunu seveceğini düşünüyordum.I thought you'd like it.
Bunu seveceğini düşündüm.I thought you'd like it.
Bunu görmek isteyeceğini düşündüm.I thought you'd like to see this.
Bunu isteyeceğini düşündüm.I thought you'd want this one.
Tom bize bunun eski bir gemi olduğunu söyledi.Tom told us it was an old ship.
Bizim bunu çok ciddiye almamız gerekiyor.We need to take this very seriously.
O bunu asla yapmayacak.She will never make it.
Bunun dostluğumuzu etkilemeyeceğini umuyorum.I hope this won't affect our friendship.
Bunu bitirmek için sadece biraz daha zamanım olmasını diliyorum.I only wish I had a little more time to finish this.
Keşke bunu bitirmek için biraz daha zamanım olsa.I wish I had a little more time to finish this.
Onun sadece tablo yapmayı sevmesi onun bunda iyi olduğu anlamına gelmez.Just because he likes painting doesn't mean he's good at it.
Sabah konuşamaz mıyız bunun hakkında?Can't we talk about it in the morning?
Bunu hisset.Feel this.
Buna dokun. Gerçekten yumuşak.Feel this. It's really soft.
Ayakkabılarımı bağlarken bunu tut.Hold this while I tie my shoes.
Bunun gerçekten olduğuna inanabiliyor musun?Can you believe this is actually happening?
Gerçekten buna inandın mı?Did you actually believe that?
Gerçekten bunu seviyor musun?Do you actually like this?
Hiç gerçekten bunu denediniz mi?Have you actually ever tried it?
Tom'un bunu gerçekten deneyeceğini düşünmedim.I didn't think Tom would actually try it.
Aslında bunu hiç görmedim.I never actually saw it.
Tom aslında bunu kendi başına çözdü.Tom actually figured it out by himself.
Sen bunu yaparken hoşuma gidiyor.I like it when you do that.
Bunu yapmak istiyor musun?Do you want to do this?
Bunu yapmak ister misin?Do you want to do this?
Bunu yapmak istiyor musun, istemiyor musun?Do you want to do this or not?
Bunun üstesinden geleceksin.You'll get over this.
O bunu atlatacak.She'll get over it.
O bunun hakkında düşünmek istemiyordu.He didn't want to think about it.
Bunun senin için mükemmel bir iş olduğuna ikna oldum.I'm convinced that this job is perfect for you.
Sadece orada durma! Bunu temizlememe yardım et!Don't just stand there! Help me clean it up!
Bunun neden tercüme edilmediğine dair bir sebep var mı?Is there a reason why this is untranslated?
Kapıyı kırmaya çalıştım, ama bunun imkansız olduğunu öğrendim.I tried to break down the door, but I found out that it is impossible.

İlgili Sayfalar