Bildiğim tek sözcük bu değil, sadece bu sözcüğü seviyorum ve seksi buluyorum."No es la única palabra que conozco, pero me gusta.
Bu metodu yanlış buluyorum.Questo modo di procedere è sbagliato.
Onu korkunç derecede rahatsız edici buluyorum.Я нахожу его ужасно тревожным.
Bu metodu yanlış buluyorum.Такая техника считается абсолютно неправильной.
Bildiğim tek sözcük bu değil, sadece bu sözcüğü seviyorum ve seksi buluyorum."Это не просто слово, которое я знаю, но я люблю это слово.
Bildiğim tek sözcük bu değil, sadece bu sözcüğü seviyorum ve seksi buluyorum."Não é a única palavra que conheço, eu apenas gosto da palavra.
Dönüp baktığımda bir acı da buluyorum Nilgün’ün yüzünde.Me faz sentir que agora posso olhar o East End na cara".
Japoncamı gerçekten kötü buluyorum.Ik vind mijn Japans erg slecht.
Çocukların bu gölde yüzmesini tehlikeli buluyorum.Ik vind het gevaarlijk voor kinderen om in dit meer te zwemmen.
Bu metodu yanlış buluyorum.Цей постулат є неправильним.
Ben diğer profesyonellikleri, diğer güvenleri ve diğer ithafları darmadağın buluyorum.Найхарактерніша для подружніх та інших тривалих і надійних зв'язків.
Bu metodu yanlış buluyorum.Nu există detecție de erori la această metodă.
Bildiğim tek sözcük bu değil, sadece bu sözcüğü seviyorum ve seksi buluyorum."Nem ez az egyetlen szó amit ismerek, csak szeretem ezt a szót.
Onun hiçbir şey söylememesini garip buluyorum.彼女が何も言わなかったのは変だと思う。
Fakat ben şarkıyı çaldığım zaman pek çok insan 'Ah, bunda kendimden izler buluyorum.' diyor."雖以王自居,未即帝位改元,而我越之正統,庶幾乎復續矣」。
"Şarkının şansını çok yüksek buluyorum.노래가 차지하는 비중이 큰 거죠."
2004'ten beri 8 yıldır renk duyuyorum; bu nedenle artık sürekli olarak renk duymayı normal buluyorum.저는 2004년부터 8년간 계속해서 색의 소리를 들어왔습니다. 때문에 저에게 '색의 소리'는 언제나 존재하는, 지극히 일상적인 것입니다.
2004'ten beri 8 yıldır renk duyuyorum; bu nedenle artık sürekli olarak renk duymayı normal buluyorum.2004年からですから 色を聴くのは もう当たり前のことになりました 2004年からですから 色を聴くのは もう当たり前のことになりました でも最初は 色の名前を暗記 しなければなりませんでした
2004'ten beri 8 yıldır renk duyuyorum; bu nedenle artık sürekli olarak renk duymayı normal buluyorum.De opt ani aud culorile, din 2004, așadar mi se pare normal acum să aud culorile mereu.
2004'ten beri 8 yıldır renk duyuyorum; bu nedenle artık sürekli olarak renk duymayı normal buluyorum.È da 8 anni che sento i colori, dal 2004, e trovo assolutamente naturale sentire i colori in continuazione.
2004'ten beri 8 yıldır renk duyuyorum; bu nedenle artık sürekli olarak renk duymayı normal buluyorum.Ik hoor nu al acht jaar kleur, sinds 2004. Ik vind het nu volledig normaal om de hele tijd kleur te horen.
2004'ten beri 8 yıldır renk duyuyorum; bu nedenle artık sürekli olarak renk duymayı normal buluyorum.Kolory słyszę już od 8 lat, od 2004 roku. Teraz to dla mnie normalne, że je słyszę, a nie widzę.
2004'ten beri 8 yıldır renk duyuyorum; bu nedenle artık sürekli olarak renk duymayı normal buluyorum.Neustále počúvam farbu už osem rokov, od roku 2004, takže je to pre mňa už úplne normálne.
2004'ten beri 8 yıldır renk duyuyorum; bu nedenle artık sürekli olarak renk duymayı normal buluyorum.Така че, през всичките тези 8 години от 2004та чувам цветове, и сега намирам това за напълно нормално.
2004'ten beri 8 yıldır renk duyuyorum; bu nedenle artık sürekli olarak renk duymayı normal buluyorum.כך שאני שומע צבעים כל הזמן כבר שמונה שנים, מאז 2004, כך שבשבילי זה נורמלי לחלוטין כעת לשמוע צבעים כל הזמן.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.A informação em livre acesso é fantástica, as redes abertas são essenciais.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.A nyílt információ fantasztikus, a nyílt hálózatok nélkülözhetetlenek.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Frei zugängliche Information ist fantastisch, offene Netzwerke sind grundlegend.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Informasi terbuka sungguh luar biasa, jaringan terbuka sangat penting.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Informaţia deschisă e fantastică, reţelele deschise sunt esenţiale.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Những thông tin có tính mở rất tuyệt, tạo dựng mối quan hệ mở rất cần thiết.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Open informatie is fantastisch, open netwerken zijn essentieel.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Öppen information är fantastisk och öppna nätverk är nödvändiga.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Volný přístup k informacím je fantastický, otevřené sítě jsou nezbytné.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Η ελεύθερη πληροφορία είναι εκπληκτική, τα ελεύθερα δίκτυα είναι αναγκαία.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Достъпът до информация е нещо фантастично, отворените мрежи са от съществено значение.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Загальнодоступна інформація - це прекрасно, особливо важливі інформаційні мережі.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Общедоступная информация - это прекрасно, особенно важны информационные сети.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum.정보의 개방은 환상적입니다.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum.La información abierta es fantástica,
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum.L'information libre est fantastique,
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum.L'informazione aperta è fantastica,
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum.מידע גלוי זה דבר נפלא,
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum.المعلومات المفتوحة شيء رائع،
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum.ネットワークの公開も不可欠です
Ama akıllarımızı okuyamıyoruz. Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.그러나 생각을 읽을 수는 없습니다. 놀라운 일입니다.
Ama akıllarımızı okuyamıyoruz. Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.אבל איננו יכולים לקרוא את המחשבות. אני חושב שזה מדהים.
Ama akıllarımızı okuyamıyoruz. Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.لكننا لا نستطيع قراءة أفكار بعضنا البعض. أجد ذلك مذهلاً.
Ama akıllarımızı okuyamıyoruz. Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.中東に 全ての宗教の源とも言われる
Ama ben, formülü oluşturmayı da önemli buluyorum. -Ale za sebe můžu říct, že mám vážně lepší pocit, když si výsledek odvodím.
Ama ben, formülü oluşturmayı da önemli buluyorum. -Für mich ist es aber immer spannend, die Formel tatsächlich herzuleiten.
Ama ben, formülü oluşturmayı da önemli buluyorum. -Jednak, moim zdaniem, można osiągnąć sporo satysfakcji wyznaczając go.
Ama ben, formülü oluşturmayı da önemli buluyorum. -Maar ik, ten minste, vind het vrij bevredigend om het daadwerkelijk af te leiden.
Ama ben, formülü oluşturmayı da önemli buluyorum. -Але мені принаймні доволі приємно з"ясовувати її шляхом виведення.
Ama ben, formülü oluşturmayı da önemli buluyorum. -Но аз, поне, мисля, че извеждането й е доста удовлетворяващо.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Aber es ist wichtig, solche Orte zu haben.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Ale myslím, že je dôležité mať takéto priestory.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.Ale myslím, že je důležité mít takováto místa.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.De azt hiszem, fontos, hogy vannak ezek a helyek.
Ama ben yine de böyle yerlerin olmasını önemli buluyorum.하지만 이런 커뮤니티 웹이 있는 건 중요하다고 생각합니다.