Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.Creemos que hay un problema de ingresos, así que creamos nuevas formas de cultivo que aumentan los ingresos.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.Haben wir ein Einkommensproblem, entwickeln wir neue Anbaumethoden, die das Einkommen erhöhen.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.그리고 수익 창출에 문제가 있다고 생각하여 수익을 늘릴 수 있는 새로운 농경법을 만들어냈습니다.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.Pensiamo ci sia un problema nel reddito, quindi creiamo nuovi modi di far crescere quel reddito.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.Sądzimy, że jest problem z wydajnością, więc tworzymy nowe sposoby rolnictwa, które podniosą wydajność.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.Vi tror att ett inkomstproblem råder, så vi skapar nya sätt att odla med större inkomst.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.Мислим, че има проблем с прихода, затова създаваме нови начини на отглеждане, които повишават прихода.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.Мы думаем, что есть проблема прибыли, и мы создаём новые способы фермерства, которые увеличивают прибыль.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.יש לנו בעיית הכנסה, אנו יוצרים דרכי גידול חדשות שיגדילו הכנסות.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.نعتقد أن هناك مشكلة الدخل ، بحيث نخلق طرق جديدة للزراعة لزيادة الدخل.
Gelir problemi olduğunu düşünüyorsak, tarımda geliri artırmak için yeni yöntemler buluruz.よって私たちは収益が増える 新しい農業の方法を生み出します さて 過去にとられた方策を
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Căutăm o stradă principală care devine o referință liniară în mințile noastre.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Jellemzően találunk egy főutcát, és ez vonaltérképpé válik az agyunkban.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.보통 중심가를 찾고, 이 중심가는 우리 마음속에 직선으로 된 주요 도로 지도가 됩니다.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Meestal zoeken we een hoofdstraat, en deze hoofdstraat wordt een lineaire kaart in onze geest.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Meist finden wir eine Hauptstraße und diese Hauptstraße macht unser Kopf zu einer Geraden.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Por lo general encontramos una calle principal y eso se vuelve un mapa lineal en nuestra mente.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Väčšinou nájdeme hlavnú ulicu a táto ulica sa stane lineárnym pásom mapy v našej hlave.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Zwykle to główna ulica staje się centrum naszej mapy.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Συνήθως βρίσκουμε έναν κεντρικό δρόμο και με αυτόν φτιάχνουμε στο μυαλό μας έναν γραμμικό χάρτη διαδρομών.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Обикновено намираме главната улица и тази главна улица става линейна карта в съзнанието ни.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Обычно мы находим главную улицу, и эта главная улица становится линейной маршрутной картой у нас в голове.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.Частіше за все, ми знаходимо головну вулицю, яка перетворюється на лінійну маршрутну карту у нас в голові.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.לרוב נמצא רחוב ראשי והרחוב הראשי הזה הופך למפה לינארית במוחינו.
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.عادة، نقوم بإيجاد الطريق الرئيسي، وهذا الطريق الرئيسي يكوّن الخط الرئيسي للخارطة التي نرسمها في عقولنا
Genellikle bir ana cadde buluruz ve bu ana cadde zihnimizde bir doğrusal şerit haritası haline gelir.直線道路となります でも地図は簡単にしておきたいと 思いますよね?
Hangi yolu kullanırsak 10 saniyede ne kadar hareket ettiğimizi yaklaşık olarak buluruz?Jaký je způsob, jakým byste zkusili přiblížit, jak daleko jste se dostali za 10 sekund.
Hangi yolu kullanırsak 10 saniyede ne kadar hareket ettiğimizi yaklaşık olarak buluruz?Vad är ett sätt som du kunde börja försöka tillnärma hur långt du har reste efter, säger 10 sekunder?
Hangi yolu kullanırsak 10 saniyede ne kadar hareket ettiğimizi yaklaşık olarak buluruz?W takim razie w jaki sposób możemy przybliżyć dystans, który pokonujemy w, powiedzmy, 10 sekund.
Hangi yolu kullanırsak 10 saniyede ne kadar hareket ettiğimizi yaklaşık olarak buluruz?Как бы вы могли попытаться оценить как далеко вы уехали за, скажем, 10 секунд?
Hatta seninkini çarpar." dediğinde kendimizi çok zayıf bir pozisyonda buluruz.당신 국가들보다 훨씬 좋은 편이죠. 그래서 우리는 여권을 신장해야 할 필요를 못 느끼겠네요"
Hatta seninkini çarpar." dediğinde kendimizi çok zayıf bir pozisyonda buluruz.Se calhar não precisamos avançar com o programa dos direitos das mulheres."
Hatta seninkini çarpar." dediğinde kendimizi çok zayıf bir pozisyonda buluruz.Даже гораздо выше вашей, так что спасибо, но права женщин нам не нужны".
Hatta seninkini çarpar." dediğinde kendimizi çok zayıf bir pozisyonda buluruz.והיא טובה יותר משלכם, אז אולי לא כדאי שנתקדם עם התכנית למען זכויות הנשים".
Hatta seninkini çarpar." dediğinde kendimizi çok zayıf bir pozisyonda buluruz.لكن يبدو اقتصادنا أفضل من اقتصادكم بشكل ملحوظ، لسنا بحاجة لضمان حقوق المرأة لتحقيق ذلك".
Hatta seninkini çarpar." dediğinde kendimizi çok zayıf bir pozisyonda buluruz.だから女性の権利を認める必要は ないのではないかな」 民主主義はある目的のための 手段ではありません
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Annyira mélyre --mindannyian tudjuk hogy ha eléggé mélyre jutunk atomokkal találkozunk.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Bem lá no fundo — todos sabemos que, se forem mesmo fundo, temos átomos.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Deci adânc in interior -- cu toţii ştim că dacă mergi suficient de jos, găseşti atomi.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Dus diep vanbinnen -- we weten allemaal als je diep genoeg gaat, heb je atomen.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Et donc très profond... on sait tous que si on va suffisamment loin, on trouve les atomes.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Hlboko vo vnútri - všetci vieme, už sme sa tam dostali - máme atómy.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.아시다시피, 아주 충분히 아래쪽으로 내려가면 원자가 있겠죠.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Nun, tief im Innern - wir alle wissen, wenn wir tief genug gehen, haben wir Atome.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Pokud se hodně přiblížíme, jak všichni víme, uvidíme atomy.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Quindi all'interno... sappiamo tutti che in profondità ci sono gli atomi.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Så dybt inde -- vi ved alle, går man langt nok ned, har man atomer.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Tan profundo - que sabemos que si nos adentramos suficiente, encontraremos átomos.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Wiemy, że znajdziemy atomy.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Βαθιά μέσα στην ύλη, όλοι μας γνωρίζουμε ότι υπάρχουν τα άτομα.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Глубоко внутри -- все мы знаем, что спустившись достаточно глубоко, мы увидим атомы.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.Някъде много навътре, на достатъчна дълбочина, знаем, ще видим атоми.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.עמוק פנימה- כולנו יודעים שאם תרד עמוק פנימה במידה מספקת, תמצא אטומים.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.عميقا جدا في الداخل -- حيث نعلم جميعنا أننا في الموضع المناسب عميقا، سنرى الذرات.
Hepimiz biliyoruz ki, yeterince derine inersek atomları buluruz.原子で終わりではないこともご存じでしょう
- Her iki şekilde de aynı sonucu buluruz.Ak poznáte rozdiel medzi delením a násobením zlomkov.
- Her iki şekilde de aynı sonucu buluruz.At dividere med et tal er det samme som at gange med 1 over dét tal.
Her iki şekilde de aynı sonucu buluruz.결국 같은 결과를 가져온다는 것을 알겠지요
- Her iki şekilde de aynı sonucu buluruz.Pokud znáte rozdíl mezi dělením a násobením zlomků.
Her iki şekilde de aynı sonucu buluruz.И после това ни отвежда до същото нещо.