Okumuş genç sayısı 50'yi bulur.Deșteptul copil a luat nota 10.
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.Se îndepărtează dar Irma văzându-l, fuge după el.
Sonunda onları bulur.Aceștia îl închid în cele din urmă.
Ayrıca cinayet mahalinde Dupin, insana ait olmayan kıllar bulur.La locul crimei, Dupin găsește un fir de păr care nu pare a fi uman.
O gece Nica, uyandığında annesini evde bıçaklanmış halde bulur.Aceasta se trezește în Casa Nopții, unde a fost adusǎ de bunica ei.
Bu sırada annesi onu bulur ve uyandırmaya çalışır.La scurt timp după aceea, iubitul său o găsește și încearcă să o resusciteze.
Ve sonunda katili bulur...Într-un final, detectivul descoperă cifrul.
Taşlamalar divan edebiyatında bir tür olarak hicviyye karşılığını bulur.Această descendență i-a deschis într-o oarecare măsură gustul pentru literatură.
Max Vinnie'yi bulur.Mai ținea legătura cu Max Manolescu.
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Cal descoperă desenul lui Jack în seiful său, împreună cu un bilet cu o insultă și colierul.
Okur beni yazdıklarımda bulur....Iar tu îți râzi când vezi ce scriu...
Fakat onları son anda Beyaz Sürtük bulur.O cunoaște în cele din urmă și pe mama sa biologică.
Terzinin gözleri tekrar bağlanır ve evin yolunu adımlarıyla bulur.Se duce la el, îl leagă din nou la ochi și acesta reconstituie drumul până la casa unde a fost dus.
Hikâye 1815'te başlar ve 1832'deki Paris Haziran Ayaklanması'nda son bulur.Adoptă curând principiile Reformei, pe care, începând din 1532, începe să le propage la Paris.
Sarah kendine bir erkek arkadaş bulur ve evden ayrılır.Pescarul fumează cu soțul femeii și apoi pleacă.
Arkadaşı olmasına rağmen Armut da Portakal'ı sinir bozucu bulur.Annak ellenére, hogy a barátja, Körte is idegesítőnek tartja Narancsot.
Lise öğrencisi Clay Jensen, okuldan eve dönerken verandada bir kutu bulur.Amikor a középiskolás Clay Jensen hazaér az iskolából, a verandán egy cipős dobozt talál, amin az ő neve áll.
Bununla beraber, dizinin gidişatı üzerine, Tohru, Sohma ailesine ait olabileceği bir yer bulur.Később Tohru rájön, hogy a Sohma család területén van a sátra.
Bakırın özkütlesi (yoğunluğu) 8.94 g/cm³ ve atomik ağırlığı 63.546 g/moldür, böylece 140685.5 mol/m³ buluruz.A réz sűrűsége: 8,94 g/cm³, és moláris tömege: 63,546 g/mol, így 140685,5 mol/m³.
Elena, kendini bir anda birçok doğaüstü olayın ortasında bulur.Elena gyorsan belekeveredik a természetfeletti eseményekbe.
Peter amcasının katilini bulur.Kivégezték Kim nagybátyját.
Ancak Amerikan Hastanesi’nde kaldığı sürede tanıştığı Ralph Simmons sayesinde sivil kıyafetler bulur.Milánóban egy régi ismerősétől Ralph Simmonstől szerez civil ruhákat.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ezután Bruce feleszmél és szülei sírjában találja magát.
Terence (Büyük kırmızı kuş): Domuzlar Terence'yi korkutucu bulur.Terence, a nagy piros madár – Terence az egyik legtitokzatosabb madár.
Mürebbiye ve Mrs.Grosse, kızı göl kenarında bulurlar.A nevelőnő és Mrs. Grose a keresésére indulnak.
Yeni arkadaşlar bulurlar.Bemutatjuk az új fiúkat.
Ama onun yerine bir uyku kapsülü bulurlar.Ezután dajkája altatódalára álomba szenderül.
Onlarda teselli bulur..Meg is vigasztalják.
Harry, Mızmız Myrtle’ın odasında boş bir günlük bulur.Harry talál egy naplót Myrtle WC-jében.
Uyandığında kendini bir gemide bulur.Mikor magához tért egy csónakban ül.
Umarım bu kısa sürede son bulur" iddiasında bulundu.Remélem hamar megoldást találnak” – ecsetelte.
Bugün dünyadaki koyun sayısı 1 milyarı bulur.A világ tyúkállománya meghaladja a 11 milliárdot.
Nehrin suladığı alanın yüzölçümü 548,747 km²yi bulur.A folyó vízgyűjtő területe 548 747 km².
Adayı bulurlar.Csak látni akarták a szigetet.
"Köpek" kelimesini çok küçük düşürücü ve saygısızca bulur.A kifejezést a nyilvánosság tiszteletlennek és degradálónak tartja.
Angelica gelir ve Dorinda'yı ağlamakta iken bulur.Amikor elmegy, Angelica jön, akinek Dorinda elmeséli a történteket.
Tam Houyi eve dönmüşken kabı açar ve hapı bulur.Mire sikerül megtalálnia, betörik az ajtaját, a tabletta pedig elgurul.
Ve tek bir ipucuyla kendini Güney Afrika'ya giden bir gemide bulur.Így aztán hőseink hamarosan egy hajón találják magukat, amely Afrika felé tart.
Ayrıca cinayet mahalinde Dupin, insana ait olmayan kıllar bulur.A tett helyszínén pedig Dupin egy olyan hajszálat talál, mely nem emberinek tűnik.
Cal, Jack'in yaptığı resmi ve Rose'un bıraktığı alaycı notu kasasında kolyeyle birlikte bulur.Eközben Cal megtalálja a Rose-ról készült rajzot és menyasszonya gúnyos üzenetét a széfben.
Sonunda onları bulur.És végül is megtalálja.
Buz katmanının kalınlığı 400 m'yi bulur.A belföldi jég vastagsága a 400 métert is elérheti.
Ölüm oranı %100 bulur.1%-os valószínűséggel halálos.
Fakat onları son anda Beyaz Sürtük bulur.Az utolsó pillanatban sikerül találniuk egy kovácsot.
Ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulurlar ve orada uyurlar.A társaság végül egy barlangban talál menedéket, ahol lepihennek éjszakára.
Buchenwald'da kullanılan yazı ise "Jedem das Seine" ("Herkes hak ettiğini bulur")'dır.Buchenwaldnak a nácik a következő jelmondatot adták: „Mindenkinek a magáét” (Jedem das Seine).
O sizi bulur!Meg akarja keresni.
Böylece iki sevgili birbirlerini bulurlar.A két szerelmes így végül egymásra talál.
Odasına girdiğinde Sayori'yi kendini asmış bir halde bulur.Amint a szobájában fekszik amikor szaxofonzenét hall meg.
Ethan ayıldığında, Leland tarafından kendisini bağlanmış olarak bulur.Elissa amikor felébred, megkötözve találja magát.
Sonra uçağı bulur ve kardeşinin boynundaki haçı alır.Szétszakítja az ingét, és megtalálja a keresztjét a halott nyakában.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Vele ijesztgetik a gyerekeket.
Çağdaşı şairler onun şiirini önemli bulurlar.Kortársai nagyra tartották költészetét.
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.Ha ez sikerül neki valamikor, talán újra beszélni fogunk.
Burada eskiden kullanılan boş bir ev bulurlar.A kinézett telken már állt egy korábban épített ház.
Tory yine de Daniel O'Grady'i bulur.O'Neill megkérdezi, hogy hol van Charlie.
Onu duvarlara çubuk adamlar çizerken bulurlar.A röpképeket falra festve magyarázta a fiataloknak.
Bunlar garip fakat yaratıcı bir çözüm bulurlar.Egyszerű, ám rejtélyes találmány.
Pan da üzülür ama bir yol bulur.Wotan meghátrál ugyan, de áthidaló megoldást talál.
Avı bulur ve getirir.Kizárólag vadásznak és gyűjtögetnek.