bulunuyorlar ile cümle
bulunuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bilim insanları laboratuvar deneylerinde uzun süredir yıldırım topu üretme girişiminde bulunuyorlar.Scientists have long attempted to produce ball lightning in laboratory experiments.
"Bu kardeşler sadece koyun yetiştiriciliğinde değil, parlamentoda da bulunuyorlar."[1]"These brothers are not only in sheep farming, they are also in the parliament."[13]
Ahlaki şoklar içeren faaliyetlerde de bulunuyorlar.They employ activities that include moral shocks.
1980'de kuruldu ve birkaç yıldır eyalet düzeyinde koalisyon hükümetlerinde bulunuyorlar.They were founded in 1980 and have been in coalition governments at state level for some years.
Cıngıl ve Kulu Civarlarında Bulunuyorlar.Al este con Ranedo y Promediano.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.Di rado avrebbero condotto attacchi autonomi.
Oysa normal köleler, toplumun en alt sınıfında bulunuyorlardı.Gli schiavi erano l'ultimo gradino della società.
Süleyman Hüsnü Paşa ise Bağdat'ta sürgünde bulunuyorlardı.In quel giorno al-Husayn entrò a Kerbala.
Ticari nedenlerle TV kanalları yine de renkli kopyalar için talepte bulunuyorlardı.In seguito i televisori portatili sono stati dotati di tubi catodici a colori.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.Raramente atacam sozinhos.
Oysa normal köleler, toplumun en alt sınıfında bulunuyorlardı.Na ogół byli to ludzie z najuboższych klas społecznych.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.En olycka kommer sällan ensam...
1563 yılında Pınarbaşı nahiyesi Karakısık mahallesinde 6 nefer olarak bulunuyorlardı.År 1539 fanns det 6 rökar i Jävre.
Sınırdaki lejyonlar tam güçleriyle bulunuyorlardı (4.000-6.000 arası).Трибуни були заповнені глядачами (за різними даними від 6 до 10 000).
O zamana kadar Ukraynalı Kazaklar Osmanlı egemenliği altında bulunuyorlardı.В той період Галичина перебувала під владою Австро-Угорщини.
Bilim insanları laboratuvar deneylerinde uzun süredir yıldırım topu üretme girişiminde bulunuyorlar.Povahu světla se pokoušeli vědci vystihnout dlouhou dobu.
Lee doğduğunda, bir turne için Birleşik Devletlerde bulunuyorlardı.Harmadszori távozása után, saját turnéra indult az Egyesült Államokban.
Sınırdaki lejyonlar tam güçleriyle bulunuyorlardı (4.000-6.000 arası).Τις επόμενες δεκαετίες είχε στρατοπεδεύσει στην περιοχή ολόκληρη λεγεώνα (4.000-6.000 στρατιώτες).
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.De ville sjelden slå til på egenhånd.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.Jarang kehilangan control terhadap diri sendiri.
Bu arada yardım için yola çıkan İspanyol kuvvetleri daha çok uzakta bulunuyorlardı.Di sana mereka ditunggu bala bantuan cukup untuk mengalahkan Spanyol.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.自分からは滅多に攻撃しない。
Sınırdaki lejyonlar tam güçleriyle bulunuyorlardı (4.000-6.000 arası).而邊防軍的軍團則維持完整強度(四千至六千人)。
Avukatın görüşüne göre orada izinsiz bulunuyorlardı.在律师的建议下,他没有就此算法申请专利。
Bu arada İmparatorluk birlikleri iki robotu aramak üzere gezegene inmiş bulunuyorlardı.然后達達星人派机器人軍團要侵略地球,此時从宇宙來了兩個机器人。
Avukatın görüşüne göre orada izinsiz bulunuyorlardı.이로 인해 변호사 개업 허가도 받지 못했다고 밝혔으나, 확인되지는 않았다.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.הם עצמם מותקפים לעיתים רחוקות.
Lee doğduğunda, bir turne için Birleşik Devletlerde bulunuyorlardı.חבר'ה, אתם נולדתם לתוך מדינה על מגש של כסף.
Bizans hakimiyeti altında bulunuyorlardı.Под византийска власт.
Avukatın görüşüne göre orada izinsiz bulunuyorlardı.Súdený tak bol v neprítomnosti.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.Gradovi so bili le redko nasilno napadeni.
Bilim insanları laboratuvar deneylerinde uzun süredir yıldırım topu üretme girişiminde bulunuyorlar.Teadlased on juba ammu püüdnud laboratoorsetes tingimustes keravälku valmistada.
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Bienvenidos a la presentación de: "Sumas básicas"
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..En aout 1789 ils ont déjà fait leur version de la déclaration d'indépendance...
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Im August 1789 hatten sie bereits ihre Version der Unabhängigkeitserklärung verfasst...
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..In august 1789 ei deja isi facusera versiunea lor a Declaratiei de Independenta..
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Nell agosto del 1789 avevanoj già stilato la loro versione della Dichiarazione di Indipendenza....
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Pada bulan agustus tahun 1789 mereka telah melakukan versi mereka pada Deklarasi Kemerdekaan
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..W sierpniu 1789 powstała ich wersja Deklaracji Niepodległości...
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..Που έληξε στις Αυγ 1789 έκδοση της Διακήρυξης της Ανεξαρτησίας.
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..През август 1789 г. е била направена тяхната версия на Декларацията на независимостта...
1789 yılının Ağustos ayında, Bağımsızlık Bildirisi'nin kendilerine özgü bir halini yazmış bulunuyorlardı..この学習過程は写真記憶と呼ばれるものだ。
AB’ne katılmak isteyenaday ülkeler, bu sürecin en gelişmiş evresinde bulunuyorlar.(2) Okolje 2010: Naša bodočnost, naša izbira,Šesti akcijski
AB’ne katılmak isteyenaday ülkeler, bu sürecin en gelişmiş evresinde bulunuyorlar.Die Bewerberländer, die der EUbeitreten möchten, haben einen Großteildieses Prozesses schon hinter sich.
AB’ne katılmak isteyenaday ülkeler, bu sürecin en gelişmiş evresinde bulunuyorlar.Kandidátské země usilující o členství v EU jsou v nejpokročilejším stádiutohoto procesu.
AB’ne katılmak isteyenaday ülkeler, bu sürecin en gelişmiş evresinde bulunuyorlar.Ostatné súmenej pokročilé a našou úlohou je pritiahnuťich bližšie k Únii.
AB’ne katılmak isteyenaday ülkeler, bu sürecin en gelişmiş evresinde bulunuyorlar.Questipaesi hanno problemi ambientali immensi, ma anche riserve naturali smisurate.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.미국의 불임 시술 병원에 따르면 75 퍼센트의 부부가 남자 아이가 아닌 여자 아이를 원한다고 합니다.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.75%のカップルが 男児ではなく女児を希望しているのです 韓国やインド、中国など
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Az amerikai születésszabályozási klinikákon a párok 75 %-a lányt kér, nem fiút!
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Em clínicas de fertilidade dos EUA, 75% dos casais estão a pedir meninas, e não meninos.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.In Amerikaanse vruchtbaarheidklinieken vraagt 75% van de stellen om een meisje en niet om een jongen.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.In amerikanischen Fruchtbarkeitskliniken verlangen 75 Prozent Mädchen und nicht Jungen.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.În clinicile americane de fertilitate, 75% din cupluri cer fete, nu băieţi.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Na amerických klinikách reprodukční medicíny 75 % párů žádá dívky, ne chlapce.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Nelle cliniche statunitensi per la fertilità, Il 75 percento delle coppie richiede bambine e non bambini.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Ở các phòng khám phụ sản của Mỹ, 75% các cặp đôi yêu cầu có con gái thay vì con trai.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.W amerykańskich klinikach płodności 75 procent par prosi o córki, a nie o synów.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.Στις Αμερικανικές κλινικές γονιμότητας, το 75 τις εκατό των ζευγαριών ζητάνε κορίτσι και όχι αγόρια.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.В американските клиники за оплождане, 75 процента от двойките пожелават момичета, а не момчета.
İlgili Sayfalar