bulunuyorlar ile cümle
bulunuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Tom ve Mary üç saattir burada bulunuyorlar.Tom and Mary have been here for three hours.
Onlar son üç haftadır denizde bulunuyorlar.They've been at sea for the past three weeks.
Sami ve Leyla sekiz yıldır birlikte bulunuyorlar.Sami and Layla have been together eight years.
Süleyman Hüsnü Paşa ise Bağdat'ta sürgünde bulunuyorlardı.Sufi Treatises of Abū ʿAbd al-Raḥmān al-Sulamī .
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.They would rarely strike out on their own.
Bilim insanları laboratuvar deneylerinde uzun süredir yıldırım topu üretme girişiminde bulunuyorlar.Scientists have long attempted to produce ball lightning in laboratory experiments.
Puan tablosunda lig sonunda haklı oldukları yerde bulunuyorlardı.Well, in Hector's case they could have been right.
14. yüzyılın ilk yarısında Türkmenler parçalanmış bir halde bulunuyorlardı.By the beginning of the 14th century it was already in ruins.
Amnezi hastaları sadece tahminde bulunuyorlar.And what we find is amnesiac patients just guess.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Even the poorest neighborhoods give more than they can afford.
Ancak, bir bahçe merkezine gitmeniz gerekiyor ve onlar küçük kağıt paketler içinde bulunuyorlar.But you just have to go to a garden center, and they're in little paper packets.
Hatta düşünmekle kalmayıp, sık sık görelilik teorisiyle ve kozmolojiyle kıyasta bulunuyorlar.And not only that, they make the analogy to relativity theory and cosmology often.
Sadece 4000 - 4500 metre arasında bulunuyorlar; Ama yılın ılık döneminde gidince sorun olmuyormuş.They're only between 13 and 14,000 feet, but if you go in the warm part of the year, it's O.K.
Size gösterdiğim gibi, genellikle çok çok minik olan o mühürlerde bulunuyorlar.So as I showed you, they're usually found on these seals that are very, very tiny.
Tüm çalışmanın merkezinde bulunuyorlar.They're right at the center of the whole thing.
Ve burada çok kısa bir süre içinde bulunuyorlar, ekim, kasım, aralık.And they're here for a very short time, October, November, December. That's it.
Amerikan üreme merkezlerinde, çiftlerin %75'i kız çocuk talebinde bulunuyorlar, erkek değil.In American fertility clinics, 75 percent of couples are requesting girls and not boys.
Bunlar muazzam büyüklükte şeyler ve evrende sonsuz sayıda bulunuyorlar.So these are just enormous things, and they're just an infinite number of them.
Onlar Amerika'da da mı bulunuyorlar?They're in America too?
Bunlar böbreklerle alakalı değil, değil mi? Sadece orada bulunuyorlar.They are not related to the kidney, they just sit on top there?
Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunuyorlar.All those who are in the heavens and the earth are His, and they are all obedient to Him.
Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Allah'ı bırakıp ortak koşanlar sadece zanna uyanlardır. Onlar ancak tahminde bulunuyorlar.Those who call on others they associate with God, follow nothing but conjecture, and only guess.
Buna dair bir bilgileri yoktur; onlar sadece vehimde bulunuyorlar.They have no knowledge of it in the least. They only make up lies.
Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Sadece sanıda bulunuyorlar.Yet they have no knowledge of this: They only speculate.
Çünkü hepsi işkilli bir şüphe içinde bulunuyorlardıThey too were filled with disquieting doubt.
Yoksa biz kendilerine bir kitap vermişiz de ondan bir delil üzerinde mi bulunuyorlar?Or have We given them a Book whose testimony they possess? Not in the least.
Yoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?Or did We make the angels females, and they witnessed it?
Dağlarda evler yontarak güven içinde bulunuyorlardı.They used to hew dwellings in the mountains to live in security.
Ne kötü yargıda bulunuyorlar.How bad is the judgement that they make!
Onlar sizin bu söylediklerinizi yalanlamış bulunuyorlar.(The idolaters will be told): "Your gods have refuted your assertion.
Felaket yağmuruna tutulmuş bulunan ülkenin (Sodom) yanından geçmiş bulunuyorlar.They must have surely passed by the town on which We had rained the terrible rain of ruin.
Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar.How bad is the judgement that they make!
Onlar sadece tahminde bulunuyorlar.They only make up lies.
Onlar ancak tahminde bulunuyorlar.They do not follow anything except assumption, and they only make guesses.
Felaket yağmuruna tutulmuş bulunan ülkenin (Sodom) yanından geçmiş bulunuyorlar. Onu görmediler mi?Surely they have come by the city that was rained on by an evil rain; what, have they not seen it?
Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar sadece tahminde bulunuyorlar.They have no knowledge of that; they are only conjecturing.
Zaten insanların birçokları doğru yoldan iyice sapmış bulunuyorlar.And verily many of the mankind are transgressors.
Çünkü onlar, karşı gelip taşkınlıkta bulunuyorlardı.This, because they disobeyed and were ever trespassing.
Kötülükleri işleyenler, bizi atlatacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar.Or bethink those who work ill deeds that they shall outstrip Us? lll do they judge!
İki erdemli kulumuzun nikahı altında bulunuyorlardı; ancak onlara ihanette bulundular.They were under two of our righteous bondmen; then they defrauded them.
Onlar da mağaranın genişçe dehlizinde bulunuyorlardı.That is (one) of the Ayat (proofs, evidences, signs) of Allah.
Bundan önce onlar apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlardı.And verily, they had been before in mainfest error;
Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.So they are now in a state of great perplexity.
Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar.They but guess.
Sadece sanıda bulunuyorlar.It is only their guesswork.
Yetkililer, toprak idaresinin belediyelerin yetki alanına sokulması yönünde de çağrıda bulunuyorlar.They are also calling for land management to be placed under municipal authority.
Bu arada BHF yetkilileri daha merkezi bir yapı için çağrıda bulunuyorlar.FBiH officials, meanwhile, are calling for a more centralised structure.
Hırvat liderler ülkenin genel olumlu gidişatına övgüde bulunuyorlar.Croatian leaders are hailing its overall positive tone.
Arnavutlar Avrupa'nın sigara tiryakileri arasında bulunuyorlar.Albanians are among Europe's heaviest smokers.
Ancak bu ülkeler üyelik sürecinin farklı safhalarında bulunuyorlar.But they are all at different stages of the accession process.
Allen ve orkestrası Avrupa turnesi kapsamında Atina'da bulunuyorlardı.Allen and his band were in Athens as part of their European tour.
Bu iki konsorsiyum Kosova'nın yanı sıra Slovenya'da da rekabet halinde bulunuyorlar.The two consortia are competitors in Slovenia as well as in Kosovo.
Söz konusu kişiler Zavala yarımadasındaki kaçak yapılaşmayla ilgili olarak zan altında bulunuyorlar.They are suspected of abuse of office, stemming from illegal construction on the Zavala peninsula.
Pek çok pazarda, yeni ürün ve hizmet sunmada lider konumda bulunuyorlar.In many markets, they are pioneers in offering new products and services.
Yalnız başlarına ölüyor ve çoğu zaman da öldükten uzun süre sonra bulunuyorlar.They die alone and often are found long after.
Ancak bu arada SC makamları ciddi bir sorunla karşı karşıya bulunuyorlar.In the meantime, however, RS authorities face a serious problem.
Batı Balkan ülkeleri AB entegrasyon sürecinin farklı safhalarında bulunuyorlar.The Western Balkan countries are at different stages of the EU integration process.
Zannier: Kosova'daki uluslararası misyonlar burada farklı görevlerle bulunuyorlar.Zannier: The international missions in Kosovo are here with different mandates.
"Bu cehennemi intikam çemberi içinde bulunuyorlardı."They were in this hellish circle of revenge.
İlgili Sayfalar