Çalışmada küresel uyuşturucu sorununun 1998 ve 2007 arasında azaldığına dair hiçbir kanıt bulunmamıştır.La Unión Europea y sus Estados miembros están desempeñando un papel destacado en la revisión de la Ungass.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.En ole koskaan ollut tällaisessa tapahtumassa.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Ich war noch nie bei so einem Treffen.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Ik ben nog nooit bij een samenkomst zoals deze geweest.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Io non ho mai visto un convegno come questo.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Jag har aldrig varit på en sån här sammankomst.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Jeg har aldrig været til en sammenkomst som denne.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Je ne m'étais jamais retrouvé au sein d'une telle assemblée,
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.이는 제게 대단한 겁니다. 저는 이런 모임에 와 본 적이 없습니다.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nie byłem nigdy wcześniej na takim spotkaniu.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nikdy jsem nebyl na takovém shromáždění jako je toto.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nikoli nisem bil vklučen v podobno srečanje kot je to.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nu am mai fost într-o asemenea întrunire.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Nunca he estado con un grupo de personas así.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Saya belum pernah berada dalam pertemuan seperti ini.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Sosem voltam még hasonló összejövetelen.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Δεν έχω ξαναβρεθεί σε άλλη παρόμοια συνάθροιση.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Никога не съм бил на такова събиране.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.Я ніколи не брав участь у таких зборах.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.וזה היה מדהים בשבילי. מעולם לא הייתי בכינוס כזה.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.و هذا أمرا مذهلا بالنسبة لي. فلم يسبق لى أبدا التواجد فى تجمع كهذا.
Daha önce hiç böyle bir toplantıda bulunmamıştım.こんなにも自分の可能性を広げる講演者を見たのは初めてで
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Antes de continuarmos, tenho uma confissão a fazer.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Bây giờ trước khi chúng ta tiếp tục, tôi có một điều cần thú tội
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Înainte de a continua, trebuie să fac o mărturisire.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Innan vi fortsätter har jag en sak att bekänna.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.이제 계속하기 이전에, 고백할 것이 있습니다.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Maar voordat we verder gaan, wil ik eerst wat opbiechten.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Mais avant de continuer, j'ai un aveu à faire.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Mielőtt folytatnánk, be kell vallanom valamit.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Než pokročíme dál, musím se vám k něčemu přiznat.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Nun, bevor wir weitermachen, muss ich ein Geständnis ablegen.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Predtým než pôjdem ďalej, musím sa s niečim priznať.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Prima di continuare, devo fare una confessione.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Y antes de continuar, tengo que confesarles algo.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Zanim pójdziemy dalej, muszę wam coś wyznać.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Τώρα, πριν προχωρήσουμε, έχω να κάνω μία εξομολόγηση.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Преди да продължа, искам да ви призная нещо.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.Теперь, перед тем как мы продолжим, я хочу кое в чем вам признаться.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.מכיוון שאנו כבר יודעים כיצד ג'ק באוור הולך להביס את המחבלים.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.الأن وقبل ان استرسل، لدي اعتراف.
Devam etmeden önce bir itirafta bulunmam gerek.私は以前ニューヨークに10年間住んでいて
Diğer türde müdahalelerin etkinliği lehinde yeterli kanıt bulunmamaktadır.Auch im Hinblick auf den Austausch vorbildlicher Verfahren besteht noch großer Handlungsbedarf.
Diğer türde müdahalelerin etkinliği lehinde yeterli kanıt bulunmamaktadır.Er is evenwel weinig informatie voorhanden over deze handelswijze uit het Verenigd Koninkrijk.
Diğer türde müdahalelerin etkinliği lehinde yeterli kanıt bulunmamaktadır.La disponibilità di questi programmi varia da paese a paese.
Diğer türde müdahalelerin etkinliği lehinde yeterli kanıt bulunmamaktadır.Más beavatkozástípusok hatékonysága nem elég megalapozott.
Diğer türde müdahalelerin etkinliği lehinde yeterli kanıt bulunmamaktadır.Nu există dovezi puternice cu privire la eficacitatea altor tipuri de intervenţii.
Diğer türde müdahalelerin etkinliği lehinde yeterli kanıt bulunmamaktadır.Skuteczność innych rodzajów interwencji nie jest
Diğer türde müdahalelerin etkinliği lehinde yeterli kanıt bulunmamaktadır.Učinkovitost drugih vrst ukrepov ni dobro potrjena z dokazi.
Diğer türde müdahalelerin etkinliği lehinde yeterli kanıt bulunmamaktadır.Účinnosť ostatných typov intervencie nie je dobre podchytená.
Dış değerlendirme ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadırUtilisation des résultats pour l’évaluation externe
"Eğer bir kadın erkek eşi tarafından saldırıya uğrar ise yasal bir koruması bulunmamaktadır," diyor sosyolog.«Si una mujer es agredida por su pareja, no tendrá protección legal», comentó el sociólogo a la Campaña.
Eğer bir şeyin doğru olup olmadığını bulamıyorsan, bu konuda bir yargıda bulunmamayı tercih edersin.И ако не можете да откриете дали е вярно, следва отложите преценката си.
Elde yazılı kimlik bulunmaması durumuFince _ İngilizce _ Fransızca _ ArapçaInformación para inmigrantes sin papelesfinés _ inglés _ francés _ árabe
Elde yazılı kimlik bulunmaması durumuFince _ İngilizce _ Fransızca _ ArapçaInformation om papperslöshetfinska _ engelska _ franska _ arabiska
Elde yazılı kimlik bulunmaması durumuFince _ İngilizce _ Fransızca _ ArapçaInformations sur la situation irrégulièrefinnois _ anglais _ français _ arabe
Elde yazılı kimlik bulunmaması durumuFince _ İngilizce _ Fransızca _ ArapçaTietoa paperittomuudestasuomi _ englanti _ ranska _ arabia
Elde yazılı kimlik bulunmaması durumuFince _ İngilizce _ Fransızca _ ArapçaИнформация о пребывании без документовфинский _ английский _ французский _ арабский
Elde yazılı kimlik bulunmaması durumuFince _ İngilizce _ Fransızca _ Arapçaمعلومات عن عدم وجود وثائق رسميةالفنلندية _ الإنجليزية _ الفرنسية _ العربية
Elde yazılı kimlik bulunmaması durumuFince _ İngilizce _ Fransızca _ Arapça有关非法移民的信息芬兰语 _ 英语 _ 法语 _ 阿拉伯语