Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunmam ile cümle

bulunmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
33 Bunlar İsa’nın yanından ayrılırken Petrus İsa’ya, “Efendimiz” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu!(33) Gdy oni odchodzili od Niego, Piotr rzekł do Jezusa: Mistrzu, dobrze, że tu jesteśmy.
Ancak genç nüfusun göç etmesinden dolayı öğrecisi bulunmamaktadır.Tytułu nie obroniła drużyna Kəpəz Gəncə.
İki araç arasında görsel benzerlik bulunmamaktadır.Mimo tego można było zauważyć podobieństwo między oboma pojazdami.
Önceki yılların aksine, bu törende sunucu bulunmamaktadır.Zostały one uszeregowane według roku (od pierwszego startu do ostatniego).
Bayrağın her iki ülkede de resmî bir statüsü bulunmamaktadır.Flaga Zjednoczenia nie ma statusu flagi urzędowej w żadnym z tych dwóch państw.
Çünkü daha önceki ağır çatışmalarda bulunmamışlardı.Wcześniej bowiem większych sporów nie było.
Resimlerin hiçbirinde insanlar ya da hayvanlar bulunmamakta.Na swoich obrazach nie umieszczał postaci ludzi czy zwierząt.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Prezydent nie jest politycznie odpowiedzialny przed nikim.
Bu turnuvada erkeklerde olduğu gibi herhangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır.W turnieju kobiet nie obowiązuje limit wiekowy jak w przypadku mężczyzn.
Tahmin edilenlerin aksine, onlara karşı papa hakkı iddiasında bulunmamıştır.Polscy biskupi na prośbę papieża nie stawili się przed nim.
Sinagogun inşa ediliş tarihine ilişkin kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Nie jest znana dokładna data budowy synagogi.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Nadal jednak łączy ich wyłącznie przyjaźń.
Saraydan önceki hayatı hakkında bilgi bulunmamaktadır.Nie znamy początków historii dworu.
Çevrimiçi başvuru seçeneği bulunmamaktadır.W innym przypadku wniosek nominacyjny nie będzie rozpatrywany.
Adada liman bulunmamaktadır.Na wyspie nie ma portu.
Seslendirme veya yorum bulunmamaktadır.Nie chce on zeznawać ani komentować zdarzenia.
Heykeltıraş takımyıldızında üçüncü kadirden daha parlak yıldız bulunmamaktadır.Nie zawiera gwiazd jaśniejszych niż trzeciej wielkości.
Çıkartılan bu haritanın takımyıldızlarıyla bir alakası bulunmamaktadır.Na mapie załączonej do tego tomu nie ma Jaźwina.
Bu etki doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda bulunmamıştır.Sytuacja jest odwrotna u kobiet biorących tabletki antykoncepcyjne.
İlçede sanayi tesisi bulunmamaktadır. ^ bilgiKonkurencja nie ma szans (pol.). wirtualnemedia.pl. .
Alan adında DNSSEC bulunmamaktadır.Tytuł nie dla Adamka.
Bağışık olmayan anafilaksiler için bir cilt veya kan testi bulunmamaktadır.Nie istnieją testy skórne i badania krwi potwierdzające anafilaksję niealergiczną.
Adada herhangi bir göl bulunmamaktadır.Na wyspie nie występują jeziora.
Buradaki evliya hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır.Nie wiadomo nic o jego małżeństwie.
Günümüzde 2 milyar kişinin temiz suya erişimi hali hazırda bulunmamaktadır.Obecnie 2,6 miliarda ludzi nie ma dostępu do bezpiecznej wody pitnej.
Fakat ne yazık ki bugün ikisinde de personel bulunmamaktadır.Obecnie brak danych o występowaniu jej w obydwu z tych miejsc.
Resmiyette varlığı bulunmamaktadır.Nie posiada oficjalnego statusu.
Fakat günümüzde bu kiliseye ait hiçbir iz bulunmamaktadır.Dziś nie ma śladu po tym kościele.
Dokuma geleneği şu anda bulunmamaktadır.Nagranie dziś jest niedostępne.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.O jej dzieciństwie nie ma żadnych wiadomości.
Pek çok ülkede halkı girişimlere yatırım yapmakta sınırlayan limitler bulunmamaktadır.1 km, w którym poważnie ograniczono jakiekolwiek inwestycje budowlane.
Ancak 1996'dan beri Avustralya'da margarinde hemen hemen hiç trans yağ bulunmamaktadır.Nigdy wcześniej nie znaleziono w Chinach prawie kompletnego kośćca dinozaura.
Lakin böyle bir köy artık bulunmamaktadır.Powiedziano mu, że wieś ta już nie istnieje.
Bugün yaşayan kimse bulunmamaktadır.Jednak teraz nie ma dla kogo żyć.
Sağlık ocağı vardır fakat sürekli bir personeli bulunmamaktadır.Budynek działa bez stałego personelu.
Düşünce özgürlüğüne engel yasalar bulunmamaktadır.Wolności w tym wypadku nie może zagwarantować rozum.
Ancak günümüzde Türkiye’de aktif volkan bulunmamaktadır.Obecnie w Danii nie ma czynnych skoczni.
İlk yapım tarihi konusunda kesin bilgiler bulunmamaktadır.Nie ma pewności co do początkowej historii dzieła.
Almanya'nın ulusal bir stadı bulunmamaktadır.Tego pałacu nie może mieć Niemiec
Bölümde büyük akarsu bulunmamaktadır.Nie czuje się pewnie w dużej grupie.
Üstünde yaşam bulunmamaktadır.Nie mogę żyć bez niego.
Köyde aktif bir turizm faaliyeti bulunmamaktadır.Brak w osadzie bazy turystycznej z prawdziwego zdarzenia.
Mağaranın doğal girişi bulunmamaktadır.Jaskinia posiada tylko jedno naturalne wejście.
İlçede herhangi bir tarihi eser bulunmamaktadır.Nie są znane inne oszacowania w przypadku ogólnym.
Bir ortaklığı bulunmamaktadır.Wspólnej deklaracji nie będzie.
Yani biri için, diğerinde olmayan eleman bulunmamaktadır.Podkreślają, że żaden człowiek nie może posiadać drugiego.
Ekonomik olarak tarım ve hayvancılık dışında bir faaliyet bulunmamaktadır.Z oczywistych względów nie ma na nim miejsca żadna działalność rolnicza czy ekonomiczna.
Kurulumun Ubuntu'dan farkı bulunmamaktadır.Mint nie jest forkiem Ubuntu.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Większość przetrwałych inskrypcji dotyczy faktów historycznych i nie zawiera żadnych przepowiedni.
Brunley'de hiçbir antik Romalı yerleşkesinin arkeolojik izi bulunmamaktadır.Nie istnieją jednak żadne archeologiczne dowody irlandzkiego osadnictwa.
Pussycat Dolls'a karşın grupta öne çıkan bir kişi bulunmamaktadır.Okazuje się jednak, że na Monikę wcale nikt nie czeka z otwartymi ramionami.
Teknisyen temsil örgütü bulunmamaktadır.Brakowało kadry technicznej.
Şu an için bu hastalığa ait bilgi bulunmamaktadır.W obecnej chwili nie ma możliwości leczenia przyczyny tej choroby.
Vilayetler günümüzde geleneksel bölümler olup idari özellikleri bulunmamaktadır.Dzielnice zwyczajowe oraz ich nazwy nie zawsze mają charakter urzędowy.
İşçi Partisi konseyde en büyük parti olmakla beraber bir mutlak çoğunluğu bulunmamaktadır.Nieoficjalnie sanacja liczyła na uzyskanie bezwzględnej większości w nowym sejmie.
Almanya - Almanya'da devlet kilisesi bulunmamaktadır.Niemki nie chodzą nawet do kościoła.
Günümüze gelen herhangi bir yapı kalıntısı bulunmamaktadır.Jakichkolwiek planów odbudowy na chwilę obecną nie ma.
İkinci kişiye verilmesi beklenen ödül, kimsenin talepte bulunmaması üzerine verilmedi.W przypadku gdy żaden zawodnik nie zgłosi się do odpowiedzi, nagroda nie jest przyznawana nikomu.
Fakat imparatorluk için Konstantinopolis'e gidecek gücü bulunmamaktaydı.Nie umiał jednak zdobyć Konstantynopola.
Üzerinde 2 konik tepe bulunan adada yerleşim birimi ya da turistik tesis bulunmamaktadır.Na wyspie były 2 miejscowości, Mostir i Nestane.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod