Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Und ich hatte das Privileg, sechs Jahre lang in der Todeszelle eines Hochsicherheitsgefängnisses zu arbeiten.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Είχα το προνόμιο να δουλέψω με θανατοποινίτες σε φυλακές υψίστης ασφαλείας για έξι χρόνια.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Имах честта да работя на място с хора със смъртна присъда, в условия на засилена охрана за шест години.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Я имела возможность работать в камере смертников строгого режима в течение шести лет.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.Я мала честь працювати в камері смертників під найвищою охороною протягом 6 років.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.היתה לי הזכות לעבוד במדור הנידונים למוות בבית-סוהר מאובטח במשך שש שנים.
Ölüm hücrelerinde çalışma ayrılacağına sahip olarak altı yıl en yüksek güvenlikli [cezaevinde] bulundum.لقد كنت محظوظة بأن اعمل في زنزانات المحكومين بالاعدام في السجون مُحكمة الحراسة لمدة ستة سنوات
Ona bir teklifte bulundum. (Alkış.) Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.私を当惑させたのは 「上から下へ」のアプローチが いまだに健在なことでした
Ona bir teklifte bulundum. (Alkış.)Ich hatte ihm ein Angebot gemacht.(Applaus)
Ona bir teklifte bulundum. (Alkış.)Ik deed hém een aanbod.
Ona bir teklifte bulundum. (Alkış.)저는 그에게 제안을 하고 있었거든요.
Ona bir teklifte bulundum.Estava a fazer-lhe uma proposta.
Ona bir teklifte bulundum.Eu ii faceam o oferta.
Ona bir teklifte bulundum.Gli stavo facendo un'offerta.
Ona bir teklifte bulundum.Já jsem dávala nabídku jemu.
Ona bir teklifte bulundum.Ja som dávala ponuku jemu.
Ona bir teklifte bulundum.J'étais en train de lui faire une offre.
Ona bir teklifte bulundum.Olin tekemässä hänelle tarjousta.
Ona bir teklifte bulundum.Składałam mu ofertę.
Ona bir teklifte bulundum.Tôi đang mang đến cho ông một đề nghị.
Ona bir teklifte bulundum.Üzletet ajánlottam neki.
Ona bir teklifte bulundum.Yo le estaba haciendo una oferta.
Ona bir teklifte bulundum.Направих му предложение.
Ona bir teklifte bulundum.Я делала ему предложение.
Ona bir teklifte bulundum.באתי אליו עם הצעה.
Ona bir teklifte bulundum.لقد كنت أعرض عليه عرضاً.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Bol som tam šesťkrát, štyrikrár som pracoval s National Geographic, na meraní tektonických platní.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Byłem tam sześć razy, cztery razy pracowałem dla National Geographic, przy pomiarach płyty tektonicznej.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.He estado 6 veces, en 4 trabajé con la National Geographic, haciendo mediciones de placas tectónicas.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Ik was daar 6 keer. 4 keer werkte ik voor National Geographic, voor tektonische plaatmetingen.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.저는 여섯 번 올랐습니다. 이중 네 번은 내셔널 지오그래픽과 함께 지각의 표층을 측정하기 위해서였죠.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Бил съм там шест пъти, четири пъти работих с "Нешънъл джиографик", като правех измервания на тектонични плочи.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.אני הייתי שם 6 פעמים, ארבע פעמים עבדתי עם הנשיונל ג'אוגרפיק, לקחנו מדידות של תנועת לוחות טקטונים.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.ولقد ذهبت إلى هناك .. ستة مرات .. أربع مع ناشيونال جيوغرافك لكي نقوم بقياسات لتحركات الصفائح التكتونية
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.ナショナル ジオグラフィック誌のチームと 2回は、リモートセンシング装置の
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Am purtat câteva conversaţii foarte interesante, după cum vă puteţi imagina.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Ci furono interessanti conversazioni, come potete immaginare.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Ich führte einige sehr interessante Gespräche, wie Sie sich vorstellen können.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Jak się pewnie domyślacie odbyłem kilka interesujących rozmów.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.J'avais des conversations très intéressantes, comme vous pouvez l'imaginer.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.상상하실 수 있으시겠지만 저는 매우 흥미있는 대화를 했습니다.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Saya punya beberapa percakapan menarik, seperti yang dapat Anda bayangkan.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Tive algumas conversas muito interessantes, como podem imaginar.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Tôi có một vài cuộc đối thoại vô cùng thú vị, như là bạn có thể tượng tượng.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Tuve conversaciones muy interesantes, como pueden imaginarse.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Volt néhány igen érdekes beszélgetésem, ahogy el tudják képzelni.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Zoals je je kunt voorstellen heb ik een aantal interessante gesprekken gehad.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Είχα κάποιες πολύ ενδιαφέρουσες συνομιλίες όπως μπορείτε να φανταστείτε.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Было парочку интересных бесед, думаю, вы можете представить.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.Имах няколко доста интересни разговора, както можете да си представите.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.היו לי שיחות מעניינות ביותר, כפי שאתם יכולים לתאר לעצמכם.
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.كانت لدي احاديث ممتعة كما يمكنكم التخيل
Tahmin edebileceğiniz gibi birkaç ilginç sohbette bulundum.思い出します 当時フォード社には
Tamam ben kendisine gerekli nasihatte bulundum... ...o bu iţi bir daha yapmayacak.Τι;
Tamam ben kendisine gerekli nasihatte bulundum... ...o bu iţi bir daha yapmayacak.Той няма да направи нещо такова повече.
Ve geçen sene, onun anma töreninde konuştum ve ona bu hayatında iyi dileklerde bulundum.E l'anno scorso parlai al suo funerale e gli augurai tutto il bene.
Ve geçen sene, onun anma töreninde konuştum ve ona bu hayatında iyi dileklerde bulundum.작년 추모예배에서 제가 말씀도 드리고 잘 지내셨으면 기도도 올렸답니다.
Ve geçen sene, onun anma töreninde konuştum ve ona bu hayatında iyi dileklerde bulundum.L'année dernière, je me suis exprimé à son service funèbre et lui ai dit adieu.
Ve geçen sene, onun anma töreninde konuştum ve ona bu hayatında iyi dileklerde bulundum.Letztes Jahr sprach ich bei seinem Gedenkgottesdienst und wünschte ihm alles Gute in diesem Leben.
Ve geçen sene, onun anma töreninde konuştum ve ona bu hayatında iyi dileklerde bulundum.Şi anul trecut am vorbit la înmormântarea sa şi i-am urat numai pe bine pe lumea cealaltă.