Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunduk ile cümle

bulunduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.Nu au fost niciodată explorate". Am spus, "Da. Spune-mi unde sunt şi ce ţară le administrează."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.Odpovedal som: "Hej. Ale povedz mi, kde sú, a krajinu, ktorá ich vlastní."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.Odpowiedziałem: "Jasne, ale powiedzcie mi, gdzie one są i do jakiego kraju należą."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim."Sim. "Mas digam-me onde é que são e qual é o país a que pertencem."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.Und ich sagte: "Ja. Aber sagt mir, wo sie liegen und zu welchem Land sie gehören."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.Và tôi nói, "Ừ. Nhưng kể cho tớ xem chúng ở đâu, và quốc gia nào ở đó."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.Y le dije: "Sí. Pero dime dónde están y a qué país pertenecen".
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.Και είπα "Ναι. Αλλά πείτε μου πού βρίσκονται και σε ποια χώρα ανήκουν".
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.И аз казах: "Да. Но ми кажете къде са и на коя страна принадлежат."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.Я ответил: "Да, но скажите мне, где они и к какой стране относятся."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.ואני עניתי, "בטח, רק תגידו לי היכן הם ואיזו מדינה שולטת בהם."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.فقلت،"بالطبع. و لكن أخبروني أين موقعها و البلد التي تمتلكها."
Ve ben "Evet... ...ama nerede olduklarını ve hangi ülkeye bağlı bulunduklarını söyleyin bana." dedim.「でも島の場所と所属する国を教えてくれよ」 始めに島のことを知ったとき
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.5つの文化ステージを説明できるようにしてください
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.E non li considererete causa persa. Li spingerete in avanti.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Et ne les laissez pas là où elles sont. Poussez les de l'avant.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Je laat ze niet zitten waar ze zijn. Je brengt ze verder.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.그리고 그 단계에 머물러 있게 해서는 안됩니다. 발전하도록 자극해야 합니다.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Não as deixam onde as encontraram. Empurrem-nas para a frente.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Nie zostawicie ich, lecz pchniecie naprzód.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Postrčte je výš.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Și nu-i lăsați acolo unde se află. Îi împingeți înainte.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Und Sie werden sie nicht dort lassen, wo sie stecken, sondern sie vorwärts schubsen.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Và bạn không rời bỏ họ tại cấp độ của họ. Bạn đẩy họ tới trước.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Y nos las dejan donde las encontraron. Las empujan hacia adelante.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Και δεν θα τους αφήσετε εκεί που βρίσκονται. Θα τους ωθείσετε προς τα εμπρός.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.И не ги оставяте там, където са. Побутвате ги напред.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.Но не оставите их на этом уровне, а попытаетесь подтолкнуть их вперед.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.ואתם לא מותירים אותם היכן שהם נמצאים, אתם דוחפים אותם קדימה,
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.ولا تتركهم حيث وجدتهم. تدفعهم الى الأمام.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.A začnime sa ozývať, keď na nás ľudia útočia zvukom, aký som vám na začiatku zahral.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.E cominciamo a protestare quando le persone ci assalgono con il rumore che vi ho fatto sentire prima.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.En laten we onze stem verheffen als mensen ons belagen met het lawaai dat ik eerder voor jullie speelde.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.És kezdjünk felszólalni, amikor olyan zajokkal támadnak minket, mint amilyet korábban lejátszottam.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.Et parlons plus fort quand les gens nous aggressent avec le son que je vous ai joué tout à l'heure.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.E vamos começar a falar quando as pessoas nos atacarem com o barulho que vos mostrei no início.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.이제 사람들이 제가 이전에 만들어냈던 소음으로 공격할 때의 방침에 대해 이야기 해봅시다.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.Mówmy, gdy ludzie atakują nas dźwiękiem, który pokazałem wcześniej.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.Şi hai să începem să protestăm când oamenii ne asaltează cu zgomotul pe care vi l-am pus mai devreme.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.Và hãy lên tiếng khi người khác tấn công ta bằng những tiếng ồn mà tôi đã cho các bạn nghe lúc trước.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.Y empecemos a alzar la voz cuando nos ataquen con ruidos como los que puse al principio.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.Zkusme také zvýšit hlas, když na nás lidé útočí se vším tím hlukem, který jsem vám dříve přehrával.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.Και ας υψώσουμε τη φωνή μας όταν άνθρωποι μας επιτίθενται με τον θόρυβο που σας έπαιξα προηγουμένως.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.И давайте начнём протестовать, когда нас атакуют шумом, который я проигрывал вам ранее.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.И нека да започнем да изказваме мнението си, когато хората ни нападат с шума, който ви пуснах по-рано.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.І почнімо протестувати вголос, коли люди нападають на нас з таким шумом, що я показував вам раніше.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.ובואו נתחיל להשמיע את קולנו כשאנשים תוקפים אותנו עם הרעש אותו השמעתי לכם קודם לכן.
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.ولنبدأ بالتحرك والاعتراض عندما يقوم أحدٌ ما بإزعاجنا بتلك الضوضاء التي أسمعتكم إياها في بداية محادثتي
Ve insanlar bize , daha önce ki gürültü gibi sözlü saldırıda bulunduklarında konuşmaya başlayalım.攻撃してきたら キッパリと断りましょう 音で健康改善するために今すぐできる
Yani akışkanlarla ilgili genel olarak bulundukları kabın şeklini alırlar diyebiliriz.Joten neste, yleensäkin.
Yani akışkanlarla ilgili genel olarak bulundukları kabın şeklini alırlar diyebiliriz.On peut dire la même chose à propos de l'oxygène ou n'importe quelle gaz.
Yani akışkanlarla ilgili genel olarak bulundukları kabın şeklini alırlar diyebiliriz.Så et fluidum, generelt, tager form af sin beholder.
Yani akışkanlarla ilgili genel olarak bulundukları kabın şeklini alırlar diyebiliriz.Także płyn, generalnie, przybiera kształt naczynia.
Yani akışkanlarla ilgili genel olarak bulundukları kabın şeklini alırlar diyebiliriz.Takže tekutina obecně zaujímá tvar nádoby, v níž se nachází.
Yani akışkanlarla ilgili genel olarak bulundukları kabın şeklini alırlar diyebiliriz.Значи, флуидите по принцип заемат формата на съда си.
Yani akışkanlarla ilgili genel olarak bulundukları kabın şeklini alırlar diyebiliriz.באופן כללי, זורם מקבל את הצורה של הכלי שמכיל אותו.
Yani akışkanlarla ilgili genel olarak bulundukları kabın şeklini alırlar diyebiliriz.لذا المائع بشكل عام يأخذ شكل الإناء الذى يوضع فيه.
Yani akışkanlarla ilgili genel olarak bulundukları kabın şeklini alırlar diyebiliriz.流体として、二つの例をあげたよ。
Yani aynı anda bulundukları konumu terk ediyorlar, birbirlerine doğru hareket ediyorlar.De bevæger sig mod hinanden og tager af sted på samme tidspunkt.
Yani aynı anda bulundukları konumu terk ediyorlar, birbirlerine doğru hareket ediyorlar.그들은 모두 같은 시간에 떠나고, 서로를 향해 가죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod