Lütfen bulunacak Sistem Kimliğini (ID) girin:Введите SystemID для поиска:
Lütfen bulunacak Sistem Kimliğini (ID) girin:Въведете SystemID за търсене:
Lütfen bulunacak Sistem Kimliğini (ID) girin:رجاء أدخل إلى ابحث:
Lütfen bulunacak Sistem Kimliğini (ID) girin:検索するシステム ID を入力:
Meclisi şuna ikna etmeliyiz: Telif ihlaline bulunacak çözümKým nepresvedčíme Kongres, že k porušeniu autorských práv treba pristupovať, ako pri Napsteri a YouTube.
Nancy Brown'nun yaşına geldiğinde gezegende ilaveten 2 buçuk milyar insan daha bulunacak.지금 낸시 브라운의 나이겠지요, 그때는 이 행성에 다른 25만명이 굶주릴 겁니다.
Nancy Brown'nun yaşına geldiğinde gezegende ilaveten 2 buçuk milyar insan daha bulunacak.Cody tenga la edad de Nancy Brown en este planeta vivirán otros 2.500 millones de personas.
Nancy Brown'nun yaşına geldiğinde gezegende ilaveten 2 buçuk milyar insan daha bulunacak.יהיה בגילה של ננסי בראון, יהיו על כוכב-לכת זה עוד שניים וחצי מיליארד בני-אדם.
Nancy Brown'nun yaşına geldiğinde gezegende ilaveten 2 buçuk milyar insan daha bulunacak.بعمر نانسي براون, سيكون هناك مليارين ونصف شخص آخر على الكوكب
Nancy Brown'nun yaşına geldiğinde gezegende ilaveten 2 buçuk milyar insan daha bulunacak.この惑星上の人口は さらに25億人増えているでしょう 海に目を向けるだけで
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?Ce contribuţie aduci atunci?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?Čím chcete přispět?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?"Co nowego wniesiesz?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?Em que é que a pesquisa vai contribuir?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?"당신의 연구를 통해 얻은게 무엇인가?"
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?Lalu apa sumbangan penelitian Anda?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?Quale contributo darà questa ricerca?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?Qu'allez-vous apporter ?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?¿Qué vas a aportar?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?Wie wird dein Beitrag aussehen?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?Какво ще допринесете?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?Что же ты тогда принесёшь нового?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?מה אני אתרום?
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?ما المساهمة التي سوف تضيفينها؟
Nasıl bir katkıda bulunacaksın?生物学に新たな知識を
O da, Darren gibi yorumlarıyla katkıda bulunacak.Ella estará en los comentarios junto con Darren
Orada bir çalışanımız bulunacaktır ve bu olayın üzerinde olacaktır.Hà Lan, sẽ có người ở đó giải quyết vấn đề.
Orada bir çalışanımız bulunacaktır ve bu olayın üzerinde olacaktır.폴란드에서 발견되면, 그쪽 사람들이 그런 상황에서 최고의 사람이죠.
Orada bir çalışanımız bulunacaktır ve bu olayın üzerinde olacaktır.lo mismo hacen las demás personas en ese tipo de situaciones.
Orada bir çalışanımız bulunacaktır ve bu olayın üzerinde olacaktır.في بولاند، على سبيل المثال، يوجد شخص ما هنالك، لذا هؤلاء الأشخاص يقفون على مثل هذه المواقف
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.A aby stáli každého jitra k slavení a chválení Hospodina, tolikéž i u večer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.a aby stáli na mieste každého rána oslavovať a chváliť Hospodina, a tak i večer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.A iżby stali na każdy poranek ku wysławianiu, i ku chwaleniu Pana, także i w wieczór;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Dovevano presentarsi ogni mattina per celebrare e lodare il Signore, così pure alla sera
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.e de estarem cada manhã em pé para render graças e louvor ao Senhor, e semelhantemente � tarde.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ei aveau să stea în fiecare dimineaţă şi în fiecare seară, ca să laude şi să mărească pe Domnul,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Ejercen su servicio cada amanecer, y asimismo al atardecer, para dar gracias y alabar a Jehovah
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Elke ochtend en avond stonden zij voor de HERE om dankliederen te zingen en Hem te prijzen.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.eller att var morgon göra tjänst genom att tacka och lova HERREN, och likaledes var afton,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.És hogy álljanak az Úrnak tiszteletére és dícséretére, úgy reggel, mint este;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.hver Morgen skal de stå og love og prise HERREN, ligeså om Aftenen,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.hver morgen skulde de stå og love og prise Herren, og likeså hver aften,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ils avaient à se présenter chaque matin et chaque soir, afin de louer et de célébrer l`Éternel,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.새벽과 저녁마다 서서 여호와께 축사하며 찬송하며
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.mỗi buổi sớm và buổi chiều , họ phải đứng tại đó cảm_tạ và ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va ;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.mỗi buổi sớm và buổi chiều, họ phải đứng tại đó cảm tạ và ngợi khen Ðức Giê-hô-va;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.seisoa joka aamu kiittämässä ja ylistämässä Herraa, ja samoin joka ilta;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Selain itu mereka harus menyanyi untuk memuji TUHAN setiap pagi dan setiap malam
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ter naj stojé vsako jutro, da hvalijo in slave GOSPODA, takisto zvečer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.und zu stehen des Morgens, zu danken und zu loben den HERRN, und des Abends auch also,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.και δια να ιστανται καθ' εκαστην πρωιαν και εσπεραν, δια να υμνωσι και να δοξολογωσι τον Κυριον
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.и всяка заран да стоят за да славят и хвалят Господа, тоже и вечер,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.и чтобы становились каждое утро благодарить и славословить Господа, также и вечером,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ולעמד בבקר בבקר להדות ולהלל ליהוה וכן לערב׃
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ولاجل الوقوف كل صباح لحمد الرب وتسبيحه وكذلك في المساء.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.每 日 早 晚 、 站 立 稱 謝 讚 美 耶 和 華
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.每 日 早晚 、 站立 稱謝讚 美 耶和華
RABbin, ‹‹Adım sonsuza dek Yeruşalimde bulunacaktır›› dediği RABbin Tapınağında sunaklar kurdu.A vystavil oltáre aj v dome Hospodinovom, o ktorom povedal Hospodin: V Jeruzaleme bude moje meno na veky.
RABbin, ‹‹Adım sonsuza dek Yeruşalimde bulunacaktır›› dediği RABbin Tapınağında sunaklar kurdu.A zidit altare în Casa Domnului, măcar că Domnul zisese: ,,În Ierusalim va fi Numele Meu pe vecie.``
RABbin, ‹‹Adım sonsuza dek Yeruşalimde bulunacaktır›› dediği RABbin Tapınağında sunaklar kurdu.Costruì altari nel tempio, del quale il Signore aveva detto: «In Gerusalemme sarà il mio nome per sempre»