Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.Než objeví stupínek, vplave do každého ramene.
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.Nó bơi xuống từng cửa cho tới khi nó tìm đến được cái bệ.
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.Przepływa każdą alejkę póki nie dotrze do plaftormy.
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.Sie schwimmt jede Straße runter, bis sie schließlich die Plattform erreicht.
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.Κολυμπάει σε κάθε διάδρομο μέχρι τελικά να φτάσει στην πλατφόρμα.
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.Она заплывает в каждый коридор, пока не достигает платформы.
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.Тя плува по всяка алея, докато накрая стига до платформата.
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.הוא שוחה במורד כל זרוע, עד שלבסוף הוא מגיע לבמה.
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.فهي تسبح في كل حارة حتى تصل الى المنصة
Düz zemini buluncaya kadar karşısına çıkan her yoldan aşağı doğru yüzüyor.つまり見通しを立ててはいないのです
Görülemeyen olduğunu buluncaya kadar.Hasta que descubras que no puedes ser visto
Görülemeyen olduğunu buluncaya kadar.Jusqu'à ce que tu trouves - tu ne peux pas être vu
Hem birkaç öđrenci falan bulunca, özel dersler falan da veririm.Also, I will give lesson to a few student.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Dr. Kemp a continuat să scrie în studiul său, până la fotografii îl trezit.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Dr. Kemp folytatta írásban tanulmányában, amíg a lövés váltott vele.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Dr. Kemp tinha continuado a escrever em seu estudo, até os tiros despertou ele.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.El doctor Kemp había seguido escribiendo en su estudio hasta que los tiros lo despertaron.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Kemp oli jatkunut kirjallisesti hänen tutkimuksissaan kunnes laukaukset herättivät hänet.
Kemp, çekimler onu buluncaya dek yaptığı çalışmada yazmaya devam etti.Kemp pokračoval psát ve své studii až výstřely ho vzbudil.
Malzemeleri bulunca yapacağım. Dört gözle bekliyorum.-Teen sitten, kun saan aineksia.
Malzemeleri bulunca yapacağım.Eu faço, assim que tiver os ingredientes.
Malzemeleri bulunca yapacağım.Hvis jeg kan få fat i ingredienserne.
Malzemeleri bulunca yapacağım.Jak będę miała z czego, zrobię ją.
Malzemeleri bulunca yapacağım.La farò non appena avrò gli ingredienti.
Malzemeleri bulunca yapacağım.Lo haré cuando consiga los ingredientes.
Malzemeleri bulunca yapacağım.Om jag får tag på ingredienser.
Malzemeleri bulunca yapacağım.Αφού βρω τα υλικά.
Malzemeleri bulunca yapacağım.Я испеку, как только будет из чего.
Metroda ucuz bir fotoğraf makinesi bulunca그래서 제가 지하철에서 싸구려 카메라를 발견했을 때
Metroda ucuz bir fotoğraf makinesi buluncaThế nên khi tôi tìm được một chiếc máy ảnh rẻ tiền trong sân ga tàu điện ngầm,
Metroda ucuz bir fotoğraf makinesi buluncaוכאשר מצאתי מצלמה זולה ברכבת התחתית,
Metroda ucuz bir fotoğraf makinesi buluncaعندم وجدت كامير رخيصة في محطة المترو,
Metroda ucuz bir fotoğraf makinesi bulunca友人と このアドベンチャーを写真に収めて
Metroda ucuz bir fotoğraf makinesi bulunca有一次我響地鐵執到部簡易相機
Ne bölümü? Neden üniversiteye gitmek istiyorsun? Sevdiğin kişiyi bulunca kalbin böyle çarpmaya başlar<i>Brought to you by the PKer team @ www.viikii.net</i>
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.A když jej nalezli, řekli jemu: Všickni tě hledají.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.A keď ho našli, povedali mu: Všetci ťa hľadajú.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.A znalazłszy go, rzekli mu: Wszyscy cię szukają.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.Dan setelah mereka menemukan-Nya, mereka berkata, "Semua orang sedang mencari Bapak.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.És a mikor megtalálák õt, mondának néki: Mindenki téged keres.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.et, quand ils l`eurent trouvé, ils lui dirent: Tous te cherchent.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.e, trovatolo, gli dissero: «Tutti ti cercano!»
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.in ko ga najdejo, mu reko: Vsi te iščejo.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.ja löydettyään hänet he sanoivat hänelle: "Kaikki etsivät sinua".
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.Khi kiếm được thì thưa rằng : Hết_thảy đương tìm thầy .
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.Khi kiếm được thì thưa rằng: Hết thảy đương tìm thầy.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.만나서 가로되 모든 사람이 주를 찾나이다
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.Le encontraron y le dijeron: --Todos te buscan
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.Och när de funno honom, sade de till honom: »Alla fråga efter dig.»
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.Og de fandt ham, og de sige til ham: "Alle lede efter dig."
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.Og de fant ham og sa til ham: Alle leter efter dig.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.quando o encontraram, disseram-lhe: Todos te buscam.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.şi cînd L-au găsit, I-au zis: ,,Toţi Te caută.``
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.Und da sie ihn fanden, sprachen sie zu ihm: Jedermann sucht dich.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.και ευροντες αυτον λεγουσι προς αυτον οτι παντες σε ζητουσι.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.А Симон и ония, които бяха с Него, изтичаха подире Му.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.и, найдя Его, говорят Ему: все ищут Тебя.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.І, знайшовши Його, кажуть Йому: Що всї шукають Тебе.
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.וימצאהו ויאמרו אליו הנה כלם מבקשים אותך׃
Onu bulunca, ‹‹Herkes seni arıyor!›› dediler.ولما وجدوه قالوا له ان الجميع يطلبونك.