buluşuyor ile cümle
buluşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Yarın buluşuyor muyuz?We're meeting up tomorrow?
Saat altıda onunla istasyonda buluşuyordum.I was meeting him at the station at six.
Saat altı'da onunla buluşuyorum.I am to meet him at six.
Kabine krizi görüşmek üzere bugün buluşuyor.The Cabinet is meeting today to discuss the crisis.
Bazen onlarla buluşuyoruz.We sometimes meet them.
Yarın nerede buluşuyoruz? Tekrar kaybolmak istemiyorum.Where are we meeting tomorrow? I don't want to get lost again.
Tom bir müşteri ile buluşuyor.Tom is meeting with a client.
Görünüşe göre, o Tatoeba adındaki bir Japon kızla buluşuyor.He apparently dates a Japanese girl called Tatoeba.
Tom'la akşam yemeği için buluşuyorum. Gelmek ister misin?I'm meeting Tom for dinner. Do want to come?
Akşamleyin köprüde buluşuyoruz.We meet in the evening at the bridge.
Tom'la akşam yemeğinde buluşuyorum.I'm meeting Tom for dinner.
Daha sonra biriyle buluşuyorum.I'm meeting someone later.
Bir saat içinde otelin önünde buluşuyoruz.We're meeting in an hour in front of the hotel.
Tom bu öğleden sonra Mary ile buluşuyor.Tom is meeting Mary this afternoon.
Biz benim evimde saat 2.30'da buluşuyoruz.We're meeting at my place at 2:30.
Tom, Mary'yle buluşuyor olacak.Tom will be meeting with Mary.
Tom ve Mary buluşuyorlardı.Tom and Mary were dating.
Neden burada buluşuyoruz?Why are we meeting here?
Biz öğle yemeği için buluşuyoruz.We're meeting for lunch.
Nerede buluşuyorlar?Where are they meeting?
Tom kimle buluşuyordu?Who was Tom meeting?
Kimle buluşuyoruz?Who are we meeting?
Önümüzdeki pazartesi Tom'la buluşuyorum.I'm meeting Tom next Monday.
Tom Mary ile gizlice buluşuyor.Tom has been meeting secretly with Mary.
O bir Japon kızla buluşuyor.He's meeting with a Japanese girl.
Tom'la ne zaman buluşuyorsun?What time are you meeting Tom?
Biz saat dokuzda istasyonda buluşuyoruz.We're meeting at the station at nine o'clock.
Tom şu anda Mary ile buluşuyor.Tom is meeting with Mary right now.
Ne zaman bizimle buluşuyorsun?What time are you meeting us?
Ne zaman onlarla buluşuyorsun?What time are you meeting them?
Ne zaman benimle buluşuyorsun?What time are you meeting me?
Ne zaman onunla buluşuyorsun?What time are you meeting him?
Gelecek pazartesi onlarla buluşuyorum.I'm meeting them next Monday.
Gelecek pazartesi onunla buluşuyorum.I'm meeting him next Monday.
On dakika içinde onlarla buluşuyorum.I'm meeting them in ten minutes.
O dakika içinde onunla buluşuyorum.I'm meeting him in ten minutes.
On dakika içinde onunla buluşuyorum.I'm meeting her in ten minutes.
Bir saat içinde onlarla buluşuyorum.I'm meeting them in an hour.
Bir saat içinde onunla buluşuyorum.I'm meeting him in an hour.
Akşam yemeği için onlarla buluşuyorum.I'm meeting them for dinner.
Akşam yemeği için onunla buluşuyorum.I'm meeting him for dinner.
Sabah kahvaltısı için onlarla buluşuyorum.I'm meeting them for breakfast.
Sabah kahvaltısı için onunla buluşuyorum.I'm meeting her for breakfast.
Park Caddesindeki bir restoranda Tom'la öğle yemeği için buluşuyorum.I'm meeting Tom for lunch at a restaurant on Park Street.
Tom'la öğle yemeği için Chuck's Bar and Grill'de buluşuyorum.I'm meeting Tom for lunch at Chuck's Bar and Grill.
Öğle yemeği için Tom'la buluşuyorum.I'm meeting Tom for lunch.
Ne zaman buluşuyoruz?What time are we meeting?
Biz nerede buluşuyoruz?Where are we meeting?
Nerede buluşuyoruz?Where are we meeting?
Tom'la her hafta buluşuyoruz.Tom and I meet every week.
Önümüzdeki haftanın başında Boston'da Tom'la buluşuyor olacağım.I'll be meeting Tom in Boston early next week.
Tom üç saat içinde Mary ile buluşuyor.Tom is meeting Mary in three hours.
Tom'la saat 2.30'da buluşuyor olacağım.I'll be meeting Tom at 2:30.
Rehberle buluşuyoruz ve gezimiz başlıyor.We'll meet up with the guide and our trip will begin.
Bayıldıktan sonra bir anda hastanede uyanıyor ve Akira ile buluşuyor.She later awakens in the hospital, reunited with Akira.
İspanya'yı sık sık ziyaret ediyor ve orada İngiliz ajanları ile buluşuyordu.He frequently visited England, and was intimately acquainted with leading British scholars.
Yani, birisi ile buluşuyorsunuz, o bir terslik yapıyor; bir daha buluşmuyorsunuz.You're married to a guy and he picks his nose?
Her gün, aynı hızda arabayı kullanarak, eşi onunla istasyonda buluşuyor.Every day, driving at the same rate, her husband meets her at the station.
Kocası kadınla yolda buluşuyor, ve eve 20 dakika erken varıyorlar.He meets her on the way, and then they arrive home 20 minutes early.
Burada olduğuna inanamıyorum ve seninle burada TED'de buluşuyorum.And I can't believe you're here and that I'm meeting you here at TED.