buluştu ile cümle

buluştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Ngươi phải để các gậy đó trong hội mạc, trước hòm bảng chứng, là nơi ta gặp ngươi.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Og du skal legge dem i sammenkomstens telt foran vidnesbyrdet, der hvor jeg kommer sammen med eder.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Pane ne sitten ilmestysmajaan lain arkin eteen, missä minä teille ilmestyn.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Plaats deze staven in het Heilige der Heiligen in de tabernakel, waar Ik u altijd ontmoet voor de ark.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Pondrás estas varas en el tabernáculo de reunión, delante del testimonio, donde yo me encontraré con vosotros
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Să le pui în cortul întîlnirii, înaintea mărturiei, unde Mă întîlnesc cu voi.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Sedan skall du lägga in dem i uppenbarelsetältet framför vittnesbördet, där jag uppenbarar mig för eder.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Složíš ich v stáne shromaždenia pred svedoctvom, kam prichádzavam k vám.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.tedd le azokat a gyülekezet sátorában a bizonyság [ládája] elé, a hol megjelenek néktek.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Tu les déposeras dans la tente d`assignation, devant le témoignage, où je me rencontre avec vous.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.και θελεις αποθεσει αυτας εν τη σκηνη του μαρτυριου εμπροσθεν του μαρτυριου, οπου θελω ευρισκεσθαι μεθ' υμων
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.и положи их в скинии собрания, пред ковчегом откровения, где являюсь Я вам;
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Положи ги в шатъра за срещане пред плочите на свидетелството, гдето Аз се срещам с вас.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.והנחתם באהל מועד לפני העדות אשר אועד לכם שמה׃
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.وضعها في خيمة الاجتماع امام الشهادة حيث اجتمع بكم.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.你 要 把 這 些 杖 存 在 會 幕 內 法 櫃 前 、 就 是 我 與 你 們 相 會 之 處
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.你 要 把 這些 杖 存在 會幕內法 櫃前 、 就是 我 與 你 們相會之處
Detayları buluştuğumuz zaman konuşalım.A részleteket akkor beszéljük meg, ha találkozunk.
Detayları buluştuğumuz zaman konuşalım.Nous reparlerons des détails quand nous nous rencontrerons. Allô ?
Detayları buluştuğumuz zaman konuşalım.Μπορούμε να συζητήσουμε τις λεπτομέρειες όταν συναντηθούμε.
Detayları buluştuğumuz zaman konuşalım.التفاصيل سأخبرك بها عندما نلتقي
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.(73:4) Рыкают враги Твои среди собраний Твоих; поставили знаки свои вместо знамений наших ;
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Các cừu địch Chúa đã gầm hét giữa hội Chúa; Chúng nó dựng cờ chúng nó để làm dấu hiệu.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Các cừu_địch Chúa đã gầm hét giữa hội Chúa ; Chúng_nó dựng cờ chúng_nó để làm dấu_hiệu .
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Deine Widersacher brüllen in deinen Häusern und setzen ihre Götzen darein.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Dina ovänner hava skränat inne i ditt församlingshus, de hava satt upp sina tecken såsom rätta tecken.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Dine Fjender brøled i dit Samlingshus, satte deres Tegn som Tegn deri.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Dine motstandere har brølt midt i ditt forsamlingshus; de har satt sine egne tegn op til tegn.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.주의 대적이 주의 회중에서 훤화하며 자기 기를 세워 표적을 삼았으니
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Musuh-musuh-Mu berteriak-teriak di Rumah-Mu, dan mendirikan panji-panji kemenangan di situ
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Os teus inimigos bramam no meio da tua assembléia; põem nela as suas insígnias por sinais.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Protivnicii Tăi au mugit în mijlocul Templului Tău; şi-au pus semnele lor drept semne.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Rjuli so nasprotniki tvoji sredi zbirališča tvojega, postavili so svoja znamenja za znamenja.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Ruggirono i tuoi avversari nel tuo tempio, issarono i loro vessilli come insegna
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Řvali nepřátelé tvoji u prostřed shromáždění tvých, a na znamení toho zanechali množství korouhví svých.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Ryczeli nieprzyjaciele twoi w pośrodku zgromadzenia twego, a na znak tego zostawili wiele chorągwi swoich.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Sinun vihollisesi huusivat kokoushuoneessasi, he pystyttivät omat merkkinsä merkeiksi sinne.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Támadóid a te gyülekezeted hajlékában ordítanak: jeleiket tûzték fel jelekké.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Tes adversaires ont rugi au milieu de ton temple; Ils ont établi pour signes leurs signes.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Tus adversarios han rugido en medio de tu santuario, y han puesto sus estandartes por señal
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Tvoji protivníci revali prostred tvojho slávnostného shromaždenia. Urobili svoje odznaky odznakmi.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Zij brulden in Uw tempel en hebben er hun eigen afgoden neergezet.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Οι εχθροι σου βρυχωνται εν τω μεσω των συναγωγων σου εθεσαν σημαιας τας σημαιας αυτων.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.Противниците Ти реват всред местосъбранието Ти; Поставиха своите знамена за знамения.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.שאגו צרריך בקרב מועדך שמו אותתם אתות׃
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.‎قد زمجر مقاوموك في وسط معهدك جعلوا آياتهم آيات‎.
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.你 的 敵 人 在 你 會 中 吼 叫 . 他 們 豎 了 自 己 的 旗 為 記 號
Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.你 的 敵人 在 你 會中 吼叫 . 他 們豎 了 自己 的 旗為記號
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.Bene, ho pensato, forse è il momento che Piranesi incontri Escher.
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.Bon, j'ai pensé: "Peut-être que c'est le moment pour Piranesi de rencontrer Escher".
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.Bueno, pensé, quizás sea la ocasión de unir Piranesi con Escher.
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.Cóż, pomyślałem, że może to czas, aby Piranesi poznał Escher.
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.Ei bine, m-am gândit, poate e timpul ca Piranesi să-l întâlnească pe Escher.
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.Ik dacht, misschien is het tijd dat Piranesi Escher ontmoet.
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.근데, 피라네시가 예셔를 만나야 할 시간인 거 같네요.
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.Помислих си, че може би е време Пиранези да се срещне с Ешер.
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.Я подумал, что, возможно, наступило время Пиранезе встретиться с Эшером.
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.אז חשבתי שאולי הגיע הזמן שפירנזי יפגוש את אשר. (צחוק)
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.وربما حان وقت لتقابل البيرانيسيس مبنى اسشير
Düşündüm de belki Piranesi'yi Escher ile buluşturma zamanıdır.私の発想がとんでもない方向に 展開していくのが解りますよね
İlgili Sayfalar