buluşmaya ile cümle
buluşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben, Alex ile buluşmaya gelir ancak kimse evde değildir.Heureusement, Alex est là, et grâce à lui, personne n'est blessé !
Ben, Alex ile buluşmaya gelir ancak kimse evde değildir.Kate acude a la cita, pero Alex no se presenta.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Dopo qualche seduta si innamorano ed iniziano a frequentarsi.
Anna kadınla buluşmaya gitti.Finché un giorno incontra Anna.
Max buluşmaya giderken kendisini neyin beklediğini bilmektedir.Придя в себя Джек решает узнать, что с ним случилось во время сеанса.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Но они начинают проводить время друг с другом и вскоре влюбляются.
1998'de ABD Başkanı Bill Clinton iki lideri buluşmaya ikna etti.Em 1998, o presidente dos Estados Unidos Bill Clinton interveio, arranjando um encontro com os dois líderes.
Anna kadınla buluşmaya gitti.Ana foi obrigada a estar presentes.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Al snel worden ze verliefd op elkaar en beginnen een relatie.
Falstaff tekrar hanımlarla buluşmaya gider.Clutch gaat terug naar zijn collega's.
1998'de ABD Başkanı Bill Clinton iki lideri buluşmaya ikna etti.W 1998 roku interweniował Bill Clinton, organizując spotkanie obu przywódców.
Max buluşmaya giderken kendisini neyin beklediğini bilmektedir.Jack skłamał jej, że niedługo się zobaczą.
Falstaff tekrar hanımlarla buluşmaya gider.Macbeth träffar häxorna på nytt.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.De blir kära i varandra och börjar umgås.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Вони швидко подружились і стали ходити на побачення.
Ben, Alex ile buluşmaya gelir ancak kimse evde değildir.Жінка вирушає до ресторану, але Алекс не з'являється.
Ben, Alex ile buluşmaya gelir ancak kimse evde değildir.Večer přijde Alex s otcem domů a zjišťují, že nikdo není doma.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Nemsokára megismerkednek egymással és randevúzni kezdenek.
Anna kadınla buluşmaya gitti.Felesége Irányi Anna volt.
Anna kadınla buluşmaya gitti.Μετονομάστηκε σε Άννα.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Han forelsker seg og snart innleder de et forhold.
1998'de ABD Başkanı Bill Clinton iki lideri buluşmaya ikna etti.I 1998 ble de to lederne overtalt til å møtes av USAs president, Bill Clinton.
Hareket Sünni ve Şii bilim adamlarını ortak noktada buluşmaya davet etmiştir.ICSU ble grunnlagt for å føre sammen forskere innen naturfagene i internasjonal vitenskapelig innsats.
1998'de ABD Başkanı Bill Clinton iki lideri buluşmaya ikna etti.Pada 1998, Presiden Amerika Serikat Bill Clinton berusaha membujuk kedua pemimpin ini untuk bertemu.
Fakat Füsun, buluşmaya gelmez.Bunda tidak bisa hadir.
1998'de ABD Başkanı Bill Clinton iki lideri buluşmaya ikna etti.Năm 1998, Tổng thống Hoa Kỳ Bill Clinton đã thuyết phục hai nhà lãnh đạo gặp gỡ.
Ben, Alex ile buluşmaya gelir ancak kimse evde değildir.Khi về được nhà, Simon tìm mẹ mình, nhưng không có ai ở nhà.
Ben, Alex ile buluşmaya gelir ancak kimse evde değildir.过不久后,本过来打算见亚历克斯,但没人在家。
Anna kadınla buluşmaya gitti.正好遇上了安娜。
Ben, Alex ile buluşmaya gelir ancak kimse evde değildir.פעם אחת הם מחליטים להפגש אך אלכס לא מופיע לפגישה.
Hareket Sünni ve Şii bilim adamlarını ortak noktada buluşmaya davet etmiştir.ניסיון שבו נפגש עם כלכלנים וסוציולוגים ואנשי מדעי החברה האחרים בפעילותם המשותפת.
1998'de ABD Başkanı Bill Clinton iki lideri buluşmaya ikna etti.През 1998 Бил Клинтън, президентът на САЩ, се намесва, като организира среща с двамата лидера.
Anna kadınla buluşmaya gitti.Ana se rastala od supruga.
Kısa sürede aşık olurlar ve buluşmaya başlarlar.Zaľúbili sa a čoskoro sa zosobášili.
Falstaff tekrar hanımlarla buluşmaya gider.Phoebe sa sťahuje späť k sestrám.
Ama neden buraya geldin? Branşını seçme zamanı henüz gelmedi. Profesörle buluşmaya geldim.Каква е тази миризма?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Als ik iemand leuk vind, moet ik dan met ze op een date gaan en een koppel met ze zijn?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Apakah kalo aku menyukai seseorang, aku harus berkencan dan menjadi pasangan dengannya?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Daca plac pe cineva, trebuie sa merg la intalniri si sa fiu un cuplu cu el?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Jeśli kogoś lubię, muszę chodzić z nim na randki i być parą?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?아 좋아하면 다 데이트하고 다 사귀고 그래야 되나? 응?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Nếu thích một người, có nhất thiết phải hẹn hò và thành một cặp với người đó không?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Om jag gillar någon, behöver jag gå på dejter och bli ett par med dom?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Se mi piace qualcuno, vuol dire che devo andare a degli appuntamenti ed essere una coppia con lei.
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Si j'aime quelqu'un, dois-je aller à des rendez-vous et être un couple avec ?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Wenn ich jemanden mag, muss ich dann auf Dates gehen und mit ihr ein Paar sein?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Αν μου αρέσει κάποια, πρέπει να βγώ ραντεβού για να είμαι ζευγάρι μαζί της;
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?Если кто-то мне нравится, я должен что ли на свидания бегать и строить из себя парочку влюбленных?
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?إذا كنت معجباً بشخص, هل علي الذهاب في مواعيد معه؟
Birini sevdiğimde illede çift olup buluşmaya filan gitmem mi gerekiyor?一人で、心の中だけに、瞼の中だけに とどめてる人がいるんだ!
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.Andai aku tahu kita akan bertemu secara dramatis seperti ini, kita tidak perlu kencan buta!
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.Ha tudtam volna, hogy ilyen drámaian egymásba botlunk, nem kellett volna részt vennünk a szokásos vakrandin.
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.Si j'avais su que nous nous rencontrerions de cette façon, nous aurions pu éviter notre rencontre arrangée.
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.Sớm biết chúng ta sẽ có cuộc gặp "định mệnh" này, ngay từ đầu đừng nên làm mặt lạnh với nhau.
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.إذا كنت أعلم بأننا سنتصادف هكذا دراميا فلن نحتاج إلى الموعد المدبر
Bugün,Ha Ni Bong Joon Guyla buluşmayacak mıydı?Astazi, Ha Ni nu trebuie sa se vada cu Bong Joon Gu?
Bugün,Ha Ni Bong Joon Guyla buluşmayacak mıydı?Chẳng phải hôm nay Ha Ni đi gặp Bong Joon Gu sao?
Bugün,Ha Ni Bong Joon Guyla buluşmayacak mıydı?Ha Ni non dovrebbe incontrarsi con Boon Joon Gu oggi?
Bugün,Ha Ni Bong Joon Guyla buluşmayacak mıydı?Hari ini, bukankah Ha Ni bertemu dengan Bong Joon Gu?
Bugün,Ha Ni Bong Joon Guyla buluşmayacak mıydı?Idag, ska inte Ha Ni träffa med Bong Joon Gu?
İlgili Sayfalar