buluşmayı ile cümle
buluşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
L.J. Veronica ve Nick'e telefonla ulaştı ve onlarla Lake Mercer'da buluşmayı kararlaştırdı.Nick en Veronica vertellen door de telefoon dat ze in Lake Mercer zijn.
Almanlar Fransız Haçlı Sefercileri ile Konstantinopolis'te buluşmayı ummaktaydılar.У Константинополі вони отримали французькі візи.
Maryland, Baltimore'da tekrar buluşmayı kabul ettiler.Вони умовилися зустрітися знову у Бальтіморі, Меріленд.
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.Înaltul Comitet Arab a boicotat întâlnirea.
Karısını arayıp Cumartesi günkü buluşmayı iptal eder.Anh hẹn cô đi chơi vào Thứ Bảy tuần sau.
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.民建聯顏尊廉宣布本屆不參選。
Adım ne diye soruyorum. Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?لقد سألتك ما هو إسمى؟من الشخص الذى أراد أوسكار مقابلته فى الفندق؟
Ama sonunda buluşmayı başardık. Joel tekneye atladı ve bize büyük, güzel bir mahi mahi yakaladı.Pero, finalmente, logramos encontrarnos y Joel se tiró al mar, pescó un hermoso dorado mahi mahi,
Ama sonunda buluşmayı başardık.결국 우리는 만나는 데 성공했고
Ama sonunda buluşmayı başardık.Maar uiteindelijk lukte onze ontmoeting.
Ama sonunda buluşmayı başardık.Αλλά τελικά, καταφέραμε να συναντηθούμε.
Ama sonunda buluşmayı başardık.אבל, לבסוף, הצלחנו להפגש
Ama sonunda buluşmayı başardık.و لكن فى النهاية إستطعنا أن نتقابل
Ama sonunda buluşmayı başardık.ジョエルが私のボートに来て
Birkaç arkadaşımla buluşmayı planlıyordum.J'avais prévu de rencontrer des amis.
Birkaç arkadaşımla buluşmayı planlıyordum.Találkozóm van néhány barátommal.
Birkaç arkadaşımla buluşmayı planlıyordum.Θα συναντηθώ με κάποιους φίλους για πρώτη φορά μετά από καιρό.
Birkaç arkadaşımla buluşmayı planlıyordum.سألتقي بأصدقاء لم ارهم من فترة
Böyle olmasın, ben seninle o seviyede buluşmayı istemem, çünkü o buluştuğumuz yer sadece bir görünüş olur.Diciamo non - non voglio conoscerti a quel livello, perché questo è solo un aspetto che possiamo incontrare.
Böyle olmasın, ben seninle o seviyede buluşmayı istemem, çünkü o buluştuğumuz yer sadece bir görünüş olur.En halua tavata sinua sillä tasolla, koska se on vain näkökulma, jonka tapaisimme.
Böyle olmasın, ben seninle o seviyede buluşmayı istemem, çünkü o buluştuğumuz yer sadece bir görünüş olur.Je ne veux pas te rencontrer à ce niveau-là, parce que c'est juste un aspect que nous pouvons rencontrer.
Böyle olmasın, ben seninle o seviyede buluşmayı istemem, çünkü o buluştuğumuz yer sadece bir görünüş olur.Nechci tě potkat na této úrovni. Protože to je jen stav, ve kterém se můžeme potkat.
Böyle olmasın, ben seninle o seviyede buluşmayı istemem, çünkü o buluştuğumuz yer sadece bir görünüş olur.Néhanapján van aki elmenekül.
Böyle olmasın, ben seninle o seviyede buluşmayı istemem, çünkü o buluştuğumuz yer sadece bir görünüş olur.No - no quiero encontrarte a este nivel, porque eso es solo un aspecto que podemos encontrar.
Bu buluşmayı uzun zamandır bekliyordum.Ça fait si longtemps que j'attendais ce moment.
Evet, biriyle buluşmayı planlıyordum.Oh ! Oui, j'avais envisagé d'aller voir quelqu'un.
Evet, biriyle buluşmayı planlıyordum.Ó, igen, épp indultam, hogy találkozzak valakivel.
Evet, biriyle buluşmayı planlıyordum.Απλά είχα ένα ραντεβού.
Evet, biriyle buluşmayı planlıyordum.مم كنت خارجة الى موعد
O da uçaktaydı. Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Dia juga terbang ke sana. kami mengatur pertemuan ini dengan Gottfrid untuk menyerahkan uangnya.
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?- Chi č che Oska vuole incontrare?
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?Kdo byl ten, s kým se Oska chtěl setkat v hotelu?
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi? Park Chae Rin ile.- Kivel akart Oska találkozni egy hotelben?
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?- Pe cine a spus Oska ca vrea sa vada?
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?- Qui Oska a-t-il demandé à rencontrer ?
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?Siapa yang ingin Oska temui di Hotel?
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?- Tôi người Oscar muốn gặp là ai?
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?Кого Оска хотел увидеть в отеле?
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?С кой иска да се срещне Оска?
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Am stabilit întâlnirea cu Gottfrid, pentru a-i da banii.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.A sjednali jsme si schůzku s Gottfridem aby jsme si předali peníze.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Concertamos una cita para darle a Gottfrid el dinero directamente.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.En we hebben deze ontmoeting met Gottfrid afgesproken om het geld te overhandigen.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.En we hebben deze ontmoeting met Gottfrid... afgesproken om het geld te overhandigen.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.És elintéztük ezt a találkozót Gottfriddel, hogy átadjuk a pénzt.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Et nous avons organisé cette rencontre avec Gottfrid pour remettre l'argent.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.우리는 Gottfrid와 미팅을 잡아서 돈을 전달하기로 했죠
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Og så arrangerede vi et møde med Gottfrid for at give ham pengene.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Sovimme tapaamisen Gottfridin kanssa antaaksemme rahat.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Spotkaliśmy się z Gottfridem aby oddać mu pieniądze.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Und dann haben wir ein Treffen mit Gottfrid vereinbart um das Geld zu übergeben.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Và chúng tôi đã sắp xếp cuộc gặp mặt này với Gottfrid để giao tiền
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Và chúng tôi sắp xếp một cuộc gặp mặt với Gottfrid để trao trực tiếp cho anh ta số tiền.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Κανονίσαμε αυτή τη συνάντηση με τον Γκότφριντ... για να δώσουμε τα χρήματα.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.И мы организовали эту встречу с Gottfrid передать деньги.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Уговорихме си среща с Готфрид, за да дадем парите.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.וארגנו את הפגישה הזו .עם גוטפריד, למסור את הכסף
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.و قمنا بترتيب لقاء مع "غوتفريد" لتسليمه المال
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.奇妙な体験だった
Ve ondan sonra her zaman Krishnamurti Londra'ya geldigi her yıl bir yada iki kez buluşmayı sürdürdükDespués cada vez, cada ańo cuando Krishnamurti venía a Londres nos reuníamos una o dos veces.