buluşmayı ile cümle

buluşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Burada seninle buluşmayı asla hayal etmedim.Never did I dream of meeting you here.
Yaşlı erkekler sadece boğayı vurmak için sokak köşesinde buluşmayı severler.The old men like to meet on the street corner just to shoot the bull.
Geçen yıl buluştuk ve gelecek yıl tekrar buluşmayı umuyoruz.We met last year and hope to meet again next year.
Onunla olan bir buluşmayı iptal ettim.I canceled an appointment with her.
Onlar buluşmayı ve içmeyi severler.They like to get together and drink.
Bu akşam onunla buluşmayı umuyorum.I hope that I will meet her this evening.
Seninle buluşmayı asla unutmayacağım.I'll never forget to meet you.
Onlar ertesi sabah tekrar buluşmayı kabul ettiler.They agreed to meet again the next morning.
Maryland, Baltimore'da tekrar buluşmayı kabul ettiler.They agreed to meet again in Baltimore, Maryland.
Tom Mary ile çamaşırhanenin önünde buluşmayı kabul etti.Tom agreed to meet Mary in front of the laundromat.
Onlar benimle burada buluşmayı kabul ettiler.They agreed to meet me here.
Onlar saat yedide burada buluşmayı planladılar.They planned to get together here at 7 o'clock.
Kızlar Blackpool'daki beyaz erkeklerle buluşmayı umut ediyorlar.The girls hope to meet white boys in Blackpool.
Buluşmayı kaçırmadın.You didn't miss the meeting.
Buluşmayı kaçırmadınız.You didn't miss the meeting.
Bütün gündür seninle buluşmayı bekliyorum.I've been waiting all day to meet you.
Bu öğleden sonra sizinle buluşmayı umuyorum.I hope to meet up with you this afternoon.
Tom'la yine buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to meeting Tom again.
Tom kimle buluşmayı planladığını söylemedi.Tom didn't say who he was planning to meet.
Tom yerel pubta arkadaşları ile buluşmayı planlıyor.Tom is planning to meet his friends at the local pub.
Benimle burada buluşmayı kabul ettiğiniz için teşekkürler.Thanks for agreeing to meet me here.
Onlarla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.I look forward to meeting them.
Onunla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.I look forward to meeting him.
Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum.I've been looking foward to meeting you.
O onunla bir kafeteryada buluşmayı kararlaştırdı.She arranged to meet him at the coffee shop.
Tom Mary ile tekrar buluşmayı kabul etti.Tom agreed to meet Mary again.
Tom'la ne zaman buluşmayı planlıyorsun?What time are you planning to meet Tom?
Hepimiz önümüzdeki pazartesi günü burada tekrar buluşmayı kabul ettik.We all agreed to meet here again next Monday.
Tom kiminle buluşmayı planladığını bana söylemezdi.Tom wouldn't tell me who he was planning to meet.
Leyla, Sami ile buluşmayı kabul etti.Layla agreed to meet Sami.
Tom pazartesi günü saat 2.30'da Mary ile buluşmayı planladı.Tom planned to meet Mary on Monday at 2:30.
Tom ve Mary lobide buluşmayı kabul etti.Tom and Mary agreed to meet in the lobby.
Tom ile saat 2.30'da okulun önünde buluşmayı kabul etmemeliydim.I shouldn't have agreed to meet Tom in front of the school at 2:30.
Tom'la saat 2.30'da okulun önünde buluşmayı kabul ettim.I agreed to meet Tom in front of the school at 2:30.
Tom saat 2.30'da benimle okulun önünde buluşmayı kabul etti.Tom agreed to meet me in front of the school at 2:30.
Okuldan sonra Tom'la buluşmayı kabul ettim.I agreed to meet Tom after school.
Bizimle burada buluşmayı kabul ettiğiniz için teşekkürler.Thanks for agreeing to meet us here.
Tom havaalanında Mary ile buluşmayı planlıyor.Tom is planning to meet Mary at the airport.
Tom havaalanında Mary ile buluşmayı planlamıyor.Tom isn't planning to meet Mary at the airport.
Tom ile tekrar buluşmayı istedim.I wanted to meet Tom again.
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.The Arab Higher Committee boycotted the meetings.
Hurley onu hatırlayamaz, ancak buluşmayı teklif eder.Hurley is unable to remember, but asks her on a date regardless.
Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.And we arranged this meeting with Gottfrid to hand over the money.
Oska otelde kiminle buluşmayı istedi?- Who am I that Oska asked to meet?
Bu buluşmayı uzun zamandır bekliyordum.It was a long wait for this meeting
Türk ortağımız tarafından davet edildik. Gelecek yıl İstanbul'da buluşmayı ümit ediyoruz.April 23 National Sovereignty and Children's Day.
Birkaç arkadaşımla buluşmayı planlıyordum.I made plans to meet some friends.
Evet, biriyle buluşmayı planlıyordum.Oh yeah, I was on my way out because I had plans to meet someone.
Ama biz, bizimle buluşmayı ummayanları bırakırız, azgınlıkları içinde bocalar, dururlar.So We leave those who do not expect to meet Us to wander perplexed in transgression.
Kim Allah ile buluşmayı umarsa; Allah'ın (buluşma) süresi gelmektedir.He who hopes to meet God (should know) that God's appointed time will surely come.
Kim Allah ile buluşmayı umarsa; Allah'ın (buluşma) süresi gelmektedir. O, işitendir, bilendir.Whoso looks to encounter God, God's term is coming; He is the All-hearing, the All-knowing.
Onlarla uygun ve erdemli bir şekilde konuşma amacının dışında gizlice sözleşip buluşmayın.And do not consummate the marriage until the term prescribed is fulfilled.
Oysa, böyle bir buluşmayı gerçekleştirmeyeceğimizi ileri sürüyordunuz.Nay, but you thought that We had appointed no meeting for you (with Us)."
Fakat 11 Mart'ta iki taraf ortak bir noktada buluşmayı başardı.But on 11 March, the two sides found common language.
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.Das arabische Oberkommando widersprach dieser Darstellung allerdings.
Hurley onu hatırlayamaz, ancak buluşmayı teklif eder.Cependant, Hurley ne se le rappelle pas, mais l'invite en rendez-vous.
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.De nombreux pays arabes ont boycotté ce sommet.
Bu akşam onunla buluşmayı umuyorum.Spero di vederlo questa sera.
Arap Yüksek Komitesi bu buluşmayı boykot etti.Il Consiglio Supremo delle forze armate si impegnò a ricostruire la chiesa.
Karısını arayıp Cumartesi günkü buluşmayı iptal eder.Теперь он приглашает его на свидание в следующее воскресенье.

İlgili Sayfalar