Ana içeriğe geç
Sözlük

buluşmak ile cümle

buluşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.A rano wyszedł Jonatan na pole według czasu postanowionego z Dawidem, i chłopiec mały z nim.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Des Morgens ging Jonathan hinaus aufs Feld, dahin David bestimmt hatte, und ein kleiner Knabe mit ihm;
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.És reggel kiméne Jonathán a mezõre a Dáviddal együtt meghatározott idõben, és egy kis gyermek volt vele.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Jônatas, pois, saiu ao campo, pela manhã, ao tempo que tinha ajustado com Davi, levando consigo um rapazinho.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.아침에 요나단이 작은 아이를 데리고 다윗과 정한 시간에 들로 나가서
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Næste Morgen gik Jonatan fulgt af en dreng ud i Marken, til den Tid han havde aftalt med David.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Protož stalo se ráno, že vyšel Jonata na pole k času uloženému Davidovi, a pachole malé s ním.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Qua ngày sau, Giô-na-than đi ra ngoài đồng tại nơi đã hẹn cùng Ða-vít; có một đứa tôi tớ trẻ theo người.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Qua_ngày sau , Giô-na-than đi ra ngoài đồng tại nơi đã hẹn cùng Ða - vít ; có một đứa tôi_tớ trẻ theo người .
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Zjutraj pa odide Jonatan na polje na kraj, določen Davidu, in majhen deček ž njim.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.На другой день утром вышел Ионафан в поле, во время, которое назначил Давиду, и малый отрок с ним.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.ויהי בבקר ויצא יהונתן השדה למועד דוד ונער קטן עמו׃
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.وكان في الصباح ان يوناثان خرج الى الحقل الى ميعاد داود وغلام صغير معه.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.次 日 早 晨 、 約 拿 單 按 著 與 大 衛 約 會 的 時 候 、 出 到 田 野 、 有 一 個 童 子 跟 隨
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.次日 早晨 、 約拿單 按 著與 大衛約 會的 時候 、 出到 田野 、 有 一 個 童子 跟隨
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Aku akan menceritakannya nanti. Kalau aku ingin ketemu Lee tae Ik aku harus pergi kemana?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Ich werde dir später die Details erzählen. Wenn ich Lee Tae Ik treffen will, wo muss ich hin?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Iti voi spune detaliile mai tarziu. Daca vreau sa-l intalnesc pe Lee Tae Ik, unde trebuie sa ma duc?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Opowiem Ci wszystko potem. Jeśli chce spotkać Lee Tae lk gdzie powinnam się udać?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Si je veux rencontrer Lee Tae Ik, où dois-je aller ?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Ti dirò i dettagli più tardi. Se voglio incontrare Lee Tae Ik, dove devo andare?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Θα σου πω λεπτομέρειες μετά. Αν θέλω να συναντήσω τον Λι Τάε Ικ, που πρέπει να παω;
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?Я тебе потом скажу. Если я хочу увидеть Ли Тае Ик, что мне делать?
Sana daha sonra anlatırım.<br />Lee Tae Ik ile buluşmak için nereye gitmeliyim?سأشرح لك لاحقا ان اردت ملاقاة لي تيي اك اين يجب علي الدهاب ؟
Seninle buluşmak istediğimi söylediğim için kızgın mısın bana?J'espère que vous n'êtes pas fâché par ma demande.
Seninle buluşmak istediğimi söylediğim için kızgın mısın bana?Вы сердитесь на меня за то, что я попросила вас о встрече?
Söyleyecek çok şeyim vardı. (Gülüşmeler) Önümüdeki günlerden birinde buluşmak için plan yaptık.Я так много хотел сказать смеется мы договорились встретиться на следующий день она здесь привет, пап
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.A me piace esplorare tutte le possibiltà nella speranza di essere sulla lunghezza d'onda del pubblico
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.E eu gosto de explorar todas as possibilidades na esperança de ficar no mesmo comprimento de onda do público.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.En ik wil alle golflengtes verkennen in de hoop dat je op de golflengte zit van je publiek.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.Îmi place să explorez toate posibilitățile să fiu pe aceeași lungime de undă cu auditoriul.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.I wszyscy lubimy odkrywać te możliwości w nadziei żę będziesz na długości fali swojej publiczności.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.저는 모든 가능성을 탐험하기 좋아합니다. 여러분도 여러분의 청중들의 파도를 타게 되기를 바랍니다.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.Och jag vill utforska alla möjligheter i förhoppningen att jag ska vara på min publiks våglängd.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.Og jeg vil gerne udforske alle mulighederne, i et forsøg på at være på bølgelængde med mit publikum.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.Và tôi thích khám phá các khả năng với hi vọng rằng bạn sẽ bắt được tần sóng của khán giả.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.Y me gusta explorar todas las posibilidades con la esperanza de estar en la longitud de onda del público.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.Και μου αρέσει να εξερευνώ όλες τις πιθανότητες με την ελπίδα ότι θα βρεθώ στο μήκος κύματος του κοινού μου.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.А искам да изследвам всички възможности с надеждата, че ще сте на дължината на вълната на вашата публика.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.А я хочу исследовать все возможности, с надеждой, что я буду на одной волне со зрителями.
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.ואני אוהבת לחקור את כל האפשרויות בתקווה לעלות על אורך הגל של הקהל
Ve ben dinleyicilerle aynı dalgada buluşmak için tüm olasılıkları keşfetmekten hoşlanırım.و انا احب معرفة جميع الاحتمالات على أمل أن تكونوا على نفس الطول الموجي لجمهوركم
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.A estranheza não tem a ver com conhecer estranhos.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Az ismeretlen nem az idegenekkel való találkozást jelenti.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Cái lạ không chỉ nói về việc gặp gỡ những người lạ.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Fremdheit handelt nicht von Fremden.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Fremmedhed er ikke om at møde fremmede.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Înstrăinarea nu presupune întâlnire cu străini.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.낯섦은 낯선 이를 만나는 것이 아닙니다.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.La extrañeza no es sobre conocer extraños.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.L'estraneità non riguarda l'incontrare gli estranei.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.L'étrangeté ce n'est pas rencontrer des inconnus.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Obcość nie polega na spotykaniu obcych.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Vreemdheid gaat niet om het ontmoeten van vreemden.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Η ξενικότητα δε σχετίζεται με την συνάντηση αγνώστων.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Кажучи про незвичність, мова не йде про зустрічі з незнайомцями.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Непознатостта не е за срещи с непознати.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.Суть неизвестности не в том, чтобы встречаться с незнакомцами.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.זרות היא לא לפגוש זרים.
Yabancılık yabancılarla buluşmak demek değildir.الغرابة ليست مقابلة الغرباء.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod