bulmuşlar ile cümle
bulmuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.Inżynierowie mieli świetny pomysł.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.기술자들의 발상은 실로 훌륭했습니다.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.Les ingénieurs ont vraiment eu une bonne idée.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.Los ingenieros tuvieron una idea realmente buena.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.Инженерите имаха наистина добра идея.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.У наших инженеров была отличная идея.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.למהנדסים היה רעיון נפלא.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.كانت لدى المهندسين فكرة رائعة
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.私たちは当然その後考えました
Patagonya'da gercekten sauropod derileri bulmuslar.판타고니아의 용각류 피부를 볼 수 있습니다.
Patagonya'da gercekten sauropod derileri bulmuslar.שם הם מצאו ממש עור של סרופוד בפטגוניה.
Patagonya'da gercekten sauropod derileri bulmuslar.حيث لقوا جلد ديناصور بمنطقة (باتاقونيا)
Patagonya'da gercekten sauropod derileri bulmuslar.本の写真を使い このデコボコを
Paul ve Maryanne oturdukları yerde bir ev bulmuşlar. Ev Bedford Hills'dekinden bile daha güzelmiş.Paul és Maryanne találtak egy házat ott feléjük, ami jobban tetszik nekik, mint a Bedford Hills-i.
Paul ve Maryanne oturdukları yerde bir ev bulmuşlar. Ev Bedford Hills'dekinden bile daha güzelmiş.Paul et Maryanne ont trouvé une maison près de chez eux, qu'ils aiment encore plus que celle de Bedford Hills.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.De har bara hittat en av hans underordnades kroppar.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.De har kun fundet liget af en af hans underordnede.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Dicono di aver trovato solo il corpo di un suo subordinato, giù nel fiume.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Parece que apenas encontraram o corpo de um dos subordinados dele, rio abaixo.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Podobno w dole rzeki znaleźli ciało jednego z podwładnych.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Solo han encontrado el cuerpo de uno de sus subordinados en el río.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Vain hänen alaisensa ruumis löytyi joesta.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Λένε ότι βρήκαν μόνο το πτώμα ενός υφισταμένου του, στο ποτάμι.
Sadece astlarının birinin cesedini nehrin aşağısında bulmuşlar.Говорят, нашли лишь тело одного из его подчинённых, вниз по реке.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.A donor texasi volt. Mindenki nagyon örült nekem, csak én nem.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Eles eram do Texas. Toda a gente estava feliz por mim, menos eu.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.I-au adus din Texas. Toată lumea era fericită pentru mine, mai puţin eu.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Ils venaient du Texas. Et tout le monde était vraiment content pour moi, sauf moi.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.폐는 텍사스에서 왔습니다. 모두 저를 위해 행복해 했습니다. 저만 빼고요.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Phổi ấy là từ Texas. Và mọi người đều thật sự rất mừng cho tôi, trừ tôi ra.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Pochodziły z Teksasu. Wszyscy bardzo się cieszyli, poza mną.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Sie kamen aus Texas. Und alle haben sich für mich gefreut, außer ich.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Todo el mundo estaba feliz por mí excepto yo.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Venivano dal Texas. Tutti erano felicissimi, esclusa me.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Ze kwamen uit Texas. En iedereen was echt blij voor me, behalve ik zelf.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Και ήταν απ' το Τέξας. Και όλοι ήταν πολύ χαρούμενοι για μένα, εκτός από μένα.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Бяха от Тексас. И всички много се радваха за мен, но не и аз.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Их привезли из Техаса. И всё были по-настоящему рады кроме меня.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.הם היו מטקסס, וכלם היו שמחים בשבילי, חוץ ממני.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.وكانت هاتين الرئتين من ولاية تكساس وكان الجميع سعيداً من اجلي باستثنائي
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.周りは皆とても喜んでくれましたが 私はうれしくありませんでした いろいろ問題があるにしても
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Badacze odkryli coś niespodziewanego.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.E ciò che scoprirono fu qualcosa di inatteso.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Et ce qu'il trouvèrent fut quelque chose d'inattendu.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.He löysivät jotain odottamatonta.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.그들이 찾은건 예상치 못한 것이었습니다.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Lo que encontraron fue algo inesperado.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Og hvad de fandt, var noget uventet.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Și ce au descoperit a fost ceva neașteptat.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Und was sie fanden was etwas Unerwartetes.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Và những gì họ tìm được ngoài sự mong đợi.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Wat ze vonden was nogal onverwacht.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.Και αυτό που βρήκαν ήταν κάτι ανεπάντεχο.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.И открили нещо неочаквано.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.То, что они нашли, было совсем неожиданно.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.והם גילו משהו בלתי צפוי.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.وما وجدوه كان شيئا غير متوقع.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.彼らは地層の境目に とても薄い粘土層を発見しました
"Yumurta Kabuklari Uzerinde Yurumek" adlı bir kitap var. Patagonya'da gercekten sauropod derileri bulmuslar.E o carte numită Mergând pe coji de ouă, unde au găsit piele de suropod în Patagonia.
"Yumurta Kabuklari Uzerinde Yurumek" adlı bir kitap var. Patagonya'da gercekten sauropod derileri bulmuslar.Hay un libro llamado Walking on Eggshells, donde encontraron piel de saurópodo en la Patagonia.