bulmuşlar ile cümle
bulmuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar ailelerinin birbirini sevmediğini bulmuşlardı.They found that their families didn't like each other.
Hem Antonioni hem de Visconti Jean Renoir ile çalışma fırsatını bulmuşlardı.Both Antonioni and Visconti had worked closely with Jean Renoir.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.However, the participants found them subjectively persuasive.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Eventually, they found each other.
1907'de Rosa ve Dorsey bu metodu kullanarak 299710±22 km/s değerini bulmuşlardır.Rosa and Dorsey used this method in 1907 to find a value of 7008299710000000000♠299710±22 km/s.
Retinoidler tıpta, epitel hücre büyümesini düzenledikleri için geniş bir kullanım bulmuşlardır.Retinoids have found use in medicine where they regulate epithelial cell growth.
Aynı tümleşik ışık saçılımını bulmuşlardır.They found the same combinatorial scattering of light.
İnsanlar araştırma yaparak zamanla en iyiyi bulmuşlardır."It's going to surprise people in the best way."
Antik Yunan'da, çok basit bir çözüm bulmuşlardı.If you go back to ancient Greece, they had a very simple solution to it.
Bir problem bulmuşlar.They had found a problem.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.I'm going to go check with forensics and see what they've come up with.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.My parents found it necessary for peace of mind.
Mühendisler çok parlak bir fikir bulmuşlardı.The engineers had a really good idea.
İşte, onlar da Sita'yı bu sayede bulmuşlar.And that's how they were able to find her.
Kız kardeşinizi bulmuşlar.They found your sister.
İçeride rahat bir şekilde kıvrılmış yatan ölüsünü bulmuşlar.He was comfortably curled up in here, dead.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.They found the perfect antidote to thought and the ideal refuge of the hard demands of real faith.
Bir akciğer bulmuşlardı.Marie Budev. And they had lungs.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.They were from Texas. And everybody was really happy for me, but me.
Ve onlar umulmadık şeyler bulmuşlardı.And what they found was something unexpected.
Kasabanın bu yıllardaki nüfusunu bulmuşlar. -And they just figure out the population of the town in each of those years.
Eğer İslam olurlarsa doğru yolu bulmuşlardır. Yok eğer dönerlerse, sana düşen, sadece duyurmaktır.If they do, they will find the right path; if they turn away, your duty is to deliver the message.
Yaptıklarını hazır bulmuşlardır.They will find in it whatsoever they had done.
Yapıp-ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır.They will find in it whatsoever they had done.
Çünkü onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.They had found their fathers astray,
Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.They had found their fathers astray,
Şüphe yok ki onlar, atalarını, sapıtmış bir halde bulmuşlardı da.They had found their fathers astray,
Yapıp ettiklerini hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmiyor.Your Lord does not wrong any one.
BöyIece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır.They will find in it whatsoever they had done.
Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır.They will find in it whatsoever they had done.
Yaptıkları her şeyi önlerinde hazır bulmuşlardır.They will find in it whatsoever they had done.
Onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.They had found their fathers astray,
Yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Rabbin kimseye zulmetmez.And they found all that they did confronting them; and your Lord does not wrong any one.
Yapıp-ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.And they found all that they did confronting them; and your Lord does not wrong any one.
Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.And they found all that they did confronting them; and your Lord does not wrong any one.
Yaptıkları her şeyi önlerinde hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.And they found all that they did confronting them; and your Lord does not wrong any one.
BöyIece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.And they shall find all they wrought present, and thy Lord shall not wrong anyone.
Zanneder misiniz Allah'ı bırakıp da Şeytanları dost edinenler doğru yolu bulmuşlardır?They have adopted the devils for patrons rather than God, and they assume that they are guided.
Yapıp ettiklerini hazır bulmuşlardır.They will find everything they had done present.
Hepsini sayıp dökmüş!" Yapıp ettiklerini hazır bulmuşlardır.And they will find what they did present [before them].
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.But they also found a novel way to get around the heat: ice jackets.
Aileler, hatta "düşmanların" uzak akrabaları bile başka şekillerde cezalarını bulmuşlar.Families, even distant relatives of the "enemies", paid in other ways as well.
Aynı tümleşik ışık saçılımını bulmuşlardır.They found the same combinatorial scattering of light.
Bolotsky ve Godefroit (2004) paleobiyocoğrafik çıkarımları ilginç bulmuşlardır.Bolotsky and Godefroit (2004) found the paleobiogeographic implications interesting.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Beide trafen nun aufeinander.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Sie hatten im Keller Zuflucht gefunden.
Savaş sonrası köylerine gelince mahallesi yanık bulmuşlar.Im Landshuter Erbfolgekrieg wurde sie niedergebrannt.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Ils s’éprennent l’un de l’autre.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.Cependant, les sujets les trouvèrent subjectivement convaincantes.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Un civil est tué dans une cave.
İlk klip, "Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar" şarkısına çekilmiştir.Sa première chanson originale est "It's OK to be Alone".
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.Deux nouveaux personnages font alors son apparition dans l'histoire.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Ambos acaban matándose entre sí.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.«Dos sicarios encerrados en un sótano».
Aynı tümleşik ışık saçılımını bulmuşlardır.Encontraron el mismo efecto de dispersión combinatoria de la luz.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Il cadavere lo nascosero in cantina.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.A questo punto provano a eliminarsi a vicenda.
Gerçekten de bir çeşme bulmuşlar.Gli scavi hanno scoperto un sepolcro.
Orada ebeveynleri Ziri Sultanı Tamim ibn al-Mu'izz himayesinde iş bulmuşlardır.Poi rimangono soli, a eccezione della notte, quando i genitori ritornano per portar loro il cibo.
Ama onları şaşırmtak için birkaç farklı yöntem bulmuşlardır.Ancora una volta inserì un paio di altre sorprese.