Biz sadece onu bulmak zorundayız.We just have to find him.
Biz onu bulmak zorundayız.We have to find her.
Şimdi onları bulmak zorundayım.Now I have to find them.
Şimdi onu bulmak zorundayım.Now I have to find him.
Onları bulmak zorundayım.I have to find them.
Ben onu hemen bulmak zorundayım.I have to find her now.
Önce onları bulmak zorundayız.We've got to find them first.
Önce onu bulmak zorundayız.We've got to find him first.
Biz öncelikle onu bulmak zorundayız.We've got to find her first.
Tom'u bulmak için çok uğraştığını sanmıyorum.I don't think you're trying very hard to find Tom.
Tom'u bulmak için üç saatim var.I've got three hours to find Tom.
Buradan çıkmanın başka bir yolunu bulmak zorundayız.We've got to find another way out of here.
Tom onun için bekleyen polisi bulmak için ofise geldi.Tom arrived in the office to find the police waiting for him.
Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?Isn't it easier to find your stuff when your room's tidy?
Hatayı bulmak zorundasın.You have to find the mistake.
Tom neyin yanlış olduğunu bulmak için çok çalışmadı.Tom didn't try very hard to find out what was wrong.
Tom bir iş bulmakta başarısızdı.Tom was unsuccessful in finding a job.
Şu anda bir iş bulmak zor.It's difficult to get a job at the moment.
Dedektif bazı ipuçlarını bulmak için bir büyüteç kullanır.The detective used a magnifier to find some clues.
Lütfen bu yeri onu bulmak istediğin kadar temiz bırak.Please leave this place as clean as you would like to find it.
Boş zamanımda yapacak bir şey bulmak zorundayım.I've got to find something to do with my free time.
Emekli olduktan sonra yapacak bir şey bulmak zorundayım.I've got to find something to do after I retire.
Bana uygun bir iş bulmak için ne yapmak zorundayım?What do I gotta do to find a job that will suit me?
Kendime uygun bir iş bulmak için ne yapmalıyım?What should I do to find a suitable job for myself?
İş bulmak için ne yapmam gerektiğini merak ediyorum.I wonder what I need to do to find a job.
Yaparken eğlendiğim bir iş bulmak istiyorum.I'd like to find a job that I enjoy doing.
Tom yaşamak için bir yer bulmakta herhangi bir sorun yaşamamalı.Tom shouldn't have any trouble finding a place to live.
Bunu kimin yaptığını bulmak için her taşın altına bakacağım.I'll leave no stone unturned to find out who did this.
Yaşayacak güzel bir yer bulmak kolay değil.Finding a good place to live isn't easy.
Güzel bir kadın bulmak kolaydır ama onu güzel tutmak zordur.It is easy to find a nice woman but difficult to keep her nice.
Evi boş bulmak için işten geri döndüm.I returned from work to find the house empty.
Eski kırık aynamı bulmak istiyorum.I want to find my old cracked mirror.
Benim enerjik, korkusuz kardeşimi bulmak istiyorum.I want to find my energetic, fearless brother.
Büyük sarı muzumu bulmak istiyorum.I want to find my big yellow banana.
Ne yazık ki bu kitabı bulmak zor.Unfortunately this book is difficult to find.
Tom'u bulmak zor değil.Tom isn't hard to find.
Tom'un ne düşündüğünü bulmak istedim.I wanted to find out what Tom thought.
İş bulmak zordur.It is difficult to find work.
Bir iş bulmak zordur.To find a job is difficult.
Cumartesi geceleri, buralarda park yeri bulmak zor.On Saturday nights, it's difficult to find parking around here.
Biz hâlâ Tom'u bulmak zorundayız.We still have to find Tom.
Tom'u bulmak zordu.Tom was hard to find.
Tom'u bulmak kolaydı.Tom was easy to find.
Tom'un tüm istediği onun verebileceği tüm aşkı kabul edecek bir kadın bulmaktı.All Tom wanted was to find a woman who would accept all the love he could give.
Tom'un ofisini bulmakta hiçbir sorun yaşamadım.I had no trouble finding Tom's office.
Araştırma tehlikelidir. Bazen hiç bulmak istemediğin bir şeyi bulursun.Searching is dangerous. Sometimes you discover something you didn't at all want to find.
Bunun gerçekten ne olduğunu bulmak istiyorum.I want to find out what it really is.
İyi bir iş bulmak istiyorum.I want to find a good job.
Neyi yanlış yaptığımı bulmak zorundayım.I've got to figure out what I'm doing wrong.
İnsanlar eski zamanlardan beri kendi yolunu bulmak için göklere baktı.Humans have looked to the skies to find their way since ancient times.
Zamanı bulmak zor olacak.It will be hard to find the time.
Mary anahtarlarını bulmak için çantasını araştırmaya başladı.Mary started digging into her purse to find her keys.
Bir arkadaşı bulmak zor ve kaybetmek kolaydır.A friend is hard to find and easy to lose.
Tom'un iş bulmakta sorunu vardı.Tom had trouble finding work.
Tom'u bulmak istiyoruz.We want to find Tom.
Benim amacım her zaman en iyi çözümleri bulmak.My aim is always to find the best solutions.
Tom iş bulmak zorunda.Tom must find work.
Bunları bulmak zorlaşıyor.These are getting hard to find.
Tom Mary'yi bulmak için umutsuz.Tom is desperate to find Mary.
Tom'un ne yapmamızı istediğini bulmak zorundayız.We have to find out what Tom wants us to do.