bulgur ile cümle
bulgur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.53
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olabilirsin.You may go farther and fare worse.
Tom çorbanın kıvamını arttırmak için bulgur kattı.Tom added wheat to thicken the soup.
Çokları Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olur.Many go out for wool and come home shorn.
Bulgurdan pilav ve kıyma (çiğ köfte)yaparlar.It is then served with rice or roshi (flatbread).
Sonra üzerine biraz bulgur katılır.You come up with a little bit.
Özellikle bulgur, çok sayıda yemek türünde kullanılır.Polyphagy, on the contrary, refers to eating a broad spectrum of foods.
Etli bir bulgurlu hamur tatlısı olan Kubbeh, birçok Mizrahi topluluğunun yemeklerinde öne çıkıyor.Kubbeh, a meat-stuffed bulgur dumpling, features in the cooking of many Mizrahi communities.
İçine bulgur katılır ve dövmeye devam edilir.Elle affronte à nouveau Erza et se fait battre.
Pişmiş buğday tüm tane bulgur niteliği taşır.On y mange tout de même un mouton entier bouilli.
Kuru fasulye pirinç veya bulgurla birlikte servis edilir.Le plat est servi avec des pommes de terre bouillies ou du riz.
Düğ (ince bulgur ) yumuşamamış, sert ise elinizle az, az su serperek yoğurmayı sürdürünüz.Elle sort rarement de l'eau et est maladroite sur la terre ferme.
Daha sonra elde ettiğimiz karışım üzerine bulgurlar serpilir.Entonces nos arreglamos con las pilchas que teníamos.
(Dene: Bulgurun çok daha incesi.)Pide demasiado. (pausa muy larga).
Erişim tarihi: 27 Eylül 2009. ^ "Evdeki bulgurdan oldu! ".27 de septiembre de 2005. «Monster at our door».
Bu kazanda gerektiğinde sadece bulgur kaynatılır.Questo panetto viene poi grattugiato al momento del bisogno.
Topalak yemegi ve bulgur pilavıdır.Si nutre di tuberi e bulbi.
BULGUR AŞI: Su tencerenin içinde kaynatılır.Bonga: bufalo d'acqua Enterriano.
Yemekler, bulgur, et ve sebze ağırlıklıdır.Verdura, pesce e carne devono essere freschi.
Pazar günü Gelin alıcıdan sonra bulgur plavı ikram edilir.По воскресеньям после литургии — водосвятный молебен.
Bulgurcuk, Elâzığ ilinin Karakoçan ilçesine bağlı bir köydür.Но Горбачёв — политик до последней клеточки своего существа.
Bulgur pilavı her gün Ayranpınar Köyünde yenir.Кобаяси помогает ему на комикете каждый год.
Madımak aşı: Madımağa biraz bulgur katılarak yapılan yemek oldukça lezzetlidir.هل تقصد: تمليح (طعم) إكساء الطعام طعماً مالحاً.
Tahıl yemekleri BULGUR PİLAVI: Kaynayan suyun içerisine bulgur atılır.بلازما اللبن: الماء المتبقي من اللبن المتخثر.
Kuru fasulye pirinç veya bulgurla birlikte servis edilir.Serve-se o prato acompanhado de farinha ou de arroz.
Pişmiş buğday tüm tane bulgur niteliği taşır.Alle snoepgoed brengt een laatste wals.
Kuşkuşu: Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar haline getirilmesiyle ve suda kaynatılmasıyla yapılan yemek.Bij het eten wordt de buis uitgerold en wordt het vloeibare voedsel opgezogen.
Sarmısaklı bulgur köftesi gibi.Zo fijn als gemalen poppenstront.
Bulgur Ayranpınar Köyünün en ünlü yiyeceğidir.Bulgogi is een van Korea's populairste rundvleesgerechten.
Bulgur çorbası ikram edilirken peynirli dürümde bulundurulur.Cream i Cheese zostają zauważeni na przyjęciu.
(Dene: Bulgurun çok daha incesi.)(Han skriver mycket fortare nu. )
Bulgurla yapılan pilavlar oldukça çeşitlidir.I Bulgarien hålls dessa raser däremot helt skilda.
Bulgur, pirinç ve kuskustan daha besleyicidir.Bulgur är något mer näringsrikt än ris och couscous.
(Dene: Bulgurun çok daha incesi.)(Пий ще багато літ!).
Bulgur rengini buğdaydan alır.Мегерки оздоблювали бубляхами з кольорової вовни.
Bulgurdan pilav ve kıyma (çiğ köfte)yaparlar.Сото (страва) — м'ясний бульйон з рисом або локшиною.
İçine bulgur katılır ve dövmeye devam edilir.A lárva ebben bábozódik be és telel át.
İçerisine bulgur atılır.Suuosa on sisään vedettävä.
Bulgur suyu çektikten sonra, üzerine tereyağı eritilerek dökülür.Μόλις λιώσει το βούτυρο, ρίχνουμε μέσα τα λουκάνικα.
Örnek:Can simidi Simit: Gaziantep yöresinde köftelik ince bulgura verilen adHer er et eksempel hentet fra YouTube: Mandelbrotmengden
Bulgur, pirinç ve kuskustan daha besleyicidir.Bulgur er noe mer næringsrikt enn ris og couscous.
(Dene: Bulgurun çok daha incesi.)(Fortsatt ganske nøyaktig.)
Bulgur lapası ise en çok pişirilen yemeklerin başında gelir.Bulgogi er først og fremst en enkel måte å tilberede kjøtt på.
Sonra üzerine biraz bulgur katılır.Smak litt på den.
Çoğu çiftçiler tarlalarına bulgur yapılan buğday eker.De fleste bøndene driver med korn.
Kuşkuşu: Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar haline getirilmesiyle ve suda kaynatılmasıyla yapılan yemek.Makanan lain yakni mega mendhung, yaitu makanan kecil yang terbuat dari hungkwe berwarna biru dan putih.
Sonra üzerine biraz bulgur katılır.後に麦わらの一味に入団。
Bulgur pilavı ile yenirse çok lezzetli olur.なんでも美味しそうにペロリと食べる。
Daha sonra su ilave edilerek, bulgur katılır.谁知万里客,怀古正踌蹰。
(Dene: Bulgurun çok daha incesi.)(최근졌다.의구가 더 많아짐.)
Bulgurdan pilav ve kıyma (çiğ köfte)yaparlar.웃음과 풍자 넘치는 홈멜러物”.
Bulgur sadece su ve buğdaydan oluşur ve rengi tamamen doğaldır.הוולארו הוא יונק צמחוני, ותזונתו מורכבת בעיקר מעשב ירוק וטרי.
Kuşkuşu: Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar haline getirilmesiyle ve suda kaynatılmasıyla yapılan yemek.Ličinke se hrane sitnim vodenim beskralješnjacima (račići, kolutićavci i ličinke kukaca).
Çoğu çiftçiler tarlalarına bulgur yapılan buğday eker.Enamiku söögist kasvatasid inimesed oma talus.