Bu yüzden, kendi çözüm yolumu buldum.Así que inventé mi propia solución.
Bu yüzden, kendi çözüm yolumu buldum.Por isso, arranjei a minha roda.
Bu yüzden, kendi çözüm yolumu buldum.Vì vậy, tôi tự phát minh ra.
Bu yüzden, kendi çözüm yolumu buldum.Zato sem naredila svojo lastno.
Bu yüzden, kendi çözüm yolumu buldum.Затова направих моя собствена.
Bu yüzden, kendi çözüm yolumu buldum.Так я пришла с собственной.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.여행을 마치면서, 저는 50개 이상의 남자공간들을 발견했지요.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.50を超える空間を発見しました 予想していた様なものではなく、驚くべきものですが、
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Als meine Reise zu Ende ging, hatte ich über 50 solcher Orte gefunden.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Así, al aproximarme al final de mi recorrido Encontré más de 50 espacios.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Assim, ao chegar ao fim da minha viagem, encontrei mais de 50 espaços.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Během své expedice jsem našel více než 50 mužských prostorů.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Behom svojej výpravy som našiel viac než 50 priestorov.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.C'est ainsi que j'en arrive au bout de mon voyage.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Così, alla fine del mio viaggio avevo trovato circa 50 spazi maschili.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Deci, în timp ce am ajuns la capătul călătoriei mele, am găsit peste 50 de spaţii.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Dus, aan het einde van mijn reis, had ik meer dan 50 plekken gevonden.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Kun tulin matkani päähän olin löytänyt yli viisikymmentä paikkaa.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Och så kom jag till slutet på min resa, jag hade funnit över 50 utrymmen.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Podczas podróży odwiedziłem 50 przestrzeni. Podczas podróży odwiedziłem 50 przestrzeni.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Szóval ahogy elértem az utam végére, több mint 50 zugot találtam.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Và khi kết thúc chuyến đi của mình, tôi đã tìm hơn 50 chỗ.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Έτσι, καθώς έφτασα στο τέλος του ταξιδιού μου, βρήκα πάνω από 50 χώρους.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.И така, с привършването на моето пътуване открих над 50 пространства.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Так что когда приблизился конец моего путешествия, я открыл более 50 пространств.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.Так що, коли моя подорож добігала кінця, на той момент я відкрив більше 50 куточків.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.אז, כשהגעתי לסוף המסע שלי, מצאתי יותר מ50 מרחבים.
Bu yüzden, yolculuğumun sonuna gelirken, 50'nin üzerinde yer buldum.ومع نهاية رحلتي كنت قد وجدت أكثر من 50 فسحة.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.Ciò è cambiato lentamente affermando la mia voce e scoprendo cose che non immaginavo avrei scoperto.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.Isto mudou lentamente à medida que encontrei a minha voz e descobri coisas que não sabia que iria descobrir.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.이것은 제가 목소리를 갖게 되고, 예상치 못한 것들을 발견함에
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.To zmieniało się powoli, gdy odnalazłam swój głos i odkryłam rzeczy, które nie wiedziałam, że odkryję.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.Αυτό άλλαξε σιγά σιγά καθώς βρήκα τη φωνή μου και ανακάλυψα πράγματα που δεν ήξερα πως θα ανακαλύψω.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.Поволі це змінилося коли я віднайшла свій голос і виявила речі що я не очікувала розкрити.
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.זה השתנה באיטיות כשמצאתי את קולי וגיליתי דברים
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.تغيير هذا ببطء كما وجدت صوتي واكتشفت أشياء
Bu zamanla değişti, gitgide kendi sesimi buldum ve aklıma gelemeyecek şeyler keşfettim.見つからないと思っていたことを 発見するにつれて 徐々に状況が変わりました
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Descubrí cosas asombrosas durante mi estudio que nunca se me habían ocurrido.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.E ho trovato alcune cose sorprendenti nel corso del mio studio che non avevo mai pensato.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Encontrei algumas surpresas espantosas no decorrer do meu estudo que nunca me tinham ocorrido.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.En ik vond in de loop van mijn studie enkele verbazingwekkende zaken die me nooit eerder waren opgevallen.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.그리고 연구를 통해 평소에는 전혀 생각하지 못했던 것들을
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Počas môjho štúdia som zistila niekoľko úžasných vecí, ktoré som si dovtedy nikdy nevšimla.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Și am găsit câteva lucruri uimitoare în timpul acestui studiu la care nu mă gândisem înainte.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Találtam néhány elképesztő dolgot kutatásom során, ami még soha nem fordult elő velem.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Und im Lauf meiner Recherche fand ich einige erstaunliche Dinge heraus, die mir vorher nie bewusst waren.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.W trakcie swych badań odkryłam parę zdumiewających rzeczy, na które wcześniej nie wpadłam.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Μελετώντας ανακάλυψα ορισμένα εκπληκτικά πράγματα που δεν τα είχα σκεφτεί ποτέ.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.В ходе своих исследований я сделала для себя потрясающее открытие, доселе не приходившее мне в голову.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Открих някои изумителни неща в процеса на проучването си, които никога не ми бяха хрумвали.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.וגיליתי כמה דברים מדהימים במהלך המחקר
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.واكتشفت بعض الأمور المذهلة خلال سياق دراستي
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.正直なところ 宗教に別れを告げた頃の私は
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.Asa ca ceea ce am facut, asa cum am spus, venind inapoi la sticla. Am gasit aceste frimituri de sticla.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.Đó là những gì tôi làm, quay trở lại với miếng thủy tinh.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.Donc ce que j'ai fait, comme je l'ai dit, revenons au verre. J'ai trouvé ces petits morceaux de verre.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.Dus zoals ik al zei, terug naar het glas. Ik vond die stukjes glas.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.Então o que fiz, como já disse, voltando ao vidro. Encontrei estes pedacinhos de vidro.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.Entonces, lo que hice, como decía, vuelvo al vidrio. Encontré estos pedacitos de vidrio.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.아, 다시 유리 이야기로 돌아와서, 그렇게 부서진 유리를