Aslında burada bir yerde bir takım fotoğraflar olacaktı, işte buldum.Някъде тук имаме серия от фотографии - ето ги.
Aslında burada bir yerde bir takım fotoğraflar olacaktı, işte buldum.Тут где-то есть серия фотографий, а, вот они.
Aslında burada bir yerde bir takım fotoğraflar olacaktı, işte buldum.איפשהו כאן יש סדרת צילומים, הנה זה.
Aslında burada bir yerde bir takım fotoğraflar olacaktı, işte buldum.وفي مكان ما هنا، توجد سلسلة من الصور - ها هي هنا
Aslında burada bir yerde bir takım fotoğraflar olacaktı, işte buldum.写真の中に...ありました
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Ik dicht meestal over de stad. Vandaag draag ik toevallig wat buitenbeentjes voor.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.많은 - 실제로 제 시의 대부분은 도시적인 시입니다. 여태 그렇지 않은 것들을 읽었네요.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Muchos... casi todos mis poemas son poemas urbanos. Estoy leyendo unos que no lo son.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Multe -- de fapt majoritatea poeziilor mele sunt poezii urbane. Se întâmplă să citesc câteva care nu sunt.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Wiele, a w zasadzie większość moich utworów to poezja miejska. A ja odczytuję tutaj te, które miejskie nie są.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Много... повечето от моите стихотворения всъщност са градски стихове. Случайно чета някои, които не са.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.הרבה -- רוב שירי הם, למעשה שירים עירוניים. במקרה אני קורא כמה שאינם כאלה.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.الكثير -- اغلب قصائدي حقيقة قصائد حضرية . سأحاول أن أقرأ باقة منها
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.Así que yo, en otras palabras, me encotré construyendo una geometría, para aquellas cosas que carecían de una.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.En dus stelde ik vast dat ik een meetkunde bouwde, een meetkunde van dingen die geen meetkunde hadden.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.Inými slovami, ocitol som sa v konštruovaní geometrie, geometrie vecí, ktoré nemali geometriu.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.결국 저는 기하학적 구조가 없는 것들의 기하학적 구조를 만들고 있었습니다.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.M-am regăsit, cu alte cuvinte, construind o geometrie, o geometrie a lucrurilor care nu au geometrie.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.Más szóval, azon kaptam magam, hogy egy geometriát építek, a geometria nélküli dolgok geometriáját.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.Takže jsem se jinými slovy stal konstruktérem geometrie, geometrie věcí, které neměly žádnou geometrii.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.Toisin sanoen, huomasin rakentavani geometriaa asioille, joilla ei ollut geometriaa.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.Zacząłem tworzyć nową geometrię dla rzeczy, których nie mogliśmy opisać.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.Иными словами, мне пришлось создавать геометрию того, что не имеет своей геометрии.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.Така че, с други думи, се оказа, че конструирам геометрия, геометрия на неща, които нямаха геометрия.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.אז מצאתי את עצמי, במילים אחרות, מרכיב גאומטריה, גאומטריה של דברים שלא היתה להם גאומטריה.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.وهكذا وجدت نفسي ، وبعبارة أخرى ، بصدد إنشاء هندسة، هندسة لأشياء لم يشملها من قبل علم الهندسة.
Aslında, kendimi, başka bir ifadeyle, geometrisi olmayan şeylerin geometrisini inşa ederken buldum.幾何学を作り出した つまり 幾何構造を持たない対象のための 幾何学を発明したのです その驚くべき一面は
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.De fapt, în literatura de specialitate am găsit trei rețete distincte.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Encontrei três receitas diferentes na literatura científica.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.En realidad encontré tres distintas recetas en la literatura.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Ho trovato ben tre diverse ricette, in letteratura.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Ich habe tatsächlich drei verschiedene Rezepte in der Literatur gefunden.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Ik vond zelfs drie verschillende recepten in de literatuur.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Jag fann faktiskt tre olika recept i litteraturen.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.J'ai en fait trouvé trois recettes différentes dans la littérature.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Jeg fandt faktisk tre forskellige opskrifter i litteraturen.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Saya sebenarnya menemukan tiga resep berbeda di dalam literatur.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Tak naprawdę to znalazłam aż 3 przepisy.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Tôi đã tìm được đến ba công thức làm khác nhau trong các tài liệu đấy.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Tulajdonképpen három receptet is találtam a szakirodalomban.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Vlastně jsem našla tři rozdílné recepty v literatuře.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.V skutočnosti som našla v literatúre tri rozdielne recepty.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Βρήκα στα αλήθεια τρεις διαφορετικές συνταγές στη βιβλιογραφία.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Всъщност открих три отделни рецепти в литературата.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.Собственно, в литературе я нашла три различных рецепта.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.אני בעצם מצאתי שלושה מתכונים בספרות.
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.ولقد وجدت في الادب .. ثلاثة وصفات لصنع السائل المنوي
Aslında literatürde üç değişik tarif buldum.(笑)
Avrupa'ya gitmek için bir burs buldum.유럽으로 돌아가기 위해 장학금을 받았습니다.
Avrupa'ya gitmek için bir burs buldum.Me gradué en el 2006 y obtuve una beca para regresar a Europa.
Avrupa'ya gitmek için bir burs buldum.ואני קיבלתי מלגה לחזור לאירופה.
Avrupa'ya gitmek için bir burs buldum.وحصلت على منحة لكي اعود الى أوروبا
Avrupa'ya gitmek için bir burs buldum.到着してから数日後
Ayrıca eşimi de online yolla buldum.Saya juga menemukan istri saya secara online.
Ayrıca eşimi de online yolla buldum.También conocí a mi esposa en internet.
Ayrıca eşimi de online yolla buldum.Mi-am găsit şi soţia online.
Ayrıca eşimi de online yolla buldum.Moją żonę też znalazłem on-line.
Ayrıca eşimi de online yolla buldum.Dokonce jsem se na internetu seznámil se svou ženou.
Ayrıca eşimi de online yolla buldum.Eu também encontrei a minha mulher online.
Ayrıca eşimi de online yolla buldum.Ho trovato anche mia moglie online.