Ve yaklaşık 1 buldular. .지름이 한 1 정도 되어보인다고 했습니다
Ve yaklaşık 1 buldular. .Średnica wynosi około 1!"
Ve yaklaşık 1 buldular. .או הקוטר של העיגול הזה, ואז הם היו אומרים " הקוטר נראה בערך כמו 1".
Ve yaklaşık 1 buldular. .او قطر الدائرة، وقالوا ان القطر قياسه 1
Ve yaklaşık 1 buldular. .約 1 のように見えます。 そこで、ここに書くと
Yaklaşık 2 cm buldular.2 سم تقريباً
Yaklaşık 2 cm buldular.밝혔습니다
Yaklaşık 2 cm buldular.בערך 2 סנטימטרים.
Yaklaşık 2 cm buldular.この円周の比率は
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Así que en los últimos años las zonas costeras se encontraron con una escasez de mano de obra.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Dalam beberapa tahun terakhir, daerah pesisir, mengalami kekurangan tenaga kerja.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Donc, ces dernières années, les zones côtières, se sont trouvés dans une pénurie de main-d'œuvre.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Dus de afgelopen jaren ervoeren de kustgebieden een arbeiderstekort.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.În ultimii ani, zonele de coastă s-au confruntat cu forţă de muncă scăzută.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.그래서 최근 몇 년까지 해안 지방은 일손이 부족했었습니다
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Nên trong vài năm qua, khu vực duyên hải đã thấy thiếu lao động.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Niinpä muutaman viime vuoden aikana rannikkoalueet ovat alkaneet kärsiä työvoimapulasta.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Nos últimos anos, as áreas costeiras encontraram-se com falta de mão-de-obra.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Pobřežní oblasti během několika posledních let zjistily, že mají nedostatek pracovní síly.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Przez kilka ostatnich lat, regiony przybrzeżne nie miały rąk do pracy.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Quindi negli ultimi anni, le aree costiere, si sono ritrovate con una carenza di forza lavoro.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Så i de seneste par år har kystområderne været i underskud af arbejdskraft.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.So stellte den letzten Jahren stellten Küstengebiete fest, dass es ihnen an Arbeitskräften mangelt.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.V zadnjih nekaj letih je zato obalna območja zajelo pomanjkanje delovne sile.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Za posledných pár rokov majú pobrežné oblasti nedostatok pracovnej sily.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Έτσι, λοιπόν, τα τελευταία χρόνια οι παράκτιες περιοχές, βρέθηκαν να τους λείπουν εργατικά χέρια.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Поэтому в последние несколько лет в прибрежных районах ощущалась нехватка рабочей силы.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Така че през последните няколко години, крайбрежните райони, те се оказаха в недостиг на работна ръка.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.Тож за останні кілька років, прибережні райони відчули на собі нестачу робочої сили.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.אז במשך השנים האחרונות, באיזורי החוף, הם מצאו את עצמם במצוקה של ידיים עובדות.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.حتى في السنوات القليلة الماضية، المناطق الساحلية ، وجدوا أنفسهم مواجهين بنقص الأيدي العاملة.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.労働力の不足が生じています これらの図は
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.在過去數年,沿海地帶, 出現勞工短缺的現象。
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.Da sendte Josua nogle Folk hen, og de skyndte sig til Teltet, og se, det var gemt i hans Telt, Sølvet nederst;
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.Giô-suê bèn sai người chạy đến trại , thấy áo_choàng giấu tại đó , và bạc thì ở dưới .
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.Giô-suê bèn sai người chạy đến trại, thấy áo choàng giấu tại đó, và bạc thì ở dưới.
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.Jozue torej pošlje sle, in teko k šatoru, in glej, skrito je bilo v njegovem šatoru, in srebro odspodaj.
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.이에 여호수아가 사자를 보내매 그의 장막에 달려가 본즉 물건이 그의 장막 안에 감취었는데 은은 그 밑에 있는지라
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.Tedy poslal Jozue posly, kteříž běželi do stanu, a aj, bylo to skryto v stanu jeho, a stříbro pod tím.
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.Vtedy poslal Jozua poslov, a bežali do stánu, a hľa, bolo to ukryté v jeho stáne a striebro pod tým.
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.Иисус послал людей, и они побежали в шатер; и вот, все это спрятано было в шатре его, и серебро под ним.
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.וישלח יהושע מלאכים וירצו האהלה והנה טמונה באהלו והכסף תחתיה׃
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.فارسل يشوع رسلا فركضوا الى الخيمة واذا هي مطمورة في خيمته والفضة تحتها.
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.約 書 亞 就 打 發 人 跑 到 亞 干 的 帳 棚 裡 . 那 件 衣 服 果 然 藏 在 他 帳 棚 內 、 銀 子 在 底 下
Yeşunun görevlendirdiği adamlar hemen çadıra koştular. Gömülmüş eşyaları orada buldular. Gümüş en alttaydı.約書亞 就 打 發人 跑到 亞干 的 帳棚裡 . 那件 衣服 果然 藏在 他 帳棚內 、 銀子 在 底下
Yine de evin prototipini yapmanın bir yolunu buldular -- mimarisi oldukça pahalı.En wederom slaagden zij erin een prototype te maken van een huis. Architectuur, een erg duur medium.
Yine de evin prototipini yapmanın bir yolunu buldular -- mimarisi oldukça pahalı.그리고, 그들은 집의 견본품을 만드는 방법을 고안했습니다. 건축, 매우 비싼 매체이죠.
Yine de evin prototipini yapmanın bir yolunu buldular -- mimarisi oldukça pahalı.Y, nuevamente, ellos buscaron la manera de hacer un prototipo de una casa. La arquitectura, un medio muy caro.
Yine de evin prototipini yapmanın bir yolunu buldular -- mimarisi oldukça pahalı.И отново, те са успели да измислят как да направят прототип на къща. Архитектура, много скъпо средство.
Yine de evin prototipini yapmanın bir yolunu buldular -- mimarisi oldukça pahalı.И снова, они придумали, как сделать макет этого дома, ведь архитектура - очень дорогой посредник.
Yine de evin prototipini yapmanın bir yolunu buldular -- mimarisi oldukça pahalı.ושוב, הם הצליחו להבין את הדרך ליצירת האבטיפוס של הבית. ארכיטקטורה, היא מדיה מאוד יקר.
Yine de evin prototipini yapmanın bir yolunu buldular -- mimarisi oldukça pahalı.و مجددا استطاعو ايجاد طريقة لعمل نموذج اولي لمنزل ,معماري ,وسط باهظ جدا
Yine de evin prototipini yapmanın bir yolunu buldular -- mimarisi oldukça pahalı.建築ですよ ものすごく高価な素材ですね これがよく噂になっている映画です
Zamanla daha fazla basamak buldular ve basamaklar hiç tekrarlamadı.De blev ved med at tilføje decimaler. men decimalerne gentog sig aldrig.
Zamanla daha fazla basamak buldular ve basamaklar hiç tekrarlamadı.E hanno continuato ad aggiungere cifre decimali che non si ripetono mai.
Zamanla daha fazla basamak buldular ve basamaklar hiç tekrarlamadı.그리고 그들은 계속해서 수를 더해나가기 시작했지만 결국 그것은 전혀 순환하지 않았습니다
Zamanla daha fazla basamak buldular ve basamaklar hiç tekrarlamadı.Wciąż dokładali nowe cyfry, a to wciąż nie miało końca.
Zamanla daha fazla basamak buldular ve basamaklar hiç tekrarlamadı.Ze bleven maar decimalen toevoegen maar deze herhaalde zich nooit.
Zamanla daha fazla basamak buldular ve basamaklar hiç tekrarlamadı.Тож продовжували додавати цифри, і вони не повторювались.
Zamanla daha fazla basamak buldular ve basamaklar hiç tekrarlamadı.והם פשוט הוסיפו ספרות והן לעולם לא חזרו על עצמן.