Ana içeriğe geç
Sözlük

bulduk ile cümle

bulduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Ahogy egyre mélyebbre és mélyebbre ástunk, azt találtuk, hogy ez egy illegális cselekmény.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Als wir nun anfingen, uns gründlicher damit zu beschäftigen, fanden wir heraus, dass die Sache illegal war.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Bây giờ, khi chúng tôi đào sâu hơn vào vấn đề, chúng tôi thấy rằng đây là hành động phạm pháp.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Cuando empezamos a trabajar más a fondo, descubrimos que es un acto ilegal.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.După mai multe investigații, am aflat că acesta e un act ilegal.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Jadi ketika kami mulai menggali lebih dalam, kami menemukan bahwa ini ilegal.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Když jsme začali pátrat hlouběji, objevili jsme, že je to trestný čin.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Keď sme sa týmto problémom začali zaoberať hlbšie, zistili sme, že sa jedná o zločin.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.우리가 좀 더 심도 있게 파고 들었을 때, 이런 일들이 불법이라는 사실을 알았습니다.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.När vi började både arbeta och gräva djupare, fann vi att det är något som är en olaglig handling.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Nu we er diepgaand mee bezig waren en er meer over wisten, ontdekten we dat het een illegale praktijk is.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Quando começámos a pesquisar mais profundamente, descobrimos que é um ato ilegal.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Zaczęliśmy drążyć sprawę i dowiedzieliśmy się, że to, co robili, było nielegalne.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Когато вникнахме в нещата, се видя, че тази дейност е незаконна.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.Коли ми почали працювати над цим глибше, ми виявили, що це була незаконна дія.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.По мере того, как мы всё глубже погружались в эту проблему, мы обнаружили, что это незаконно.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.כשהתחלנו לעבוד לעומק ולרדת לעומקם של הדברים, גילינו שמדובר בעבירה על החוק.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.الآن، عندما بدأنا العمل بصورة أعمق والحفر أعمق، وجدنا أن ذلك ليس عملاً قانونياً.
Daha derine inip daha detaylıca çalışmaya başladığımızda, bunun yasadışı bir eylem olduğunu bulduk.この行為は違法だと判明しました 彼らは もし警察当局に見つかってしまうと
Daha küçük bir refah devleti var. Ve Amerikan eyaletlerini analizimizde neredeyse aynı kontrastı bulduk.Інший несподіваний бік цієї медалі — те, що не лише бідні відчувають вплив нерівності.
Daha şimdi bulduk.Bom, vamos calcular isso.
Daha şimdi bulduk.Cóż, dopiero co ustaliliśmy.
Daha şimdi bulduk.To jsme si právě ukázali.
Daha şimdi bulduk.Ами, тъкмо ги намерихме.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Apoi am găsit Yorktown-ul.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Aztán a Yorktownt.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Dann fanden wir die Yorktown.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Lalu menemukan Yorktown.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Następnie statek "Yorktown".
Daha sonra Yorktown'u bulduk.On a ensuite découvert le Yorktown.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Poi abbiamo trovato la Yorktown.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Potom sme našli loď Yorktown.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Sen hittade vi Yorktown.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Toen de Yorktown.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Μετά βρήκαμε το "Γιόρκτάουν".
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Потом нашли Йорктаун.
Daha sonra Yorktown'u bulduk.Хората винаги питат:
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Als Bob de gesloten doos ontvangt opent hij deze met behulp van de code die alleen zij kennen
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Als Bob die Kiste bekommt, öffnet er sie, indem er den Code verwendet, den sie vorher ausgemacht haben.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Amikor Bob megkapja a dobozt, kinyitja az előzőleg megosztott kód alapján.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Cand Bob primeste cutia, o deschide folosind codul care il stiau dinainte
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Cuando Bob recibe la caja, la abre usando el código que ellos compartieron inicialmente.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Et losque Bob reçoit la boite, il peut l'ouvrir en utilisant le code partagé par avance
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Když Bob zprávu dostane, tak ji otevře pomocí předem dohodnutého kódu.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Keď Bob správu dostane, otvorí ju pomocou kódu, ktorý si vopred povedali.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Khi Bob nhận được chiếc hộp, anh ta mở nó ra bằng mã số mà 2 người họ đã chia sẻ với nhau trước đó.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Kiedy Bob otrzymuje pudełko, otwiera je używając kodu, który wcześniej został uzgodniony.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .밥이 상자를 받은 후, 그는 상자를 엽니다 미리 공유된 코드를 사용해서 말이죠
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Kun Bob vastaanottaa laatikon, hän avaa sen käyttäen yhdistelmää jonka he jakoivat aijemmin.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .När Bob få lådan, han öppnar den med avändning av den kod som de delade i förväg.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Når Bob modtager kassen, åbner han den ved at bruge den kode som de aftalte i forvejen.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Quando Bob recebe a caixa, ele abre-a usando o código que só eles conhecem.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Quando Bob riceve la scatola, la apre con il codice che hanno condiviso in precedenza.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Saat Bob menerima kotak, dia membukanya menggunakan kode yang mereka bagi.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Όταν ο Μπομπ λάβει το κουτί, το ανοίγει χρησιμοποιώντας τον κωδικό που είχαν μοιραστεί στο παρελθόν.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Когато Боб получава кутията, той я отваря с кода, който те предварително са уговорили.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Коли Боб отримує полі Відкриття, через який вони беруть участь його код раніше
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .Это называется дешифровкой.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .כאשר בוב מקבל את הקופסה, הוא פותח אותה באמצעות הצופן עליו החליטו מראש.
Demir kutuyu aldığında, önceden buldukları kod ile açıyor. .عندما يستلم بوب الصندوق يقوم بفتحه عن طريق الكود اللذي تشاركاه مسبقا
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod