Bulduklarımı da topluyorum.Saya hanya mengambil hal-hal yang saya temukan.
Bulduklarımı da topluyorum.Μετά τα μαζεύω.
Bulduklarımı da topluyorum.И собираю их.
Bulduklarımı da topluyorum.После просто ги вдигам.
Bulduklarımı da topluyorum.ואז אני פשוט מרים דברים.
Bulduklarımı da topluyorum.انا ألتقط ما أراه
Bulduklarımı da topluyorum.大抵は路上でお金を見つける練習をしています
Bulduklarımızı kesip yapıştırayım. -A máme hotovou parametrizaci.
Bulduklarımızı kesip yapıştırayım. -Jag kopierar och klistrar in alla våra avdragningar. Och vi är klara med vår parametrisation.
Bulduklarımızı kesip yapıştırayım. -Mnożymy obie strony równania razy to i dostajemy y od s i t równy cosinus t razy ta rzecz.
Bulduklarımızı kesip yapıştırayım. -Skopírujem a vložímto podstatné, čo si musíte odniesť. A sme hotoví s našou parametrizáciou.
Bulduklarımızın problemin içeriğine uyup uymadığını düşünmeliyiz.해가 문제의 맥락에 적합한지 생각해보아야 합니다
Bulduklarımızın problemin içeriğine uyup uymadığını düşünmeliyiz.Їх треба розглядати в рамках задачі, яку розв"язуємо.
Bulduklarımızın problemin içeriğine uyup uymadığını düşünmeliyiz.Трябва да помислим за това, дали в това има смисъл в контекста на действителната задача.
Bulduklarımızın problemin içeriğine uyup uymadığını düşünmeliyiz.مسألة عالمية، علينا ان نفكر فيما اذا كان هذا منطقياً بالنسبة للمسألة الحالية. نحن
Bulduklarımızın problemin içeriğine uyup uymadığını düşünmeliyiz.三角形の長さについて、負の値を持つことはできません。 −6を除くことができます。
Bulduklarımızı özetleyelim.دعوني الخص النتائج التي حصلنا عليها
Bulduklarımız sadece bu doğrusal dağılımlar değil, ama bu doğruların eğimiydi, onların toplandığı이러한 모든 데이터는 직선적으로 분포되었을 뿐만 아니라 그라프의 기울기도 알파값이
Bulduklarımız sadece bu doğrusal dağılımlar değil, ama bu doğruların eğimiydi, onların toplandığıומצאנו שלא רק שההתפלגויות היו על קו ישר, אבל השיפוע של הקווים, התכנסו מסביב
Bulduklarımız sadece bu doğrusal dağılımlar değil, ama bu doğruların eğimiydi, onların toplandığıووجدنا أنه ليس مجرد توزعا على خط مستقيم بل كذلك ميل هذه الخطوط، كلها مجتمعة حول
Bulduklarımız sadece bu doğrusal dağılımlar değil, ama bu doğruların eğimiydi, onların toplandığıこういった直線の分布だけでなく その傾斜(係数)が、α=2.5という 値を中心として集まっているというものです
Buldukları şey, aslında yeterince emek istemiyordu.Zjistili, že příprava vyžaduje příliš málo úsilí.
- Bulduk.Le voilà.
- Bulduk.- Lo encontramos.
- Bulduk.- Tìm thấy rồi.
- Bulduk.- Мы нашли её.
- Bulduk.Открихме го.
Bu leoparı Afrika'daki 2000 yıllık bir... ... Baobab ağacında bulduk.Abbiamo trovato questo leopardo in Africa, in un baobab vecchio di 2000 anni,
Bu leoparı Afrika'daki 2000 yıllık bir... ... Baobab ağacında bulduk.Nous avons trouvé ce léopard dans un baobab âgé de 2000 ans en Afrique,
Bu leoparı Afrika'daki 2000 yıllık bir... ... Baobab ağacında bulduk.We hebben deze luipaard in een 2.000 jaar oude baobab-boom in Afrika gevonden.
Bu leoparı Afrika'daki 2000 yıllık bir... ... Baobab ağacında bulduk.Ми знайшли цього леопарда в Африці на баобабовому дереві, якому понад 2000 тисячі років.
Bulmak istediğimiz uzunluğun ilk kısmını bulduk.이젠 그 증가하는 거리를 계산하죠.
Bulmak istediğimiz uzunluğun ilk kısmını bulduk.Teď určíme tuto dodatečnou vzdálenost, přičteme ji k "x", tím dostaneme tuto délku.
Bulmak istediğimiz uzunluğun ilk kısmını bulduk.Um diese zusätzliche Strecke hier zu berechnen addieren wir das zu x, dann kennen wir diese ganze Strecke.
Bulmak istediğimiz uzunluğun ilk kısmını bulduk.Сега нека изясним това частично разстояние тук...
Bulmak istediğimiz uzunluğun ilk kısmını bulduk.עכשיו, עלינו למצוא את תוספת המרחק הזאת,
-bulunanları ödüllendirmeyi önemli buldukları için destek verdiler.Sino los derechos de privar a otros de hacer eso.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.Aceasta e una dintre cele mai bogate peșteri pe care le-am găsit pe planetă, oriunde.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.Ceci est l'une des cavernes les plus riches, que nous ayons trouvé sur notre planète.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.Dit is een van de rijkste grotten die we hebben gevonden op de planeet, waar dan ook.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.Esta es una de las cavernas más ricas que hemos encontrado en el planeta, en cualquier parte.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.Je to jedna z najbohatších jaskýň, akú sme kdekoľvek na planéte našli.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.이곳은 우리가 지구에서 발견한 가장 생명체가 풍부한 동굴중 하나인데요.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.Questa è una delle caverne più ricche che abbiamo scopero sul pianeta.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.Sie ist eine der ergiebigsten Höhlen, die wir auf dem Planeten gefunden haben.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.Това е една от най-богатите пещери, които сме откривали на планетата, където и да било.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.Это одна из богатейших пещер, которую мы находили где либо ещё на планете.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.זו אחת מהמערות העשירות ביותר שמצאנו על פני כדור הארץ, בכל מקום.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.فهذا أحد أغنى الكهوف بالحياة التي وجدناها على وجه الأرض ، إطلاقاً.
Bu mağara, Dünya üzerinde bulduklarımız arasında en zengin olanı.豊かな洞窟の一つで 生命で溢れていました
Bu morla boyadığım alan, bu alanın yüzde 2,5 olduğunu bulduk. -Tato fialová část, kterou právě vybarvuji, to je právě ta oblast, kterou jsme spočítali jako 2,5 %.
Buna nasıl gücüm yeter? Bu çifti külübe kasabada yaşarken ve soğuktan donarken bulduk.Esta pareja vive, y se congela, en el barrio de chabolas.
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.da sind wir, liebe Brüder, getröstet worden an euch in aller unsrer Trübsal und Not durch euren Glauben;
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.Dlatego pocieszeni jesteśmy, bracia! z was w każdym utrapieniu i potrzebie naszej przez wiarę waszę;
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.이러므로 형제들아 우리가 모든 궁핍과 환난 가운데서 너희 믿음으로 말미암아 너희에게 위로를 받았노라
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.nu hava vi i fråga om eder, käre bröder, genom eder tro fått hugnad i all vår nöd och allt vårt lidande.
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.por isso, irmãos, em toda a nossa necessidade e tribulação, ficamos consolados acerca de vós, pela vossa fé,
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.preto sme sa potešili, bratia, nad vami pri všetkej svojej tiesni a pri všetkom svojom súžení vašou vierou,
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.Protož potěšeni jsme z vás, bratří, ve všelikém soužení a nesnadnosti naší, skrze víru vaši.
Bu nedenle kardeşler, bütün çile ve sıkıntılarımız arasında, imanınızdan ötürü sizinle teselli bulduk.så blev vi da, brødre, trøstet over eder i all vår nød og trengsel, ved eders tro.