Ana içeriğe geç
Sözlük

bulan ile cümle

bulan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Buradan, piksel cinsinden bulanıklaştırma uzaklığını ayarlayın. level to use for the effectΟρίστε εδώ την απόσταση θολώματος σε εικονοστοιχεία. level to use for the effect
Buradan, piksel cinsinden bulanıklaştırma uzaklığını ayarlayın. level to use for the effectЗадаване на широчина на избирането за изрязване. level to use for the effect
Buradan, piksel cinsinden bulanıklaştırma uzaklığını ayarlayın. level to use for the effectТут ви можете вказати інтервал розмивання у пікселях. level to use for the effect
Buradan, piksel cinsinden bulanıklaştırma uzaklığını ayarlayın. level to use for the effectУказать расстояние размывания в пикселах. level to use for the effect
Buradan, piksel cinsinden bulanıklaştırma uzaklığını ayarlayın. level to use for the effectקבעו כאן את רוחב קו ההנחייה בנקודות. level to use for the effect
Buradan, piksel cinsinden bulanıklaştırma uzaklığını ayarlayın. level to use for the effectضبط غشاوة بوصة بكسلات. level to use for the effect
Buradan, piksel cinsinden bulanıklaştırma uzaklığını ayarlayın. level to use for the effectぼかしの距離をピクセル数で指定します。level to use for the effect
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.A kép eléggé elmosódott, bocsánat, nagyon meg voltam fázva, amikor készítettem.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Bức ảnh này nhìn rất mờ, tôi xin lỗi, tôi đang bệnh khi tôi chụp tấm này.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Cette image est vraiment floue, je m'excuse, j'avais un rhume quand je l'ai prise.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Den här bilden är riktigt suddig, ber om ursäkt för det, jag var förkyld när jag tog den.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Deze foto is een beetje onscherp, mijn excuses, ik had een flinke verkoudheid toen ik hem maakte.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Dies Bild ist wirklich unscharf, tut mit leid, ich war schwer erkältet, als ich es gemacht habe.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Disculpen por la foto que está confusa, es que tenía una tremenda gripe cuando la saqué.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Esta imagem é confusa, desculpem, tinha uma péssima gripe quando a tirei.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.이 사진은 뭐가 뭔지 모를 정도로 정신이 없지요.죄송합니다.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Maaf kalau gambar ini buram, saya sedang flu saat mengambilnya.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Poza asta e putin miscata: imi cer scuze, eram cam racit cand am facut-o.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Questa immagine è sfocata, scusate, avevo l'influenza quel giorno.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Ta slika je meglena, se opravičujem, prehlajen sem bil, ko sem slikal.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Tento obrázek je opravdu nejasný, omlouvám se, měl jsem rýmu, když jsem to fotil.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.To zdjęcie jest trochę niewyraźne, przepraszam, ale byłem mocno przeziębiony, kiedy je robiłem.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Η εικόνα είναι λίγο θολή, λυπάμαι, ήμουν κρυωμένος όταν την τράβηξα
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Картинката е наистина неясна, приемете моите извинения, бях сериозно настинал когато я направих.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.Фотография нечёткая, извините, у меня была страшная простуда, когда я её делал.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.התמונה הזו באמת מטושטשת, אני מתנצל, הייתי ממש מצונן כשצילמתי אותה.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.هذه الصورة غامضة بالفعل، أنا أعتذر، كان لدي نزلة برد حادة عندما التقطها.
Bu resim gerçekten bulanık, özür dilerim, bunu çektiğimde kötü bir soğukalgınlığı yaşıyordum.棚の中央にある青い箱が 私がよく取り上げる悪例です。
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.Il fatto che non tutti gli europei siano felici di accogliere
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.사실 이 프로세스는 모든 유럽인들이 환영하지는 않았다는 사실로 다소 퇴색되긴 했지만
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.התהליך הזה הוא טיפה מעורפל על ידי העובדה שלא כל האירופאים מסבירי פנים --
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.صحيح ان هذا المفهوم يمكن ان " يبهم " بسبب ان ليس كل الاوروبين مستعدين للترحيب بتركيا
Bu süreç bugün, bütün Avrupalıların bunu aynı derecede iyi karşılamaması nedeniyle bulanıktır.歓迎しているわけではないということもあり、まだあやふやなままです。 それは、他の問題です。
Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.Ma se ti piace quella persona, dovresti poter stare con quella persona.
Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.そういう話には腹が立つ
Büyük ihtimalle bu kanıtı ilk bulan insan bu açılarla uğraşıyordu.E probabilmente, la persona che per prima ha trovato questa dimostrazione stava semplicemente giocando.
Büyük ihtimalle bu kanıtı ilk bulan insan bu açılarla uğraşıyordu.E, provavelmente, a primeira pessoa que descobriu esta prova estava apenas brincando.
Büyük ihtimalle bu kanıtı ilk bulan insan bu açılarla uğraşıyordu.Вероятно, този, който е намерил това доказатезлство просто е налучквал.
Cebir kelimesi, aslında yukarıda sadece bir sayfası bulanan bir kitaptan geliyorInnen, innen, ebben a könyvben, vagyis igazából ezen az oldalon van itt.
Cebir kelimesi, aslında yukarıda sadece bir sayfası bulanan bir kitaptan geliyor더 정확히는 여기있는 이 페이지에서 비롯했다고 볼 수 있습니다
Cebir kelimesi, aslında yukarıda sadece bir sayfası bulanan bir kitaptan geliyorProviene, proviene, da questo libro in realtà questa è una pagina del libro proprio qui a fianco.
Cebir kelimesi, aslında yukarıda sadece bir sayfası bulanan bir kitaptan geliyorVem... deste livro. na verdade temos uma página do livro.A tradução do título do livro é
Cebir kelimesi, aslında yukarıda sadece bir sayfası bulanan bir kitaptan geliyorПоходить з цієї книги або насправді це сторінка книги прямо там.
Cebir kelimesi, aslında yukarıda sadece bir sayfası bulanan bir kitaptan geliyorТова е страница от книгата. Преведено, заглавието на книгата е
Cebir kelimesi, aslında yukarıda sadece bir sayfası bulanan bir kitaptan geliyorבמיוחד בהקשר של הרעיונות שהאלגברה עכשיו מייצגת באים מ.... באים מ.... הספר הזה
Cebir kelimesi, aslında yukarıda sadece bir sayfası bulanan bir kitaptan geliyorمشتقة من هذا الكتاب أو بالأدق هذه الصفحة من الكتاب المعروضة فى الجانب الأعلى من الصفحة
Cebir kelimesi, aslında yukarıda sadece bir sayfası bulanan bir kitaptan geliyorまたは、これは、この本のページです。 この本の英語訳されたものは
Çember Bulanık (03)Cerchio sfumato (03)
Çember Bulanık (03)Cercle flou (03)
Çember Bulanık (03)Circle Fuzzy (03)
Çember Bulanık (03)Circle Fuzzy (03) (丸 ファジー)
Çember Bulanık (03)Círculo difuso (03)
Çember Bulanık (03)Círculo Difuso (03)
Çember Bulanık (03)Cirkel upræcis (03)
Çember Bulanık (03)Kolo rozmyte (03)
Çember Bulanık (03)Kör, kavargó (03)
Çember Bulanık (03)Kreis (03) unscharf
Çember Bulanık (03)Kruh rozmazaný (03)
Çember Bulanık (03)Kruh rozostřený (03)
Çember Bulanık (03)Oskarp cirkel (03)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod