Ana içeriğe geç
Sözlük

bulan ile cümle

bulan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.Itu sangat mengerikan.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.글쎄요 그것은 가증스럽습니다, 그건 정말 그래요
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.Nagyon szörnyűek, valóban azok.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.Nåväl de är avskyvärda, det är de verkligen.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.No ty jsou hanebné, opravdu jsou.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.Nun, die sind wirklich abscheulich.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.Są naprawdę okropne.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.Sono atroci, lo sono veramente.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.Είναι πραγματικά αποτρόπαια.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.Ами, те са противни, наистина.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.На самом деле они просто отвратительные.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.Ну, що вони огидні, то є правда.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.הם אכזריים. באמת.
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.إنها بشعة . هي كذلك فعلاً ..
BUnlar gerçekten mide bulandırıcı, gerçekten öyleler.レボゼチンという薬があります
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Acestea sunt toate lucrurile care au ajuns sa nu faca parte din masinaria finala.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Das hier sind alles Dinge, die es nicht in den finalen Aufbau geschafft haben.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Disse er alle de ting som i sidste ende ikke blev en del af den færdige maskine.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Dit zijn alle dingen die uiteindelijk niet de definitieve machine hebben gehaald.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Đó là tất cả những thứ mà khi nó kết thúc cũng không làm cho nó vào bộ máy cuối cùng
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Ezek mindazok a cuccok, melyek végül nem kerültek be a gépbe.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Ini adalah hal-hal yang akhirnya tidak digunakan dalam mesin ini.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Isto tudo são coisas que acabaram por não entrar na máquina final.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.지금 보시는 이 것들은 결국 최종적으로 선택되지 않은 것들입니다.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Oto rzeczy które w ostateczności nie znalazły się w finalnej maszynie.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Questi sono oggetti che non sono rientrati nella versione finale della macchina
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Todas estas son cosas que no terminaron siendo parte de la máquina final.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Voici toutes les choses qui n'ont finalement pas fait partie de la machine finale.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Všechny tyto věci se nakonec nedostaly do finálního přístroje.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Όλα αυτά είναι εκείνα που κατέληξαν να μην είναι μέρος της τελικής μηχανής.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Всички тези неща завършиха с това, че не стигнаха до крайната машина.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Многие идеи так и не вошли в конечный вариант машины.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Це - речі, що не ввійшли до кінцевого вигляду машини.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.אלו כל הדברים שלבסוף לא נכנסו למכונה הסופית.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.هذه كلها أشياء إنتهى بها المطاف خارج الآلة النهائية
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.ボツになったアイデアです また 毎回確実に動くような信頼性が高いものを
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Aber nichts funktionierte bis ich dies fand.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Chẳng ăn thua gì cho tới khi tìm thấy cái này.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.어떤것도 이것만큼 효과가 없었습니다.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Nada funcionó hasta que encontré esto.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Nada funcionou até que encontrei isto.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.N-a funcţionat nimic până ce n-am găsit asta.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Niets werkte, tot ik dit vond.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Non funzionava niente, fino a che ho scoperto questo.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Rien n'a fonctionné jusqu'à ce que je trouve cela.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Semmi nem működött, mígnem megtaláltam ezt.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.W końcu coś znalazłem.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.Нищо не подейства, докато открих това.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.כלום לא עזר עד שמצאתי את זה
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.لا جدوى .. حتى وجدت هذا.
Bunu bulana kadar hiçbir şey işe yaramadı.これは常用漢字の一覧表です
Bunun üzerine, bu hastalıga kısmi bir tedavi bulan parlak bir mucit, bir bilim adamı cıkmış ortaya.Då dök det upp en begåvad uppfinnare, en vetenskapsman, som kom på ett sätt att delvis bota sjukdomen.
Bunun üzerine, bu hastalıga kısmi bir tedavi bulan parlak bir mucit, bir bilim adamı cıkmış ortaya.Et puis vint un inventeur brillant, un scientifique, qui trouva un remède partiel à cette maladie.
Bunun üzerine, bu hastalıga kısmi bir tedavi bulan parlak bir mucit, bir bilim adamı cıkmış ortaya.Foi então que apareceu um inventor brilhante, um cientista, que criou uma cura parcial para aquela doença.
Bunun üzerine, bu hastalıga kısmi bir tedavi bulan parlak bir mucit, bir bilim adamı cıkmış ortaya.그러다가 한 똑똑한 발명가이기도 했던 과학자가 그 병을 치료하는 법을 알아냈습니다.
Bunun üzerine, bu hastalıga kısmi bir tedavi bulan parlak bir mucit, bir bilim adamı cıkmış ortaya.Poi arrivò un brillante inventore, uno scienziato, che inventò una cura parziale per quella malattia.
Bunun üzerine, bu hastalıga kısmi bir tedavi bulan parlak bir mucit, bir bilim adamı cıkmış ortaya.Pojawił się genialny naukowiec który wynalazł metodę częściowego leczenia.
Bunun üzerine, bu hastalıga kısmi bir tedavi bulan parlak bir mucit, bir bilim adamı cıkmış ortaya.Şi a venit un inventator genial, un om de ştiinţă, care a găsit un remediu parţial pentru această boală.
Bunun üzerine, bu hastalıga kısmi bir tedavi bulan parlak bir mucit, bir bilim adamı cıkmış ortaya.Toen kwam een ​​briljante uitvinder, een wetenschapper, met een gedeeltelijke remedie voor deze ziekte.
Bunun üzerine, bu hastalıga kısmi bir tedavi bulan parlak bir mucit, bir bilim adamı cıkmış ortaya.Κι εμφανίστηκε ένας εξαιρετικός εφευρέτης, ένας επιστήμονας, που εφηύρε μια μερική θεραπεία γι' αυτήν.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod