Ah, midemi bulandırıyor.Jag mår illa!
Ah, midemi bulandırıyor.Jeg får kvalme!
Ah, midemi bulandırıyor.Niedobrze mi się robi.
Ah, midemi bulandırıyor.Tengo ganas de vomitar.
Ah, midemi bulandırıyor.Γυρίζει το στομάχι μου!
Ah, midemi bulandırıyor.Меня тошнит от этого.
Akıllı BulanıklaştırmaBorrão Inteligente
Akıllı BulanıklaştırmaChe mờ thông minh
Akıllı BulanıklaştırmaDesenfoque inteligente
Akıllı BulanıklaştırmaFiksu sumennus
Akıllı BulanıklaştırmaFlou futé
Akıllı BulanıklaştırmaInteligentné rozostrenie
Akıllı BulanıklaştırmaInteligentní rozmazání
Akıllı BulanıklaştırmaIntelligente vervaging
Akıllı BulanıklaştırmaSfocatura intelligente
Akıllı BulanıklaştırmaSmart oskärpa
Akıllı BulanıklaştırmaSmart sløring
Akıllı BulanıklaştırmaSprytne rozmycie
Akıllı BulanıklaştırmaΈξυπνο θόλωμα
Akıllı BulanıklaştırmaКмітливе розмивання
Akıllı BulanıklaştırmaУмное размывание
Akıllı Bulanıklaştırmaטשטוש חכם
Akıllı Bulanıklaştırmaذكي تمويه
Akıllı Bulanıklaştırmaスマートぼかし
Ama eğer beraber olduğun kişiyi çok seviyorsan, onunla olmalısın. Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.Hmmm, ale jeśli naprawdę ta osoba ci się podoba, powinieneś być z tą osobą.
Ama eğer beraber olduğun kişiyi çok seviyorsan, onunla olmalısın. Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.Mais si tu aimes quelqu'un, tu devrais être avec cette personne.
Ama eğer beraber olduğun kişiyi çok seviyorsan, onunla olmalısın. Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.Ummm, pero si de verdad te gusta esa persona, deberías estar con esa persona
Ama eğer beraber olduğun kişiyi çok seviyorsan, onunla olmalısın. Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.Ừm, nhưng nếu bạn thật sự thích một người, bạn nên ở bên người đó.
Ama hepsi bir araya bulanmaya baţladý ve herţey boktan bir hale geldi.Ale ony se začaly postupně smíchávat a později se všechno zdálo na hovno.
Ama hepsi bir araya bulanmaya baţladý ve herţey boktan bir hale geldi.Mais elles commençaient à se mélanger et tout le reste devenait merdique.
Ama hepsi bir araya bulanmaya baţladý ve herţey boktan bir hale geldi.[Người biểu tình]
Ama hepsi bir araya bulanmaya baţladý ve herţey boktan bir hale geldi..لكنهما صارا أقرب فأقرب وصار كل شيء حقيرا
Ama hepsi bir araya bulanmaya baţladý ve herţey boktan bir hale geldi.スワーツは最も厳しい選択に迫られた:
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.A kik azonban a zsidók közül nem hivének, felindíták és megharagíták a pogányoknak lelkét az atyafiak ellen.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ale kteříž z Židů nepovolní byli, ti zbouřili a zdráždili mysli pohanů proti bratřím.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ale Židia, ktorí neposlúchali, vzbúrili a rozdráždili duše pohanov proti bratom.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Dar Iudeii cari n'au crezut, au întărîtat şi au răzvrătit sufletele Neamurilor împotriva fraţilor.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Die ungläubigen Juden aber erweckten und entrüsteten die Seelen der Heiden wider die Brüder.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.그러나 순종치 아니하는 유대인들이 이방인들의 마음을 선동하여 형제들에게 악감을 품게 하거늘
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Lecz Żydowie, którzy nie uwierzyli, podburzyli i zajątrzyli serca pogan przeciwko braciom.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ma i Giudei rimasti increduli eccitarono e inasprirono gli animi dei pagani contro i fratelli
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Mais ceux des Juifs qui ne crurent point excitèrent et aigrirent les esprits des païens contre les frères.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Mas os judeus incrédulos excitaram e irritaram os ânimos dos gentios contra os irmãos.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Men de jøder som ikke vilde tro, opegget hedningenes sinn og satte ondt i dem mot brødrene.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Men de Jøder, som vare genstridige, ophidsede Hedningernes Sind og satte ondt i dem imod Brødrene.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.men de judar som voro ohörsamma retade upp hedningarna och väckte deras förbittring mot bröderna.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Mutta ne juutalaiset, jotka eivät uskoneet, yllyttivät ja kiihdyttivät pakanain mieltä veljiä vastaan.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Pero los judíos que no creyeron incitaron y malearon el ánimo de los gentiles en contra de los hermanos
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Song những người Giu-đa chưa chịu tin thì xui giục và khêu chọc lòng người ngoại nghịch cùng anh em.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Song những người Giu-đa chưa chịu tin thì xui_giục và khêu chọc lòng người ngoại nghịch cùng anh_em .
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Tisti Judje pa, ki niso verovali, naščujejo in nahujskajo duše poganov zoper brate.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Οσοι δε Ιουδαιοι δεν επειθοντο παρωξυναν και διεστρεψαν τας ψυχας των εθνικων κατα των αδελφων.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.А неверующие Иудеи возбудили и раздражили против братьев сердца язычников.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.А непокорните на Божието учение юдеи подбудиха и раздразниха духовете на езичниците против братята.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Невірні ж Жиди підіймали й озлобляди душі поган на братів.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.אך היהודים אשר לא האמינו עוררו והכעיסו את נפשות הגוים על האחים׃
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.ولكن اليهود غير المؤمنين غرّوا وافسدوا نفوس الامم على الاخوة.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.但 那 不 順 從 的 猶 太 人 、 聳 動 外 邦 人 、 叫 他 們 心 裡 惱 恨 弟 兄
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.但 那 不 順從 的 猶太人 、 聳動 外邦人 、 叫 他 們心裡惱 恨 弟兄
Ama sayının değerini bulana kadar, o sayıyı temsil etmek için bir simgeye gereksinimimiz olur.Aber bis man es weiß, braucht man irgendein Symbol um diese Zahl, was auch immer sie ist, darzustellen.