Ana içeriğe geç
Sözlük

bulan ile cümle

bulan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hastada bulantı ve iştahsızlık meydana gelir.尋召見,憫其病,封忠勤伯。
Java'nın kullanıma sunulmasından beri en geniş kullanım alanı bulan Java SDK'dır.自从Java推出以来,JDK已经成为使用最广泛的Java SDK。
Bulan, bulunan, bulucu demektir.달의 앞면에 있으며, 선넥타리안대에 만들어진 분지이다.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.링크의 진행 과정을 제외하고 9개의 지하 던전의 입구를 찾아내기 위해서는 적과 싸워야 한다.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.기존 건물을 포함하여 약1100개의 방과 100여개의 계단 그리고 4.8km의 복도가 있다.
Ancak bu sayıyı abartılı bulanlar da vardır.이 가운데 부동멸무위는 부동무위(不動無爲)라고도 한다.
Bu sistemin 3500 yılı bulan bir tarihi vardır.3500년이 넘는 유구한 역사를 가지고 있다.
Kendimi unutuyorum ve zihnim bulanıyor.이제 부귀하니 나를 잊었구나.
Onların yakılmaları caiz bulan fetva vermiştir.날이 가고 달이 가더니 훌쩍 초하루에 이르렀다.
Bulanık'la arasından Murat Nehri geçer.모라바 사이로 모라바 강이 흐른다.
En sonunda Naruto'yu bulan Iruka olur.그리고 나루토처럼 구미를 제어할 수 있게 된다.
Kâşif, var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran, keşfeden kimsedir.스승 없이 홀로 연기(緣起)의 이치를 주시하여 깨달음을 성취함.
Oyuncu hasar aldığında ekran kana bulanır.판매자가 폭리를 취하는 경우 손해를 본다.
1749 - Edward Jenner, İngiliz hekim (çiçek aşısını bulan) (ö.1749년 - 영국의 의사 에드워드 제너.
Erentepe, Muş ilinin Bulanık ilçesine bağlı bir beldedir.오히려 굳은 충정에 크게 감명한 송태조는 그녀를 후궁으로 삼았다.
Biraz bulanık olan görüntünün oluşması için 8 saat beklemek gerekiyordu.연탄을 대기중에 노출하여 연소시킬 경우 완전히 연소되는 시간은 약 8시간 정도이다.
Yüzeydeki sediment bulanıklıkları daha ciddi sorunlara yolaçar.תימרות שעל פני השטח גורמים בעיות חמורות יותר.
Biraz bulanık olan görüntünün oluşması için 8 saat beklemek gerekiyordu.הוא נזקק לחשיפה של שמונה שעות להשגת התמונה.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.תרופות נגד בחילות עשויות להיות מועילות לטיפול נגד הקאות אצל ילדים.
Kitap, dağlarda mistik bir taş bulan genç çiftçi çocuğu Eragon'un hikâyesini anlatır.הספר מספר את סיפורו של אראגון, נער חווה המוצא אבן מסתורית בהרים.
Eğer Christina'yı canlı bulan bir insan olsaydı, 100.000 dolar ile ödüllendirilecekti.ברנד האמין שאם יחזור מאיסטנבול עם הבטחה בלבד, יינצלו לפחות 100 אלף יהודים.
1828'de vuku bulan ikinci vakada, kıdemli madencilerin birçoğu ölürken Brunel da ölümden kıl payı kurtuldu.ההצפה השנייה, שהתרחשה בשנת 1828, גרמה למותם של שני הכורים הבכירים ביותר, וברונל עצמו ניצל ממוות אך בקושי.
Kana bulanmış bir geçmiş.אתם תופעה חולפת.
Mide bulantısı veya kusma olabilir.אולי מסומם, אולי סתם תמהוני.
Genel semptomlar, mide bulantısı, kusma, baş ağrısı ve huzursuzluktur.עייפות, סחרחורות, כאבי ראש ועילפון.
Daha sonra Maria ve Mike'ı bulan Zayn, onlara zaten iki kez özür dilediğini söyledi.По-късно Зейн намира Мария и Майк и казва, че се е извинил два пъти.
Ancak bu sayıyı abartılı bulanlar da vardır.Освен тях има и бързо растяща общност от протестанти.
Bazı kişiler hemianopsi olarak bilinen görme alanında kısmi kayıp yaşar, bazıları da bulanık görür.Някои хора загубват част от полето си на зрение, познато като хемианопсия, докато други изпитват замъгляване.
Sumatriptan gibi triptanlar, kişilerin neredeyse %75'inde hem ağrı hem de bulantı için etkilidir.Триптани като суматриптан са ефективни при болка и гадене при до 75% от хората.
Kişilerin %90'ında bulantı ve üçte birinde kusma meydana gelir.Гаденето се проявява при почти 90% от хората, а повръщане се появява при около една трета.
Bulandıran, puslandıran anlamına gelir.Примери са разбирам, поливам.
Toprakta ve suda bulanabilirler.Те може да се практикуват както на земя, така и във вода.
Bulanık görme nadirdir.Рядко се наблюдава сърбеж.
Tom Petty (belki bir şaka sırasında) "New Wave"'i bulan kişi olarak belirtilir.Томас Майкъл Диш е смятан за основател на "новата вълна" във Великобритания.
Ayrıca tabanı daha alçakta bulanan kümülonimbuslar yıldırım açısında daha tehlikelidir.Също така токът, който ще протече през спрайтовете при възникването на мълния, ще е по-голям.
Genel semptomlar, mide bulantısı, kusma, baş ağrısı ve huzursuzluktur.Обща отпадналост, главоболие и безсъние.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.Дворецът съдържа 1100 стаи, 100 стълбища и 5 км коридори.
Sumatriptan gibi triptanlar, kişilerin neredeyse %75'inde hem ağrı hem de bulantı için etkilidir.Triptani poput sumatriptana učinkovito djeluju na bol i mučninu u do 75% bolesnika.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.U palači se nalazi preko 1,100 soba, 100 stubišta i 4,8 km hodnika na četiri kata.
Bulantı, çeviren: Selahattin Hilav, Can Yayınları.(Daleko), Ela'yih (Prema tebi), Le'hitkarev (Bliže) i Milim (Riječi).
Muayeneden sonra, yakın çekim görüşü birkaç saat bulanık kalabilir.Nakon pregleda vid može ostati zamućen nekoliko dana.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Antiemetici mogu biti korisni u liječenju povraćanja kod djece.
Saklanan kutunun ilk bulan kişisi en değerli hediyeye sahip olan kişidir.Jedan od glavnih likova u prvoj epizodi vlasnik je restorana.
Bazı kişiler hemianopsi olarak bilinen görme alanında kısmi kayıp yaşar, bazıları da bulanık görür.Neki bolesnici izgube vid u dijelu vidnog polja, što se naziva hemianopsija, dok se dugima vid zamućuje.
Styles One Direction adını bulan kişi oldu.Styles prišiel s názvom One Direction.
Eshab-ı Kehf, birçok farklı inanç ve kültürde kendine yer bulan bir anlatıdır.Krkavec (čierny) má svoje miesto vo viacerých legendách a kultúre.
Bulan kişi Vuk Karadžić'dir.Písmeno bolo zavedené Vukom Karadžičom.
Fransa'da ayrıca uzunluğu toplamda 893.300 kilometreyi bulan bir karayolu ağı da bulunmaktadır.Vo Francúzsku sa nachádza približne 893 300 kilometrov funkčných vozoviek.
Bu Altın Bilet'i bulan herhangi bir çocuk yarışmaya dahil olacaktır.Do súťaže sa môže zapojiť každá škola z niektorej z krajín v ktorých sa Náboj koná.
Savaş zamanında üç binleri bulan personel sayısı binlere kadar düşmüştü.Za 24 hodín boli u väčšiny vojenských útvarov prezentované tri štvrtiny povolaných záložníkov.
Bu kulüp bugünkü Bulancaksporun temelini oluşturur.Tá tvorí základ pôdorysu dnešného zámku dodnes.
Görme muhtemelen günün geri kalanında bulanık kalacaktır.Vidni so ostanki mesta ob zahajajočem dnevu.
Kontlukta bulanan diğer magmatik kayaçlar, Hadrian Duvarı'nın üzerinde bulunduğu "Whin Sill" tepeleridir.Drugo področje magmatskih kamnin leži pod Whin Sill (po katerem reče Hadrijanov zid).
Çapı beş kilometreyi bulan büyük cisimler, Dünya'yla ortalamada her on milyon yılda bir kez çarpışır.Trki z asteroidi velikimi 5 km se zgodijo vsakih 10 milijonov let.
Kısa sürede şuur bulanıklığı ve koma ile ölüm meydana gelir.Brez hitrega zdravljenja hitro nastopi koma in smrt.
Bir sürü belirgi, adını onu ilk bulan doktordan almıştır (bunlara eponim belirgiler denir).Zato nekateri znanstveniki imenujejo organizem na začetni stopnji razvoja kot predzarodek (preembrij).
Devam filmleri de gerçeklik ve rüya arasındaki farkları bulanıklaştırmaya devam etmiştir.Junaki nenehno brez težav prestopajo mejo med resničnim in domišljijskim.
Savaş zamanında savaş gemisi ile ticari gemi arasındaki fark sıklıkla bulanıktır.Karo metu skirtumai tarp karo ir prekybinių laivų dažnai beveik išnykdavo.
Styles One Direction adını bulan kişi oldu.Harry Stylesas sugalvojo pavadinimą One Direction.
Mide bulantısı da yapabilir.Taip pat gali varginti skausmingas šlapinimasis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod