Bulanık sularda balık tutmaya mı çalışıyorsun?Are you trying to fish in troubled waters?
Uzak şeyler bulanık görünür.Distant things look blurred.
O biraz bulanık.That's a little out of focus.
Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.Possible side effects include blurred vision and shortness of breath.
Bu, haber ve reklam arasındaki çizgiyi bulanıklaştırır.This blurs the line between news and advertising.
Bu fotoğraf çok bulanık. Yüzünü ayırt edemiyorum.This photo is too blurry. I can't make out your face.
Her şey bulanık görünüyor. Yeni bir gözlüğe ihtiyacım olduğunu düşünüyorum.Everything looks blurry. I think I need a new pair of glasses.
Bu pirinç ocağı bulanık mantık kullanır.This rice cooker uses fuzzy logic.
Tom bulanık suya baktı.Tom looked into the murky water.
Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.The water was so murky that the police divers had to search for the body by feel.
Su soğuk ve bulanıktı.The water was cold and dark.
Bu tasarım için bulanık renkler kullanmak iyi bir fikir değil.Using muddy colors for this design is not a good idea.
Su bulanıktı.The water was murky.
Bu resim bulanık.This picture is blurry.
Sami'nin öfkesi onun yargısını bulanıklaştırdı.Sami's rage clouded his judgment.
Robert'ın görüşü gittikçe bulanıklaşıyordu.Robert's vision was getting blurry.
Bir görüntü engellendiğinde, Aile Güvenliği onu bulanıklaştırır.When an image is blocked, Family Safety blurs it out.
İkisi de "çok rahatsız edici şekilde bulanıklaşmaya başladı" ve kitap fikrini oluşturdu.The two "began to blur in this very unsettling way" and the idea for the book was formed.
Görme muhtemelen günün geri kalanında bulanık kalacaktır.Vision will most likely remain blurry for the rest of the day.
Schapiro’nun çalışmaları güzel sanat ve zanaat arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdı.Schapiro's artwork blurs the line between fine art and craft.
Muayeneden sonra, yakın çekim görüşü birkaç saat bulanık kalabilir.After the examination, close-up vision may remain blurred for several hours.
Filtresiz olduğu için bulanık bir görünüme sahiptir.I think she lacks a filter.
Astigmatizması olan kişilerin uzak ya da yakın mesafe görüşü bulanık ya da gölgeli olur.The dark dots disappear if one is too close to or too far from the image.
Bulanık ve Patnos'a da yakındır.The Distant and the Close (Далекие, близкие).
Savaş zamanında savaş gemisi ile ticari gemi arasındaki fark sıklıkla bulanıktır.In wartime, the distinction between warships and merchant ships is often blurred.
Fotoğrafta hiç renk bulunmamasına karşın, optik aberasyon görseli bulanıklaştırır.Although there are no colors in the photograph, chromatic aberration will blur the image.
Bulanık mantık klasik küme gösteriminin genişletilmesidir.Thus CoL is a conservative extension of classical logic.
Dansçıların duygulu yüklemleri bulanık ve neşenin ikisini de kapsar.Emotional attributes of the dances include both somberness and joy.
Bulanıklara ve Melezlere dikkat etmelidir.Neferneferure and Neferneferuaten Tasherit.
Çünkü yaşadığı ortam genellikle bulanıktır ve görüş alanları bu sebeple gelişmemiştir.Because their aquatic environment is often turbid, their vision is not as well developed.
Belirtileri bulanık görme ve her iki gözde de aynı olmayan koyu veya bozuk görüntülerdir.Its symptoms are blurred vision and darkened or distorted images that are not the same in both eyes.
Bazı yazarlar katı bilim kurgu ve sosyal bilim kurgu arasındaki sınırı bulanıklaştırmışlardır.Together, they want to break down boundaries between science and the arts.
Eğer gerçekten uzaklaşırsam bulanıklaşıyorum.And if I get really far away I'm blurry.
Görüşünün titremesinden ve bulanıklaşmasından başka, herhangi bir semptom var mı ?Aside from your eyesight shaking and becoming blurred, do you have any other symptoms?
Genellikle çok bulanık olan sulara girmeyi tercih etmezler çünkü.They don't usually like to go into water that is very cloudy anyway.
Onları beyaz, bulanık, elipse benzer şeyler olarak görüyorsunuz.They're the white, fuzzy, elliptical things here.
Aslında enerji midir yoksa kütle midir, konu buralarda giderek bulanıklaşıyor.But it starts to get fuzzy whether they are energy or mass.
Ve sonra, diğer eksen girince, hacim içinde bulanıklaşıyor.And then, as the other axis kicks in, those actually blur into a volume.
Çünkü virüsler, canlılık ve cansızlık arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyorlar .Because they really blur the boundary between what is an inanimate object and what is life?
Hala bir bulanıklık varsa bu durumla ilgili, artı eksi koymak bir sorun yaratmayacaktır. .If you're not sure, I guess it doesn't hurt to put the plus or minus there. Next one.
Yıldızlar, bulanıklaşıp-döküldüğü zaman,The stars turn dim and scatter,
GörüntüEklentisi_ BulanıklaştırCommentImagePlugin_BlurFX
digiKam için bulanıklaştırma özel efektleri eklentisiNameBlur special effects plugin for digiKam
digiKam için özel bulanıklaştırma eklentisiNameBlur special effects plugin for digiKam
digiKam için görüntü bulanıklaştırma filtresi eklentisiNameUnsharp mask image filter plugin for digiKam
Gaussian Bulanıklığı:Gaussian:
Geçerli Bulanık Taslak AramasıFuzzy Sketch Search
Bulanık Resim AramasıFuzzy Image Search
Bulanık AramalarFuzzy Searches
Yaklaşma BulanıklaştırmasıZoom Blur
Dairesel BulanıklaştırmaRadial Blur
Uzak BulanıklaştırmasıFar Blur
Hareket BulanıklaştırmasıMotion Blur
Yumuşatıcı BulanıklaştırmaSoftener Blur
Sallama BulanıklaştırmasıShake Blur
Odak BulanıklaştırmasıFocus Blur
Akıllı BulanıklaştırmaSmart Blur
Buradan, piksel cinsinden bulanıklaştırma uzaklığını ayarlayın. level to use for the effectSet here the blur distance in pixels.
Bulanıklaştırma EfektleriBlur Effects
Bulanıklaştırma Efektleri... solid border typeBlur Effects...